Keratokonus Belirtileri ve Tedavisi

Keratokonus hastalığı, kornea tabakasının deforme olması, incelmesi ve görüntü kalitesinin bozulması ile kendini gösteren bir hastalıktır. Gözümüzün dış dünyaya açılan saydam kısmı kornea tabakasıdır. Bu tabaka çok kaliteli kristal bir mercek gibidir. Dışarıdan gelen ışıkları retina tabakasına odaklayarak etrafımızı net görmemizi sağlar. 

Keratokonus hastalığı genellikle 10 ile 20 yaş arasında ortaya çıkmaya başlar. Başlangıçta hafif bulanık veya gölgeli görme şikayetleri olur. Genellikle tek gözde başlar. Bu nedenle bazen fark edilmez. Bazen de gençler gözlük kullanmak istemedikleri için gözlerindeki bulanıklığı ebeveynlerine iletmezler. Erken dönemde göz muayenesinde sadece miyop astigmat bulunur ve çoğu zaman bu safhada göz doktorları da hastalığı fark etmezler. Hastaya miyop astigmat gözlük verilir. Ancak, erken safhada bile keratokonuslu kişilerde gözlükler çoğu zaman yeterince net bir görüntü vermez. Hastalar verilen gözlüklerden çoğunlukla memnun kalmaz. Bu hastalarda göz numaraları, özellikle astigmat hızla artar.

<iframe width="560" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/lmApNIMICbo" title="YouTube video player" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>

Keratokonus Hastalığı Nedir? Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Hastalığın teşhisi kornea haritası ölçümü ile konur. Bu ölçümde kornea tabakasının her noktasının kalınlığı ve şekli harita şeklinde görüntülenir. Keratokonus hastalığında kornea tabakasının merkezinde incelme ve öne doğru bombeleşme vardır.

Keratokonus hastalarının büyük çoğunluğunda göz allerjisi de vardır. Gözü çok kaşımak ve sert şekilde ovalamak hastalığın ilerlemesini hızlandırır.

Keratokonus hastalığı tedavi edilmezse çoğu hastada ilerler. Bu nedenle tedavide öncelikle hastalığı durdurmak gerekir. Keratokonusla ilgili tedavilerden hastalığı durduran tek tedavi Cross-Link yani Korneal Çapraz Bağlama tedavisidir. Bu tedavide göze kısa bir süre ilaç damlatıldıktan sonra özel bir cihazla ultraviyole ışın uygulanır. Tedavi sonrası korneayı oluşturan moleküller sıkılaşır ve sağlamlaşır. Böylece hastalığın ilerlemesi durdurulur.

Ancak keratokonus hastalığı erken seviyede fark edilmezse giderek ilerleyebilir. İlerledikçe kornea daha fazla deforme olur ve incelir. Görme kalitesi de buna paralel olarak bozulur. Erken safhalarda sadece kroslink tedavisi yeterli olabilirken hastalık ilerledikçe farklı tedaviler gündeme gelir. Hastalık nedeniyle kornea çok deforme olmuşsa sadece kroslink tedavisi yeterli olmaz. Bu durumda kroslink tedavisine ilaveten lazerle kornea yüzeyindeki şekil bozukluklarını düzeltmek görme kalitesini artırabilir.

Keratokonus hastalığında diğer bir tedavi de halka uygulamasıdır. Kornea tabakasının içine özel bir lazer yardımı ile küçük plastik halkalar kalıcı olarak yerleştirilir. Bu halkalar kornea tabakasını gerginleştirerek şekil bozukluklarının düzelmesini sağlar. Böylece keratokonusta bozulmuş olan görme kalitesi düzeltilebilir.

Görme kalitesini artırmanın diğer bir yöntemi de kontakt lenslerdir. Çok erken safhadaki hastalıkta yumuşak lensler faydalı olabilir. Ancak ilerlemiş gözlerde yarı sert veya skleral lens denilen özel keratokonus lensleri ile çok kaliteli görme sağlanabilir. Ancak lensler kalıcı olarak kullanılmaz. Sabah takıp akşam çıkarılmalı ve günlük bakımı yapılmalıdır.

Çok ilerlemiş karatokonuslarda bu saydığımız tedavilerin hiçbiri fayda etmeyebilir veya uygun olmayabilir. Bu durumda kornea nakli yapmak gerekir. Kornea naklinde hastalıklı kornea tabakasından 7-8 mm çapında bir alan çıkarılır ve bağışlanmış sağlıklı kornea parçası bunun yerine dikilir. Kornea naklinden sonra uzun süre takip ve tedavi gerekir.

Keratokonustanısı konulan bir hastada öncelikle hastalığın hangi aşamada olduğu değerlendirilmelidir. Bunun için ayrıntılı göz muayenesi yapılır ve kornea haritası başta olmak üzere gerekli incelemeler yapılır. Hastanın kornea kalınlığı ve kornea haritasındaki şekil bozukluğu, yaşı ve hastalığın ilerleme durumu göz önüne alınarak hangi tedavinin veya tedavilerin uygun olduğuna karar verilir.

Keratokonus Hastalığının Aşamaları

Keratokonus Hastalığı genellikle 10 ila 20 yaş arasında başlar. Erken dönemlerde hafif bulanık görme yapabilir. Ancak bazen uzun süre görmede bulanıklık yapmadan da devam edebilir. Bu yüzden uzun süre fark edilmeden kalabilir. Bulanıklık yapmaya başladığı zaman göz kontrolüne gidildiğinde hastalık erken seviyelerde ise göz muayenesinde keratokonustan şüphelenilmeyebilir. Bu safhada rutin göz muayenesinde küçük bir astigmat göründüğü için göz doktoru keratokonustan şüphelenmez. Sadece gözlük önerilir. Ayrıca, çocuklar ve gençler çoğunlukla bulanıklığı farketse bile gözlük kullanmak istemedikleri için bu durumu ebeveynlerine söylemeyebilir.

Ancak, keratokonus hastalığı ilerleyici olduğu için görme bulanıklığı ilerler. Muayenede astigmat numaraların arttığı ve astigmatın ekseninin değiştiği gözlenebilir. Ayrıca, keratokonus ilerledikçe verilen gözlükler istenilen sonucu vermemeye başlar. Verilen gözlükler tatmin edici görme sağlamaz, hastalar gözlükten memnun olmaz. Gözlüğe rağmen özellikle gece ışıklarda saçaklanma olabilir. Okuma sırasında çabuk yorulma ve baş ağrısı olabilir.

Gözlük numaralarının sık değişmesi ve iyi bir gözlük numarası bulunamaması muayene eden göz hekimini şüphelendirirse hastayı ileri göz muayenesine yönlendirebilir. Bu durumda ilk yapılacak ölçüm Kornea Topografisidir. Bu ölçümde gözün ön kısmındaki saydam tabaka olan kornea tabakasının haritası çıkarılır. Bu ölçümde korneadaki şekil bozukluğu görülür ve keratokonus teşhisi konur.

Herhangi bir tedavi yapılmazsa hastalık ilerlemeye devam eder ve hem ölçülen astigmat daha yükselir, hem de verilen gözlükle görme kalitesi azalır. Yani hastanın gözlük numarası artmıştır, ama bu gözlüğü taksa bile normal bir kişide beklenen seviyede görme kalitesi olmaz. Bu durum ilerledikçe artık gözlüğün hiçbir faydası olmamaya başlar. Hasta gözlüklü de gözlüksüz de aynı görüyordur. Genellikle keratokonus iki gözde paralel şekilde başlamaz. Biri önce başlar. Hasta daha iyi gören gözüyle idare ettiği için diğer gözündeki bulanıklığı farketmez veya önemsemez. Bu safhada çoğu hasta gözlük kullanmaz.

Hastalık ilerledikçe hem kornea deforme olur, hem de incelir. Kornea inceldikçe de hastalığın ilerlemesi hızlanır. Kornea kalınlığı her bireyde farklıdır. Bazısında yapı olarak kalınken, bazısında incedir. Korneası kalın olan kişide keratokonus daha yavaş ilerleyebilir, ancak korneası zaten doğuştan ince olan bir kişide hastalığın daha hızlı ilerlemesi beklenir. Bu nedenle bazı hastalarda ilk fark edildiğinde hastalık çok ilerlemiş olabilir. Hastalığa teşhis konulduğunda kornea çok incelmişse bu durum hastalığın hızlı ilerleyeceğini düşündürür ve tedavinin geciktirilmeden yapılması gerektiğini gösterir.

Keratokonus ve Alerji

Keratokonus hastalarının gözlerinde sık sık allerji de bulunur. Allerjikkonjonktivit hastalarında özellikle bahar aylarında artan kaşıntı ve kızarıklık olabilir. Allerjininçok şiddetli olduğu hastalarda özellikle aşırı ovalama ve kaşıma varsa keratokonus daha hızlı ilerler. Bu nedenle keratokonus hastalığı olanlarda alerjik şikayetler olup olmadığı muhakkak sorgulanmalı ve kaşıntıya yönelik tedaviler verilmelidir.

Keratokonus hastalarında ilerleme olup olmadığı tüm tedaviler için karar vermede önemli bir faktördür. Bazen kornea kalın ve yaş ileri ise, hastalık erken safhada donabilir. Ancak, özellikle 20'li yaşların altında her keratokonusun ilerlemesi beklenir. İlk teşhis konduğunda hastalığın ilerlemesi hakkında fikir sahibi olabilmek için son senelerde kullanılan gözlük numaraları ve varsa gözlükler incelenir, ayrıca hastanın kendi görme bozukluğunda artış hissedip hissetmediği sorgulanır.

Hastalığın safhasına göre uygulanacak tedaviye karar verilir. Erken safhada Cross-link, Lazer veya yumuşak kontakt lensler uygun olabilir. Geç safhalarda ise skleralkontakt lens veya kornea nakli gerekebilir.

Keratokonus Hastalığın Tanısı

Tanıda hastanın şikayetleri yol gösterir. Sık değişen gözlük numaraları, gözlüğe rağmen kalitesiz görme ve gece ışıklarda saçaklanma, baş ağrısı şikayetleri olur. Gözlük muayenesinde yüksek astigmat çıkar, ancak gözlük numarası uygulanmasına rağmen hasta istenilen seviyede göremez.

Kesin tanı Kornea Topografisi yani Kornea Haritası ölçümü ile konur. Kornea haritasında kornea tabakasının merkezinde öne doğru anormal dikleşme görülür. Ayrıca, kalınlık haritasında bu dikleşmiş bölgenin aynı zamanda incelmiş olduğu da gözlenir. Normal kornea kalınlığı ortalama 520 mikron iken bu hastalarda 500 mikronun altına düşer.

Muayene sırasında ayrıca göz doktoru mikroskopla gözü büyüterek yapılan incelemede ileri durumlarda kornea tabaksında leke ve çeşitli değişiklikler görebilir. Bu durumda Kornea Haritasına gerek olmadan da tanı konulur.

Kornea haritası ve kalınlığı, hastalığı takip etmek için ve tedavi seçeneklerini belirlemek için de önemlidir. Korneanın şekli ve kalınlık haritası seçilecek tedaviler için en önemli yol göstericilerdir. Bu nedenle hem başlangıç muayenesinde, hem takiplerde kornea topografisi yapılır.

Keratokonus Hastalığının Tedavisi

Keratokonus hastalığı başlangıç seviyesinden çok ileri seviyeye kadar farklı şekillerde karşımıza çıkabilir. Bu nedenle farklı tedavi seçenekleri mevcuttur. Her hastada hastanın durumuna, ilerleme potansiyeline, hastanın beklentilerine ve çeşitli diğer parametrelere bakılarak uygun tedaviye karar verilmelidir. Tedavi seçenekleri aşağıda listelenmiştir. Ancak tedavi sıralaması hastaya göre belirlenir.

  • Cross-Link (Çapraz Bağlama)
  • Lazer Tedavileri
  • Kontakt Lens
  • Halka Tedavisi
  • Göz içi Lens
  • Kornea Nakli

Cross-Link (Çapraz Bağlama)

Bu tedavide kornea tabakasına belirli bir dalga boyunda Ultraviyole ışık uygulanır. Ultraviyole ışık aslında korneaya ve gözün geneline zararlıdır. Kontrolsüz yüksek doz ultraviyoleye maruz kalınırsa gözde aşırı kızarıklık ve ağrı olur. Kar yanığı ve kaynakçılarda görülen kaynak alması yüksek doz Ultraviyole ışınına maruz kalmaktan kaynaklanır. Cross-link tedavisinde korneaya zarar vermeyecek kadar az Ultraviyole kontrollü bir şekilde uygulanır. Ultraviyole uygulamasından önce kornea tabakasına riboflavin adlı bir ilaç damlatılarak kornea hazırlanır. Ultraviyole ışınının etkisiyle riboflavin maddesi korneada bazı reaksiyonlar oluşturur. Bunun sonucunda korneayı oluşturan lifler gerginleşir ve sağlamlaşır. Böylece, keratokonusun ilerlemesi durdurulur. Ayrıca, dikleşmiş olan korneada hafif bir düzleşme de olur. Bu düzleşme bir iki sene boyunca yavaş yavaş devam eder.

Hastalığın ilerlediği görülen tüm keratokonuslarda Cross-link tedavisi düşünülmelidir. Tedaviden sonra ilk günler göze koruyucu kontakt lens takılır ve iyileşmeye yardımcı damlalar verilir. Cross-link tedavisinden sonra ilk günler göz daha bulanıklaşır. Bir iki hafta içinde görme ameliyattan önceki haline gelir. İlk 1- 2 sene boyunca da hafif bir iyileşme olur. Bu tedavi ilerlemeyi genellikle durdurur ama gözdeki numarayı ve bulanıklığı gideremez. Sadece az bir katkısı olur. Keratokonusa bağlı oluşmuş olan göz numarası ve bulanıklığı gidermek için ilave tedaviler gerekebilir.

Lazer Tedavileri

Lazer tedavileri göz numarasının sıfırlanması için 20 seneden fazla bir süredir kullanılmaktadır. Excimer Lazer adı verilen lazerle kornea tabakasında çok hassas ve istenilen şekilde tıraşlama yapmak mümkündür. Bu lazerle miyop, hipermetrop ve astigmat numaralar düzeltilebilir. Ayrıca kornea üzerine istenilen şekilde ve derinlikte kazıma uygulanabilir.

Keratokonus hastalığında korneanın öne doğru aşırı bombeleşmiş kısmıkorneanın simetrisini bozmakta ve astigmat oluşturmaktadır. Bu kısım excimer lazerle tıraşlanırsa keratokonusta hem göz numarası düşmüş olur, hem de görme kalitesi artar. Yeni teknoloji lazer cihazları, hastanın kornea haritasına göre bu düzensizliği en aza indirecek lazer şeklini ve miktarını ayarlayarak mümkün olan en iyi sonucu ortaya çıkaracak özelliklere sahiptir. Ancak bu tedavilerin uygulanabilmesi için korneanın kalınlığının yeterli olması gerekir. Ayrıca, bu tedaviler Cross-link tedavisiyle birlikte veya ardışık planlanmalıdır. Bu tedavi topografi kılavuzlu lazer olarak adlandırılır. Her bir keratokonus hastasında hastalığın seviyesine ve kornea haritası ve kalınlığına göre bu tedavinin uygun olup olmadığı veya ne kadar fayda bekleneceği tedaviyi yapan doktorun karar vermesi gereken bir durumdur.

Keratokonuslu göz normalden çok farklı bir göz olduğu için, yapılan her tedavinin sonuçları da kendi içinde özellikler içerir. Lazer tedavileri günümüzde normal göz numaralarında çok iyi ve hassas sonuçlar verebilmektedir. Keratokonus hastalığında bu lazer tedavileri kullanılınca hastaların diğer göz numaralarındaki gibi “sıfırlanma” beklentisi olacaktır. Ancak keratokonuslu korneanın yapısındaki değişkenlikten dolayı normal göz numaralarındaki gibi yüksek başarı oranları vermek mümkün değildir. Lazer tedavileri keratokonusta durumu daha iyileştirmek için yapılır. Hastanın gözlük numarası düşse ve görme kalitesi iyileşse bile yine de göz numarası kalabilir.

Kontakt Lens

Başlangıç keratokonuslu hastalarda yumuşak lensler kullanılabilir. İleri keratokonuslarda ise korneadaki deformiteyi düzeltebilmek için sert gaz geçirgen veya skleral lensler kullanılır. İleri keratokonuslarda bu lenslerle görme kalitesi normal seviyeye kadar çıkarılabilir. Kontakt lensler günlük kullanılır. Yani sabah takılıp gece yatarken çıkarılır. Gözde devamlı kalacak şekilde kullanılan kontakt lensler yoktur. Kontakt lenslerin temizliği ve bakımı önemlidir. Lensler gözden çıkarılınca düzenli olarak temizlenmeli ve özel solüsyonunda saklanmalıdır. Kontakt lenslerin kullanımı ilk günlerde zor gelse bile zamanla alışılır. Bazı hastalarda keratokonusta ilerleme olup olmadığını anlamak için takip önerilir. Bu şekilde takipte olan hastalarda kontakt lensler kornea şeklini değiştirdiği için takip süresi boyunca kullanmamak gerekir.

Halka Tedavisi

Kornea tabakasının içine yerleştirilen yarım daire şeklinde halkalar, kornea tabakasını düzleştirerek ve gerginleştirerek keratokonusun oluşturduğu deformiteyi azaltırlar. Böylece görme kalitesini artırır ve gözlük ihtiyacını azaltırlar. Bu halkalar ameliyathane ortamında Femtosaniye Lazer yardımıyla kornea içine yerleştirilir. Kalıcı olarak korneada kalırlar. Keratokonusunönceki durumuna göre hastanın gözlük ihtiyacı tamamen ortadan kalkabilir veya gözlük numaraları küçülebilir. Yine görme kalitesi normale yakın bir duruma kadar gelebilir. Halka uygulanmış gözlerin kaşıma, ovalama ve darbeden korunması gerekir. Uygun göz seçimi durumunda yüksek numaraya ihtiyaç duyan ve görme kalitesi bozuk gözlerde dahi yüz güldürücü sonuçlar alınabilir.

Göz İçi Lens

Keratokonusla beraber yüksek miyop bulunan hastalarda diğer tedavilerle göz numarası düşürülemiyorsa göz içi lens ameliyatı yapılabilir. Bu ameliyat sırasında özellikle genç hastalarda gözün içindeki kendi lensine dokunulmaz ve bu lensin önüne yeni bir lens konur. Buna Fakik Göz İçi Lensi denir. Böylece hastaya genç yaşta katarakt ameliyatı yapılmamış olur ve genç yaşta yapılacak katarakt ameliyatının risklerinden sakınılmış olur. Hastada katarakt varsa veya 50 yaşını geçmişse o zaman katarakt ameliyatı yapılarak gözün kendi lensi çıkarılır ve göz içine yeni bir mercek yerleştirilir. Her iki yöntemle de gözdeki yüksek miyop, hipermetrop ve astigmat numaralar giderilebilir.

Kornea Nakli

Keratokonus hastalığının çok ilerlediği durumlarda kornea tabakası çok incelebilir ve kornea aşırı deforme olabilir. Bu durumda hiçbir tedavi fayda etmez. Ayrıca, kornea çok inceldiyse basit bir darbeyle yırtılabilir. Bu durumda son tedavi seçeneği kornea naklidir. Korneanın merkezindeki 6-8 mm’lik kısmı düzenli bir daire şeklinde kesilerek çıkarılır ve yerine bağışlanmış gözden alınan saydam kornea dikilir. Böylece korneadaki deformite ve incelik giderilmiş olur.

Kornea nakli ameliyatının çeşitli riskleri de mevcuttur. Nakledilen yeni kornea yabancı bir bireyden geldiği için vücut bu doku parçasını fark ederse yabancı bir ajan olarak kabul eder ve imha etmeye çalışır. Bu nedenle ameliyat sonrası uzun süre damlalar ve gerekirse bağışıklığı baskılayıcı ilaçlar kullanmak gerekir. Ayrıca yeni kornea yerine dikişlerle tutturulduğu için astigmat veya göz numaraları kalabilir. Kullanılan ilaçlara bağlı yan etkiler çıkabilir. Bu nedenlerle kornea nakli başka hiçbir tedavinin uygun olmadığı zaman önerilen son seçenektir. Neyse ki günümüzde çok çeşitli tedavi seçenekleri sayesinde bu safhaya kadar ilerleyen keratokonus hastası sayısı azalmıştır.

Prof. Dr. Nurullah Çağıl
Göz Hastalıkları
Lokman Hekim Akay Hastanesi

Keratokonus hastalığı ile ilgili daha detaylı bilgi almak ve uzman hekimlerimizden randevu almak için aşağıdaki formu doldurmanız yeterli olacaktır..

Whatsapp الموعد الالكتروني