​ARTRİTİN ERKEN DÖNEMDE TANINMASI NEDEN ÖNEMLİ?Uzm. Dr. Turan Hilmi Yeşil Oluşturuldu: 2018-10-11 11:53:29
Görüntü Sayısı: 120

​ARTRİTİN ERKEN DÖNEMDE TANINMASI NEDEN ÖNEMLİ?

​ARTRİTİN ERKEN DÖNEMDE TANINMASI NEDEN ÖNEMLİ?

​ARTRİTİN ERKEN DÖNEMDE TANINMASI NEDEN ÖNEMLİ?

ARTRİTİN ERKEN DÖNEMDE TANINMASI NEDEN ÖNEMLİ?

Artrit eklem iltihabı demek olup bazen romatizmal hastalıklarla eş anlamlı kullanılmaktadır. Aslında artrit, romatizmal hastalıklarda görülen durumlardan sadece biridir ve eklemde ağrı,tutukluluk, kızarıklık ve şişliğin bir arada bulunmasına verilen ortak bir isimdir. Her hastada bu semptomların hepsi görülmeyebilir ve çok çeşitli şekilde ortaya çıkabilirler. Örneğin bir hasta sadece ağrı ile başvurabilirken, diğer hastada şişlik ve tutukluk; başka bir hastada da eklemde ağrı ve sıcaklık artışı gözlenebilir. Bunların dışında eklem etrafındaki kaslarda hassasiyet, eklemde şekil bozukluğu, eklem hareketlerinde kısıtlanma ve eklem ağrısına eşlik eden bitkinlik, yorgunluk ve güçsüzlük gibi daha sinsi semptomlarla da artrit kendini gösterebilir. Şiddetli eklem ağrısı ve eklem şişliği gelişmeyip sadece müphem ağrısı ve tutukluğu olan kişiler bu durumu aşırı kullanmaya ya da eklem travmasına bağlayıp doktora erken dönemde başvurmayabilirler. Özellikle artrit tablosunun hafif seyrettiği ve belli zaman aralıklarıyla görüldüğü bazı durumlarda tanıda çok önemli gecikmeler yaşanabilir.

Oysa ki, artritin erken tanınması çok önemlidir çünkü artritle kendini gösteren ve erken dönemde tanınıp tedavi edilmezlerse eklem hasarı, eklemde şekil ve fonksiyonlarında bozulmaya yol açabilen başta romatoid artrit, sedef romatizması ve ankilozan spondilit gibi kronik seyirli, birden çok romatizmal hastalık mevcuttur. Yapılan çalışmalarda, erken dönemde tanı konulup tedavisi başlanan hastalarda, tedavisi geç başlanan hastalara göre eklem hasarının belirgin bir şekilde az geliştiği, hatta bazı durumlarda tamamen önlenebildiği gösterilmiştir. Tedaviye ne kadar geç başlanılırsa tedavi etkinliğini azalmakta ve eklem hasarı riski artmaktadır. Bu anlamda erken dönemde tanı konulup uygun tedavi başlanan hastalarda, tedavi etkinliğinin maksimum gözlendiği ve sonuç olarak eklem fonksiyonlarının korunabildiği, tedavi zamanlaması açısından bir 'fırsat penceresi' nden söz etmek doğru olacaktır. Romatizmal hastalıkların kronik seyirli olmaları nedeniyle hastaların bu dönemde tanınıp uygun tedavilerinin başlanması, uzun vadede eklem sağlığının korunması açısından en iyi sonuçları verecektir.

Artrit tablosuyla doktora başvuran hastaların az bir kısmında, yapılan ilk değerlendirmeler sonucu tipik bir romatizmal hastalık tanısı erken dönemde konulamayabilir ancak bu kişiler düzenli takiplerde yukarıda bahsedilen hastalıkları geliştirebilir. Özellikle ailesinde romatolojik hastalığı olan, kan tetkiklerinde romatizmal hastalıklara özgü testleri po itif saptanan ve sigara içen kişilerde tipik romatizmal hastalık gelişme riski artmıştır. Bu risk faktörleri olan kişiler daha yakından takip edilmelidirler. Bu nedenle bu tip hastalarda hastalık takibinin doğru bir şekilde yapılabilmesi için, erken dönemde artrit tanısının doğru şekilde konulması çok önemlidir.

Artrite neden olan 100'den fazla hastalık tanımlanmıştır ve artrit, vücudun diğer bölgelerini de etkilemiş olası bir sistemik bir romatizmal hastalığın ilk bulgusu olabilir. Bu tarz hastalıklardan şüphelenilirse, mevcut şikayetlerin detaylı bir öyküsünün alınması, diğer organ sistemlerine yönelik şikayet olup olmadığının sorgulanması ve tüm sistemleri kapsayacak detaylı bir fizik muayenenin yapılması çok önemlidir. Sonrasında yapılacak uygun laboratuvar ve görüntüleme yöntemleriyle artrit dışında ek bir organ tutulumuna dair bulgu saptanırsa organ hasarının önlenmesi ve fonksiyonlarının korunması amacıyla erken dönemde organ koruyucu tedaviler şarttır. Bu tarz hastalarda altta yatan daha ciddi sorunların habercisi olması nedeniyle artritin erken dönemde tanınması, hayati organ tutulumu gibi hayatı tehdit eden veya ciddi sakatlığa yol açabilen durumların hızlı tanınması için çok değerlidir.


Bu yazı Uzm. Dr. Turan Hilmi Yeşil tarafından yazıldı ve 120 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler