Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Nedir?

Geleneksel ve tamamlayıcı tıpta bizim için hastalık yoktur, hasta vardır ilkesi ile hastalık belirtilerinin kök nedenine inip, kişinin yaşam enerjisini yeniden dengelenmesi için kişiye özel bütüncül yaklaşırız. 

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları

Sağlığımızı yeniden dengelememiz için geleneksel ve tamamlayıcı tıp hekimleri olarak bizler neler yapıyoruz?

Akupunktur ve Biyorezonans yöntemlerini kullanarak Beslenme ve yaşam alışkanlıklarınızı iyileştiriyoruz. Doğru bir Stres yönetimi için Homeopati ve Fitoterapi yöntemlerini uyguluyoruz.

Ozonterapi ve Hacamat yöntemlerini kullanarak vücudunuzdaki Toksik maruziyetinizi de en aza indirgemeye çalışıyoruz.

Unutmayınız ki Sağlık; ruh, zihin ve beden iyilik halinin dengede olmasıdır. 

Ozon Terapi

Ozon üç oksijen atomundan oluşan bir gazdır. Doğada atmosferde bulunan bir molekül. En güçlü oksidan ve dezenfektan maddelerden. Medikal ozon jeneratörleri sayesinde elde edilen ozon gazının vücuda çeşitli şekillerde verilerek hastalıkların tedavisinde kullanılmasıdır.Bütün dünyada yüzlerce bilimsel çalışmayla kanıtlanmış etkili bir tedavi yöntemidir.Ozonterapinin en önemli özelliği, hastaya ve hastalığa özgü olmak üzere vücuda farklı yollarla yapılabilmesidir.

İyileşmeyen Yaralar

Şeker hastalığı yaraları, enfekte olmuş ve iyileşmeyen yaralar, yatakta uzun süre yatmaya bağlı ortaya çıkan bası yaraları, dolaşım bozukluğuna bağlı bacaklarda ortaya çıkan ciddi yaraların tedavisi, ozon tedavisinin temel uygulama alanlarındandır. Yara bölgesine gelen kan ve oksijeni arttırmış olur.Beraberinde  yara oluşmasına sebep olan bakterileri öldürerek tedavi sağlanır. Aynı zamanda çeşitli nedenlere bağlı cilt alerjileri, ekzemalarozonterapiye iyi cevap verir. Hem sisitemikhemde torbalama şeklinde haricen uygulama yapılır .

Kanserin Tedavisi ve Önlenmesi

Kanserin temel nedeni oksijensiz yaşamdır, yani “anaerobiosis”tir. Sağlıklı hücreler oksijene gereksinim duyarlar, oysa kanser hücreleri oksijensiz ortamı sever. Oksijen eksikliği, kanserin yayılmasını da kolaylaştırır. Kanser hücreleri, oksijen açısından zengin bir ortamda varlıklarını sürdüremediğinden, yeterli oksijen sağlanırsa, tümör dokusunun beslenmesinin bozulduğu ve tümör hücrelerinin öldüğü tespit edilmiştir. Ozon tedavisinin, direkt kanser hücrelerini öldürücü etkisi yanında, bağışıklık sistemini güçlendirici, kemoterapi ve radyoterapinin yan etkilerini engelleyici etkisi de vardır.Kemoterapi-radyoterapinin tümör üzerindeki öldürücü etkilerini arttırarak tamamlayıcı tedavi olarak oldukça başarılı bir şekilde kullanılmaktadır..

İmmun hücreler – örneğin lenfositler, yardımcı ve baskılayıcı hücreler, lenfositler ve natural katil hücreler - cytokin denilen interferonu da içeren haberci proteinleri üretmek için ozonun başlattığı biyolojik reaksiyonlar yoluyla aktif hale getirilir.

Dolaşım Bozuklukları

Kas, Eklem ve Romatizmal Hastalıklar

Kemik deformasyonu ve eklem harabiyetlerinde, eklem içine yapılan ozon enjeksiyonları ile hem eklem içinde hava yastığı oluşturulmakta, hem de eklem kıkırdak dokusunun yeniden tamiri sağlanmaktadır.Ayrıca Romatoidartrit gibi bağışıklık sisteminin sapması ile ortaya çıkan hastalıklarda , bağışıklık sistemini regüle ettiğinden diğer medikal tedavilerle kombine edildiğinde dramatik iyileşmeler gözlenmektedir.Ayrıca yoğun adele ağrıları, yorgunluk, uyku bozuklukları ile seyreden ve çok yaygın rastlanan bir hastalık olan fibromiyaljide de ozon başarılı tedavi yöntemlerinden biridir.Enflamasyonlu eklem hastalıklarından evre 1 ve 2, yani ağır kemik deformasyonlarının olmadığı durumlarda, medikal ozon uygulamalarına iyi cevap alınmaktadır. Bağışıklık sistemini güçlendirme ve kıkırdak metabolizmasını aktive etme özelliklerine ek olarak burada ozonunçok etkili olan antienflamatuar özelliğinden faydalanılmaktadır.

Migren Tipi Başağrısı

İlgili bölgelere cilt altı, kas  içi ozon uygulamaları ile , 3-12 ay gibi sürelerde atakların şiddet ve sıklığı azaltılmaktadır. Yalnızca sisitemik uygulamalarla da belirgin iyileşmeler elde edilmektedir.

Virüslerden Kaynaklanan Hastalıklar

AIDS, zona, uçuk, Hepatit B, C gibi viral hastalıklarda, ozon bağışıklık sistemini güçlendirir.

Aynı zamanda Antioksidan sisitemi güçlendirerek vücudun mücadelesine destek olur.

Direkt temas halinde ise , özellkle zarflı virüslerin hücre duvarını parçalayarak yok olmalarını sağlar.

Böbrek Fonksiyonlarının Düzenlenmesi

Ozon sauna ter bezlerini uyararak terlemeyi arttırma yolu ile lenfatik sistemde birikmiş toksinlerin, ağır metallerin, kimyasal maddelerin atılmasını hızlandırarak böbreğe yardımcı olur. Toksinleri etkisiz hale getirerek, deri, akciğer, böbrek ve bağırsak yolu ile atılmasını sağlar .

Böbrekten 24 saat boyunca çalışmasını gerektiren ağır metallerin boşaltım işini, saunada terleme yolu ile 15 dakikada yerine getirir. Bu nedenle ağır böbrek hastalarına ev tipi ozon saunası önerilmektedir.

Deri Hastalıklarında Ozon Tedavisi

Ozon, virüs bakteri ve mantarları öldürdüğünden bunların sebep olduğu deri enfeksiyonlarını tedavi eder.

Ter kokularını önler. Daha temiz, daha yumuşak yenilenmiş bir cilt sağlar.

Bölgesel kan dolaşımını arttırır. Kan, lenf ve deri hücrelerine nüfuz eden ozon sayesinde dokuların fonksiyonlarının düzeltilmesi ve kendini yenilemesi hızlanır.

Göz Hastalıkları

Yaşa bağlı dolaşım bozuklukları gözü de etkilemektedir. Gözde retina adı verilen görme merkezindeki ve optik sinirdeki harabiyetler çeşitli derecelerde görme bozukluğu oluşturmaktadır. Burası görme odaklanmasının enkeskin oluğu noktadır.Bundan dolayı oluşan lekeler optik sinir atrofisine kadar giden çeşitli derecelerde etkili olmaktadır.Yapılan klinik çalışmalarda  (Siena Üniversitesinde ), ozon tedavisi sonrası 6-8 ay içerisinde görmede iyileşmeler kaydedilmiştir. Tedavinin devam ettirilmesi halinde görme performansında artış gözlenmiş veya daha kötüye gidişin durdurulmakta olduğu belirlenmiştir. Sarı nokta hastalığı da denen Makuladejeneransında da ilerlemenin durmasını ve bazen gerilemesini sağlamaktadır.

Bağırsak Hastalıkları

ltihaplı bağırsak hastalıklarında özellikle erken dönemde rektal Ozon gazı verilmesi şeklinde yapılan bölgesel uygulamanın çok yararlı olduğu kanıtlanmıştır.

Kanamalı , iltihaplı bağırsak hastalıklarının akut dönemlerinin bastırılmasında çok etkilidir.

Disbiozis ( Bağırsak flora bozukluğu) ve Lucy Gut  (geçirgen bağırsak )  durumlarında iyi sonuçlar alınmaktadır.

Tiroid Hastalıkları

Hashimototiroidit gibi bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine yöneldiği otoimmün hastalıklarda ,
ozonterapiimmün sistemi regüle ederek; diğer sebeplere bağlı tiroid bezi yetersizliklerinde de , tiroid bezini aktifleştirerek etkili olur.

Astım , Kronik Bronşit, Alerjik Hastalıklar

Semptomların, özellikle dispnenin çabucak düzelmesini , allerjik etkiye bağlı rinit ve bronşial spazmın çabucak çözülmesini sağlar ve yeni atak oluşum sıklığını azaltır.

Kadın Hastalıkları

Tedaviye dirençli alt genital enfeksiyonlarda bakteri, mantar, virüs öldürücü etkisi ve hormonal durumu düzenleyici rolüyle etkili olur
Kısırlıkta , yumurta ve spermin kalitesinin ve etkinliğinin artırılmasında kullanılmaktadır

Cinsel Fonksiyonların Düzenlenmesi

Ozonterapi, NO sentezlenmesini ve seviyesini  artırarak  cinsel fonksiyonlarda iyileşme sağlamaktadır.

Nörolojik Hastalıklar

Multiple skleroz, Alzheimer, Parkinson gibi nörolojik hastalıklar ile Myotoni, MuskulerDistrofi veya Spastik çocuklardaki kas-sinir hastalıklarında başarılı sonuçlar alınabilmektedir.

Yaşlılıkta Ozon Tedavisi

Sağlıklı yaşlanmayı ve genç kalmayı sağlamak amacıyla pek çok yöntem denenmektedir (“Anti-aging” “geriye yaşlanma” yeniden canlanma )

Bunların hedefi, uzun yıllar gençliğinizi korumak ve dinç kalmayı sağlamaktır. Serbest radikaller, bulundukları dokulardaki hücre elemanlarını etkileyerek onları, fonksiyonlarını yapamaz hale getirir.

Ozon sayesinde oksijenin dokular tarafından daha iyi kullanımını sağlanır, bağışıklık sistemi harekete geçirilir. Böylece  vücudun kendi antioksidan sisitemi aktive olur ve serbest. radikallerin yıpratıcı etkilerini önler.

Selülit

Ozon farklı mekanizmalarla sellülitte etkilidir. Ciltte biriken yağ asitleri ile etkileşerek yağ zincirlerinin kırılmasına ve vücuttan atılmasına neden olur. Ayrıca alyuvarların oksijen taşıma kapasitesini arttırarak, kılcal damarlarda kan akımının düzelmesi ile yağ dokusu hücrelerinin metabolizmaları hızlanır
Yapılan çalışmalarda ozonterapinin, sellülitin geleneksel tedavisinden daha etkili olduğu ortaya çıkarılmıştır.

Kronik Yorgunluk Sendromu

Çağımız hastalıklarından biri kronik yorgunluk sendromudur.

Bu hastalıkta kişiler yorgunluk gerektirecek bir iş yapmadığı halde kendini yorgun hissetmektedir. Hatta o gün hiç hareket etmediği halde sanki tonlarca yük taşımış gibi kendini bitkin hissederler ve kesinlikle kıpırdayacak güçleri bile kalmamıştır.

Dilimizde “Canlı Cenaze Sendromu” olarak tanımlanan bu hastalık son yıllarda her geçen gün daha çok sayıda insanı pençesine almaktadır. Tedavisi oldukça güç olan bu kronik yorgunluk sendromunda ozon önemli düzelmeler sağlayabilmekte ve hücre seviyesinden başlayarak vücutta hastalığın yol açtığı kötü etkileri anlamlı düzeyde silebilmektedir.

Stresle Mücadele

Günlük yaşam mücadelesi, iş yoğunluğu, mesleki sıkıntılar, endüstriyel olarak hazırlanan gıda ürünleri, çevre kirliliği, nikotin, alkol, kahve, manyetik kirlenmeler, yanlış yaşam biçimi ve hatalı beslenme, hareketsizlik, hastalık ve enfeksiyonların her biri yaşamımızda başlı başına bir stres nedeni oluşturur.

Ayrıca stres hormonu olarak adlandırılan adrenalini vücutta yıkarak stresimizi azaltır.

Detoks İçin Ozon Terapi (Toksinlerden Arınma)

Ttoksinler ve kirletici maddeler , gıda katkı ve koruyucu maddeleri, kimyasal ilaçlama, gübreleme,  renklendirme , depolama vb gibi rafinerii işlemleri, deterjan şampuan gibi kimyasallara maruziyet ile  sürekli vücudumuza girerler .

EPA (A.B.D Çevre Koruma Ajansı) verilerine göre, yiyeceklerimizde 3000’den fazla kimyasal bulunmaktadır ve yetişkinler her yıl 2 kg.kadar  zirai ilaç artığı tükettikleri gıdalarla birlikte almaktadırlar.

Hacamat

Hacamat, deriden vakum yöntemi ile kan alınmasıdır. Eski Mısırlılara dayandırılan kadim tıp yöntemlerimden birisi olan hacamat birçok rahatsızlığa iyi geldiği söylenmektedir.

5000 yıl öncesine dayanan bir çeşit akupunktur yöntemi olan hacamat, derinin bir bistüri veya iğne yardımı ile çizilip ağzı geniş bir bardak, kavanoz veya şişe ile oluşturulan emme gücüyle kanın çekilmesi şeklinde yapılır. Geleneksel olarak ağrı, sızı veya hastalık olan organa yakın yerlere yapılır.

Geçmişte bardak içerisindeki oksijenin tüketilmesi için kağıt ya da alkollü pamuk kullanılmıştır. Günümüzde pompa ile içerisindeki havanın alınması esasına dayanan aletler yapılmış.

Deri üzerinden hacamat iğnesi ile çizilir, daha sonra bardak, kavanoz veya şişe'nin emme gücüyle kanın çekilmesi gerçekleşir. Deri altında birikmiş olan kan, kan özelliğini yitirmiş koyu renkli pelte kıvamındadır ve bağışıklık sistemimizi olumsuz yönde etkileyerek birçok hastalığa kapı aralamaktadır. Hacamat işlemi ile bu kirli kan alınmaktadır.

Hacamat, uygun zaman dilimlerinde belli aralıklarla usulüne uygun bir şekilde yapılırsa, vücudun dışarıya atamadığı ağır metaller, toksinler, serbest radikaller, kullanılan ilaçların ve hormonlu gıdaların vücutta bıraktığı kalıntılar emilerek bedenimizin normal formuna gelmesi sağlanmış olur.  Hacamat kandaki toksinleri, zehirli atıkları, serbest radikaller ve hazır gıdaların verdikleri zararları temizler. Kana detoks uygular. Hacamat vücudu rahatlatmak için en etkili yöntemdir, stresi azaltır, çabuk sinirlenmeyi önler, sinirlerin pamuk gibi olmasını sağlar. Hacamat kan yapımını uyarıp, kansızlık (anemi) eksikliğinin tedavisine yardımcı olur.Hacamat tembellik ve uyuşukluğu giderip, vücudu resetler, kendinizi enerjik hissetmenizi sağlar.  Hacamat stres ile başa çıkmada etkilidir. Anksiyete ve sinirlilik için en etkili tedavilerdendir. Depresyon kendini mutsuz hissetme, karamsarlık halidir. Hacamat depresyonda mutluluk hormonu olan(endorfin, serotonin) salgılatır.  Hacamat zayıflamış organ fonksiyonlarını geri kazandırır. Hafıza yaptırmanın dikkat eksikliği konsantrasyon bozukluğu gibi zihinsel faaliyetlerde iyileştirici etkisi vardır.

Fitoterapi

Fitoterapi, köken olarak Antik Yunanca’daki bitki (fito) ve tedavi (terapi) sözcüklerinin birleştirilmesinden meydana gelmektedir. Bitkilerle tedavi anlamına gelen fitoterapi en eski tıbbi tedavilerden biridir. Fitoterapi geleneksel Avrupa natüropatisinin ve geleneksel Çin tıbbının önemli bir parçasıdır. Yüzyıllar boyunca gelişen fitoterapi, şifalı bitkileri hem geleneksel hem de modern ekstraksiyon yöntemlerini kullanarak pratik ve etkili ürünler şeklinde uygulanır.

Bitkisel ürünleri zayıflama, ağrı gibi birçok hastalıkta kullanılan ilaçlardan, aktarlarda satılan karışımlara, zayıflama çaylarına kadar çok geniş bir pazar söz konusudur. Birçok bitkisel kaynaklı ürünler yıllardır kullanılmakta ve yararlı olduğu bilinmektedir. Bununla beraber bazı bitkisel ürünler kullanıcılar üzerinde ciddi yan etkilere neden olabilmektedir.  Bu yüzden konunun uzmanı hekimlerden destek alınmalıdır.

Biorezonans

Biorezonans, elektromanyetik frekansların kullanıldığı bir tamamlayıcı tedavi yöntemi olup 1970’lerden beri kullanılmaktadır. Tedavi sırasında, kimyasal ilaçlar yerine elektromanyetik frekanslar kullanılır. Biorezonans teknolojisi, kişinin vücudundaki toksin ve stres seviyesini azaltmaya ve vücudun kendi kendini iyileştirmesini sağlayan sistemlerin onarımına ve düzenlenmesine yardımcı olur. Biorezonans cihazı; hücrelere, yaydıklarının tam aksi yönünde frekans yollayarak olumsuzlukları nötrleştirir. Biorezonans cihazından yayılan elektromanyetik frekansın gücü, günlük hayatımızın büyük bölümünde yanımızdan ayırmadığımız cep telefonlarımızdan yayılanın frekansın binde biri kadardır. Cihaz tarafından gönderilen frekans, bağışıklık sistemimizi destekler ve hastalıklara karşı direncimizi de artırır. Biorezonans ,bizlere ilaçsız, ağrısız ve acısız bir tedavi imkanı verir. Sigara bırakmada, zayıflamada ve birçok hastalıkta kullanılan bir yöntemdir.

En kolayı, en sağlıklısı Zayıflamak için...

Rezonans terapileri insanın hem bedensel/ruhsal ve psikolojik varlığına çok ince-küçük frekans dokunuşları ile dengeleyici etkilerde bulunmak olarak tanımlanabilir. Rezonans Terapileri iştahın azaltılabilmesi konusunda ün salmış olsa da zayıflamak isteyen kişi için verdiği yardım aslında bunun çok daha ötesindedir. 

Kilo aldıran gıdalardan kolayca uzaklaşabilmenizi sağlıyoruz...

Hamur işleri, makarna-pilav, tatlılar, şeker ve diğerleri... Rezonans terapileri ile yapılan işlemi, sigara bırakmak için kullandığımıza benzer bir seansın, karbonhidratlar üzerinden uygulanması olarak da düşünebilirsiniz. Bu terapiyi, karbonhidrat grubu gıdalar üzerinden yaptığımızda iştah azalır, kişi kolayca doymaya başlar. Kişinin yedikleri, çok da büyük çaba sarf etmeden, otomatikman azalır. Terapinin bir başka etkisi ise, metabolizmanın hızlanması ve kilo verme hızının artmasıdır.

Canınız hamur işi çekmeyecek... 

Rezonans terapilerini metabolizmayı dengelemek için kullanıyoruz...

Bu terapilerin, metabolizma hızını artırdığını, yani kilo verme hızını artırdığını her gün gözlemliyoruz. Bir başka gözlemimiz ise; bu terapiler sonrasında özellikle göbek-bel çevresindeki yağlanmanın azaldığı. Yani hem iştah kapanıyor hem de kişinin kilo vermesi kolaylaşıyor. Bir yandan da ödemin azaldığını ve vücudun şekle girmesinin hızlandığını görüyoruz.

Homeopati Nedir?

Kişiyi sadece şikayeti ile değil fiziksel, duygusal ve zihinsel olarak değerlendirip ele alarak tedaviyi bitkisel ve mineral özlü özel ilaçlarla yapan bir terapi  yöntemidir.

Homeopati Nasıl Etki Eder?

Modern tıpta hastalıklar tek bir neden veya bulgu üzerinden ağırlıklı olarak laboratuar ve görüntüleme yöntemleri temel alınarak değerlendirilir. Şikayetlerin bastırılması ile iyileşme hedeflenir. Ağrının kesilmesi, bakterinin öldürülmesi , ateşin düşürülmesi gibi semptomu yok etmek hedeflenirken bakterinin neden o bölgede üremeyi başardığı, ateşin neden çıktığı, gazın neden olduğu pek ele alınmaz. Kolesterol tedavisinde hedef rakamların belli limitler olması için ilaç dozunun ayarlanmasıdır gibi…Homeopatide semptomu baskılamaktan öte bir parça daha şikayeti kontrollü olarak harekete geçirmek ve o arada vücudu kendi iyileşme sistemiyle iyileştirmektir. Bunu yaparken benzerin benzeri tedavi etmesi prensibi kullanılır. Normal cilde değince kabarcık ve yanma yapan bir bitkinin özünün cildinde kabarcıklanma ve yanması olan hasta kişiye verilince şikayetleri geçirmesi durumu gibi açıklanabilir. Sağlıklı kişiyi hasta eden özelliğin aynı durumu hastalık olarak taşıyan kişide iyileştirici özelliği olmasıdır. Homeopatide baskılamak ve sadece şikayeti gidermek değil semptom ele alınırken bedeni tümüyle iyileşme için harekete geçirmek hedeflenir.Homeopati bulguları bütüncül ele aldığı için anne karnından itibaren her yaş ve dönemde kullanılabilir.

Akupunktur

Tarihi yaklaşık 3 bin yıl öncesine dayanan akupunktur, vücutta belirlenen akupunktur noktalarına uygulanan özel akupunktur iğneleri ile gerçekleştirilmektedir. Geleneksel Çin tıbbının önemli bir parçası olan Akupunktur’un temel disiplini vücudun enerji akışını düzenlemek ve dengelemektir.

Akupunktur Nasıl Uygulanır?

Akupunktur uygulaması; vücudun belirlenen noktalarına cilde batırılan akupunktur iğneleri ile gerçekleştirilmektedir. Özellikle beynin ağrıya karşı madde salgılamasını tetikleyen akupunktur; pozitif ruh hali sağlamakta ve vücudu dengelemektedir. İğneler tek kullanımlıktır. Tedavi bölgesine göre değişkenlik gösterse de iğnelerin ciltte kalma süresi 20 ila 30 dakikadır. Akupunktur ile tedavi edilebilen hastalıkların başında ağrı tedavisi gelmektedir. Aynı zamanda sigara bırakma, alerji, cilt rahatsızlıkları,romatizmal hastalıklar,zayıflama gibi birçok şikayette kullanılmaktadır.

Mezoterapi

Mezoterapi; ağrı tedavisi, saç dökülmesi ve selülit gibi cilt ile ilgili şikayetlerin giderilmesi amacıyla özel iğneler aracılığı ile cilde uygulanan bir tedavi yöntemidir.

Akupunktur ile benzer yönleri olan Mezoterapi yöntemine aşağıdaki durumlarda başvurulmaktadır; Saç dökülmesi tedavisi, bölgesel zayıflama, kronik ağrı sendromu, fibromiyalji ya da travmatik olaylar sonucunda hissedilen ağrıların giderilmesinde ağrı mezoterapisi uygulanabilmektedir. Ağrı bölgesine uygulanan söz konusu tedavi yönteminde uygun dozda ve uygun aralıkların belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Mezoterapi yöntemi ile tedavi edici ajanlar cilde girmekte ve pek çok problemin neden olduğu ağrılar dindirilebilmektedir.

Mezoterapi kısa sürede konforlu bir iyileşme süreci sağlamakta ve bu nedenle son yıllarda sıklıkla tercih edilmektedir.

Nöralterapi

Dokulara, sinir düğümlerine, sinir çevresine, akupunktur noktalarına, eski yara izlerine ve ağrılı noktalara lokalanesteziklerin enjeksiyonu ile ağrı ve birçok hastalıkların tedavisi için uygulanan bir tedavi yöntemidir.Nöralterapi  ile vücutta  Kan dolaşımı, lenf dolaşımı ve sinirsel ileti düzeltilir
Böylece  beslenen temizlenen ve sinirsel iletimi düzelen dokunun kendini iyileştirme gücü artar. Dejeneretif her türlü eklem rahatsızlıklarından tutun birçok hastalıkların tedavisinde faydanılmaktadır.

Proloterapi

Proliferatif veirritansolisyonların vücuda enjekte edilmesiyle o bölgede bir inflamasyon başlatılması esasına dayanır.Genellikle zedelenmiş, aşınmış, güçleri azalmış tendon ve ligamentlere ve eklemlere proliferatifsolusyonenjeksiyonları yapılmaktadır.Enjekte edilen proliferatif maddeler eklemde, tendonların kaslarla birleşme noktalarında ve kasların kemiğe yapışma yerlerinde, (enthesis)  inflamatuar bir süreç başlatır.Bu inflamasyon tamir mekanizmasını tetikler.
Bu yeniden tamir süreci ortalama üç hafta sürer ve bu inflamasyon sonucunda hastada rejenerasyon ve  klinik düzelme başlar.Kıkırdak, tendon, eklem, kas sorunlarında sadece ağrının geçmesi değil, klinik tablonun iyileşmesi de sağlanır. Kas ve tendonların ağrı ve hareket kısıtlılıklarından tutun her türlü eklem kas enflamasyonlarında kullanılmaktadır.

Dr. Mehmet Acu
Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp
Lokman Hekim Akay Hastanesi

Geleneksel ve tamamlayıcı tıp ünitemiz hakkında detaylı bilgi ve hekimimizden randevu almak için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Whatsapp E-Appointment