Universitaire Lokman Hekim Hôpital Ankara

Göz Tansiyonu Hastalığı “Glokom” Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Tedavi edilmediğinde ciddi görme kaybına neden olan göz tansiyonu hastalığı “Glokom”, gelişmekte olan ülkemizin ciddi bir problemi olmayı sürdürmektedir. Aynı zamanda sinsi de bir hastalık olan Glokom, henüz tanı aşamasında en az bir, çoğunlukla her iki gözde, sıklıkla asimetrik ciddi hasarlar verebilir. 

Göz tansiyonu hastalığının en sık rastlanan şekli “Basit Kronik Glokom” olarak adlandırılır. 35 yaş ve üzerinde görülen bu şekil, 40’lı yaşlarda % 1’den az rastlanırken, yaşın ilerlemesiyle daha fazla sıklıkta görülür ve 80’li yaşlarda % 5-10’luk orana ulaşır. 21 ‘den daha yüksek göz tansiyonu ölçüm değerleri takip edilmelidir. Ailesinde göz tansiyonundan kaynaklı görme kayıpları olan kişiler 40 yaşından sonra 6 ay aralıklarla göz tansiyonunu ölçtürmelidir. Ölçüm saatleri olarak da mesainin başladığı ilk saatler seçilmelidir. Göz içi basıncı yüksekliğinden şüphe edildiğinde kornea kalınlığına bakılmalıdır. İnce kornea durumu, göz için basınç değerinin daha yükseğini kabul etmemize neden olur.

Birden fazla ve farklı günlerde 21’den yüksek ölçüm değeri olduğunda tetkik aşamasına geçilir. Görme sinirinin çukurluk yapısının toplamına oranı, kornea kalınlığı, görme alanı ve görme sinirinin kalınlığı ölçülür.

Normal tansiyon ile göz tansiyonu hastalığı arasında keskin bir sınır yoktur. Bu arada kalma halinde daha sık göz içi basıncı ölçümü tavsiye edilir. Hekimler arasında da tam bir uyumdan söz edilemez. Bazen tedbirli davranıp ilaç kullanımına başlanan kişide, ikinci hekim ikinci ilaç eklemiş ve aslında arada kalınmış kişi yıllardır göz damlasını gereksiz kullanmış olabilmektedir. Göz tansiyonu hastalığı, ilerleyici özelliğe sahiptir. Bu nedenle bir kaç senedir ilerleme olmayan kişilerde, başlangıçta da 20-25 civarı ölçüm hikayesi de varsa yakın takip şartıyla ilacın kesilmesi denenebilir.

Tetkikler ile göz tansiyonu hastalığı tanısı olduğu düşünülürse tedaviye başlanır. Kullanılan göz damlaları iki şekilde etki yapar; birincisinde, çoğunlukla göz içi sıvının yapımını azaltır, bir diğer grup da göz içi sıvısının göz dışına çıkmasında az oranda kullanılan ikinci yolu kuvvetlendirir. Genel yaklaşım olarak bir ilaçla ya da nadiren iki ilaç kullanımı ile göz tansiyonu değeri güvenli seviyede tutulamıyor ise cerrahiye karar verilir.

Göz tansiyonu ameliyatı dendiğinde klasik trabekülektomi akla gelir. Ancak yıllardır ilaç ya da trabekülektomi ameliyatlarıyla takip edilen hastalarda, hekimlerin arayış içinde olma halleri azalmamıştır. Her ne kadar altın standart kabul edilse bile ameliyattan sonraki 5 yıl içinde % 60’lara varan komplikasyon beklentisi vardır. Bu durum, daha az komplike ve daha az invaziv bir çok yöntemin doğup gelişmesine yol açmıştır. Mikro İnvaziv Glokom Cerrahisi (MİGC) grubunda onlarca alternatif vardır. Kliniğimizde, Gonioskopi Asiste Transluminal Trabekülotomi (GATT) ameliyatı tercih edilmekte ve başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. Bu yöntemle hasta konforu da artmaktadır.

 

Dr. Öğr. Üyesi Sadık Kavaklı

Göz Hastalıkları Uzmanı

Lokman Hekim Üniversitesi Ankara Hastanesi