Hipertansiyon ve Yeni Koronavirüs Hastalığı COVID-19

Tansiyon Nedir?

Kan, kalpten organların oksijen ve besin ihtiyaçlarının karşılanması amacı ile pompalanır ve vücudun her yerine damarlar aracılığı ile ulaştırılır. Tansiyon ya da kan basıncı, kalbin kanı pompalarken damar duvarında oluşturduğu basınçtır ve mm cıva (nnHg) olarak ifade edilir. Büyük (sistolik) ve küçük (diyastolik) tansiyon olarak ikiye ayrılır. Büyük tansiyon, kalp kasılmasının bittiği anda ölçülen kan basıncı değeridir. Küçük tansiyon ise kalbin gevşediği andaki kan basıncını ifade eder.

Hipertansiyon ya da Tansiyon Yüksekliği Nedir?

Normal kan basıncı değerleri sırasıyla; sistolik için en çok 130 mm Hg, diastolik için ise en çok 85 mm Hg olmalıdır, bu değerler normal kan basıncı değerleridir. Sınırda normal değerler ise sistolik kan basıncı için 130-139 mm Hg, diastolik kan basıncı için ise 85-89 mm Hg dır. Hipertansiyon sınırı ise sistolik kan basıncı için 140 mm Hg, diastolik kan basıncı için ise 90 mm Hg dır.

Hipertansiyonun Nedenleri Nelerdir?

Yüksek tansiyon vakalarının % 90 ile % 95’inde sebep bilinmez, kan ve idrar tahlilleri normal çıkar, bu tip hipertansiyona tıp dilinde Esansiyel Hipertansiyon veya Primer (birincil) Hipertansiyon denilir. Geri kalan % 5 veya % 10 ‘luk hipertansiyon grubunda ise altta yatan başka bir hastalık veya hastalıklar vardır. Bu hastalıklar böbrek hastalığı (böbrek dokusu hastalığı ya da böbrek atar damarında darlık) ya da hormonal hastalıklardır (tiroid bezi bozukluğu, böbrek üstü bezi bozukluğu vs.). Bu hastalıklar dolaylı olarak hipertansiyona sebep olur.

Hipertansiyon Sık Görülen Bir Hastalık Mıdır?

Evet, toplumun %20’sinde hipertansiyon vardır, bu oran 45-54 yaş grubunda yaklaşık %40, 55-64 yaş grubunda ise yaklaşık %50’dir. Bu nedenle toplumun her yaş grubundan bireyler yılda en az bir kez tansiyonlarını kontrol ettirmelidirler.

Kan Basıncı Neden Yükselir?

Kalıtım: Ailesinde yüksek tansiyon hastası bulunan kimselerde hipertansiyon gelişme riski artmıştır.
Yaş: Yüksek tansiyon genellikle 35 ile 50 yaşları arasında ortaya çıkar. Daha erken yaşta veya daha geç yaşta başlayan yüksek tansiyonun ikincil tansiyon olma olasılığı daha yüksektir ve kuşkulanıldığında da daha ileri tetkiklerin yapılması gerekmektedir.
Tuz: Dünya sağlık örgütünün önerdiği günlük tuz tüketim sınırı 6 gramdır. Yapılan çalışmalar Türk toplumundaki tuz tüketiminin günde 16 grama kadar çıktığını göstermektedir.
Şeker Hastalığı: Şeker hastalarında yüksek tansiyonun ortaya çıkma riski, şeker hastası olmayanlara göre daha fazladır.
Şişmanlık: Fazla kilo tuz tutulumunu ve şeker riskini arttırarak yüksek tansiyona zemin hazırlar.
Sigara: Sigara, hem tansiyonun yükselmesine yol açar hem de yüksek tansiyonun damarlar üzerindeki zararlı etkilerini hızlandırır.
Stres-sinir: Aşırı sıkıntılı bir yaşam biçimi, yüksek tansiyonun ortaya çıkması için zemin hazırlar.
Hareketsizlik: Düzenli yapılan egzersiz ve spor, yüksek tansiyonun kontrol altına alınmasını kolaylaştırır.
Alkol: Yüksek miktarda alındığı anda tansiyonda geçici düşmeye, fakat ertesi gün tuz tutulumu yaparak kan basıncında yükselmeye yol açar. Yüksek kalori içermesi nedeniyle kilo alımı ve şeker dengesinin bozulmasına neden olur.

Hipertansiyonun Ne Gibi Zararları Vardır?

Hipertansiyon, beyin kanaması ve felç, gözde görme kaybı, kalp yetmezliği ve kalp krizi, böbrek yetmezliği, bütün damarlarda da daralmalara neden olabilir. Kan basıncı değerleri normal sınırlarda tutulursa hipertansiyon hastaları bu sayılan hastalıklardan korunurlar.

Hipertansiyon Tedavi Edilebilir Mi?

Evet edilebilir. Ancak hipertansiyon tedavisinin ömür boyu süreceği unutulmamalıdır. Tedavide kullanılan ilaçlarla kan basıncı normal sınırlara düşer, ancak tedavi kesilirse kan basıncı yine eski değerlerine ulaşacaktır. Bu nedenle tedaviye ara verilmemelidir ve en az yılda bir kez doktorunuza kontrol için gidilmelidir.

Hipertansiyonun Tedavisi Nasıldır?

Hastalık ömür boyu sürdüğü için tedavisi de ömür boyu olacaktır. Kan basıncını normale indirmek için öncelikle hayatımızda bazı değişiklikler yapmamız gerekir. Hipertansif hastalara önerilen ilaç dışındaki yaşam tarzı değişikliği olarak ifade edilen tedavilerin çoğu sağlıklı yaşam için normal bireylerde de geçerlidir. Yaşam düzeninin değiştirilmesi hipertansiyonu tek başına kontrol edebileceği gibi ilaç gereken durumlarda ilaç dozunun azaltılmasına da olanak sağlamaktadır. Yaşam tarzı değişimi içinde yer alan önlemler tuz tüketimini azaltmak, sigara kullanıyorsak kesmek ve alkolü sınırlamak, kilo fazlası varsa uygun bir diyet ile kilo vermek, düzenli bir yaşam ve stresten uzak durmak ve düzenli egzersiz yapmaktır (örneğin haftada 5 gün, en az yarım saat tempolu yürüyüş yapmak gibi). Beslenme konusunda sebze ve meyveden zengin, haftada 2-3 gün balık, yağ olarak zeytinyağı tüketilen Akdeniz tipi beslenme önerilmektedir.

İlaç Tedavisi

Sınırda ya da hafif dereceli hipertansiyonunuz var ise ilaca gerek kalmadan yaşam tarzınızda yapacağınız değişiklikler ile tansiyonunuz kontrol altında olacaktır. Ciddi hipertansiyon varlığında ise yaşam tarzı değişikliği ve ilaç tedavisi aynı anda başlanmalıdır. İlaç tedavisinde kullanılacak ilaçların cinsi, dozu ve çeşitliliği tamamen doktorunuzun kontrolü altında olmalıdır. Doktorunuz bu amaç için bazen bir, bazen de birden fazla ilaç kullanabilir. HT hastalarının üçte ikisi birden fazla ilaç kullanmakta ve etken maddeler çok farklı olduğundan bazen bir tableti 1.5 mg bir ilaç, 160 mg olan diğer bir ilaca eş güçte kan basıncını düşürebilmektedir. Hipertansiyon tedavisinde hasta ve hekim işbirliği çok önemlidir. Bu anlamda tedavi sorumluluğunu iki tarafın da üstlenmesi gereklidir. İlaç kullanımı sırasında önerilen saatlere uyum, uygun bir aletle tansiyonun takibi, herhangi bir yan etki görüldüğünde hekiminize geri dönmeniz, ilaçları bilgi vererek kesmeniz veya değiştirmeniz tedavi başarısını arttıracaktır.

Hipertansiyonda Kullanılan İlaçlar Alışkanlık Yapar Mı?

Hayır yapmaz, ancak yaş ilerledikçe azalan damar elastikiyeti nedeniyle kan basıncı kontrolü için alınan ilaç sayısı ya da dozu az gelebilir, bu durumda yeni ilaç eklenmesi veya kullanılan ilacın dozunun artırılması gerekebilir. Her ilaç grubunun kendine has bazı yan etkileri vardır, doktorunuza bu yan etkilerin neler olduğunu sorunuz.

Tedavide Önerilen İlaçları Ne Zaman Almalıyım?

Bu konuyu özellikle doktorunuza sorunuz, ancak genel olarak tansiyon ilaçları sabah kalkınca hemen alınır. Özel bazı durumlarda hastaların kan basıncı gece beklendiği şekilde gündüze kıyasla daha düşük olmayabilir, bu durumda doktorunuzun da önerisiyle ilaç(lar) akşam da alınabilir.

Kan Basıncımı Kendim Ölçebilir Miyim?

Evet ölçebilirsiniz, ancak kan basıncının nasıl ölçüleceği konusunda yeterli bilgiyi bir doktor veya eğitim programından öğrenmeye çalışınız. Elektronik bilek ve koldan kan basıncı alan aletler de kullanılabilir, ancak bu aletlerin güvenilirliğini anlamak amacı ile cıvalı bir tansiyon aleti ile alınan değerlerle karşılaştırmasının yapılması uygun olur. En doğru sonuç veren alet cıvalı ölçüm cihazlarıdır.

Kan Basıncımı Ölçerken Nelere Dikkat Etmeliyim?

Kan basıncı ölçülmeden önce en az 5 dakika dinlenmelisiniz, son yarım saat içinde kafeinli içecekler veya sigara içmemiş olmalısınız. Tansiyon aletiniz kolunuzun çevresini ve boyunu yeterli olarak sarmalıdır, dinleme cihazını (stetoskop) tansiyon aletinin manşonu altına sokmamalısınız.

Hipertansiyon ve Yeni Koronavirüs Hastalığı COVID-19

Çin’in Wuhan kentinden elde edilen verilere göre (11 Şubat 2020 tarihine kadar 72 bin 314 hasta) kardiyovasküler hastalığa sahip COVID-19’lu hastaların ölüm oranı %10,5 iken, bu oran şeker hastalığı olanlarda % 7,3; kronik akciğer hastalığı olanlarda % 6,3; hipertansiyonu (HT) olanlarda % 6 ve kanser hastalarında ise %5,6 olarak bildirilmiştir. İtalya’da COVID-19 nedeniyle ölen hastaların (20 Mart tarihine kadar 481 hasta) %74’ünde hipertansiyon ek hastalık olarak ilk sırada bildirilirken; ABD’de % 32 oranı ile şeker hastalığı (yoğun bakıma yatışı olan 31 Mart tarihine kadar 457 hasta) ek hastalık olarak ilk sırada yer almıştır.

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın 1 Nisan 2020 tarihinde yaptığı açıklamaya göre; ülkemizde COVID-19 nedeniyle hayatını kaybeden hastaların %79,5’ini 60 yaş üstü bireylerin oluşturduğu görülmüştür. Ayrıca yapılan bu açıklamada, hayatını kaybeden hastaların ek hastalıklarına bakıldığında %68,8 oranı ile hipertansiyon (HT) birinci sırada yer almaktadır. Yoğun bakımda tedavi altında olan hastaların %63,3’ünde hipertansiyon yine sık görülen bir ek hastalık olarak dikkat çekmektedir.

Tüm bu veriler; başta hipertansiyon olmak üzere kalp damar hastalıkları ile COVID-19 arasında nedensel bir bağ kurulmasına yol açmıştır. Ancak bu verilerin yorumlanmasında hayli dikkatli olmak gerekir; zira COVID-19’da en yüksek mortalite ve morbidite 60 yaş üstü popülasyonda gözlenmekte ve bu grup tüm ölenlerin %84’ünü oluşturmaktadır. COVID-19 ile ilgili ilk yayınlarda hipertansiyon ile mortalite-morbidite ilişkisi yaşa göre düzeltilmiş analizlerde incelenmemiştir. Bu nedenle kesin bir ilişkinin varlığı şüphelidir. Yani ölüm oranlarını tek başına hipertansiyon veya eşlik eden ileri yaş ve diğer hastalıkları nedeniyle arttığı net değildir. Nitekim diğer risklere göre düzeltilmiş analizlerin yapıldığı son bir değerlendirmede hipertansiyon ve COVID-19 hastalığının seyri arasında ilişki bulunamamıştır. Bu nedenle önceki klinik raporlar ve yayınlar, hipertansiyonun COVID-19 seyri ve ölüm oranları açısından bir risk faktörü olarak kabul edilmesini sağlamak ve nedensellik ilişkisi kurmak açısından yetersiz olup, ön planda yayımlandıkları ülke ve bölgelerin hipertansiyon sıklığını yansıtıyor gibi görünmektedir. hipertansiyon ve kalp damar hastalıkları sıklığının ilerleyen yaş ile birlikte artmakta ve bu iki hastalık sıklıkla birlikte görülmektedir. Yani hipertansiyon hastalarında başlangıçta belirtilen COVID-19 nedeniyle artmış ölüm oranları bu hastaların ileri yaşta olması ve sıklıkla eşlik eden kalp damar hastalıklarına bağlıdır. Günümüzde hipertansiyonun tek başına hastalığın seyri ve ölüm riski ile ilişkili olmadığı ancak ileri yaş, eşlik eden kalp damar ve böbrek hastalıkları nedeniyle riski artırdığı kabul edilmektedir.

Tansiyon İlacımı Değiştirmeli Miyim?

COVID-19’a bağlı ciddi solunum yetmezliği ve akciğer hastalığı gelişiminde virüsün (SARS-CoV-2), hücre içerisine anjiotensin dönüştürücü enzim 2 (ACE2) aracılığı ile girdiği bilinmektedir. Bu nedenle bir takım tansiyon ilaçlarının (ACE inhibitörleri (ACEİ) ve anjiotensin reseptör blokörlerinin (ARB)) COVID-19 yatkınlığını ve hastalığın ciddiyetini artırabileceği tartışmaları başlamıştır. Yakın dönemde yayınlanan farklı toplumlarda yapılan üç çalışmada bu ilaçların kullanımının SARS-CoV-2 enfeksiyona yatkınlığı artırdığına dair herhangi bir bulgu tespit edilmemiştir. Ayrıca COVID-19’u olan hastalarda bu ilaçların kullanımı ile hastalık ciddiyeti veya ölüm riski ile arasında da ilişki saptanmamış ve hastalık sürecine olumsuz etkisi olduğuna dair kanıt bulunmamıştır. Sonuç olarak hastanın kullanmakta olduğu ilacın pandemi döneminde değiştirilmesine gerek yoktur.

Hipertansiyon Hastaları Pandemi Döneminde Neler Yapmalıdır?

  • İlaçlarınızı önerilen şekilde düzenli olarak kullanın
  • İlaçlarınız ile etkileşebilecek diğer ilaçları (çoğu ağrı kesiciler, grip ilaçları gibi) kullanmaktan kaçının
  • Tuz, kahve ve alkol tüketiminizi azaltın
  • Zorunlu olmadıkça evden dışarı çıkmayın
  • Dışarı çıkmak zorunda kaldığınızda mutlaka maske kullanın
  • Kalabalık ortamlardan uzak durun
  • Sosyal izolasyon yani çevrenizdeki insanlardan 3-4 adım uzak durma kuralına uyma konusunda taviz vermeyin
  • El hijyenine önem verin. Ellerinizi sık sık, uzmanların önerdikleri şekilde 20 saniye yıkayın. Eğer ellerinizi yıkama olanağınız yoksa alkol bazlı el temizleyicileri kullananabilirsiniz.
  • Ellerinizle göz, ağız ve burnunuza dokunmayın
  • Havlu gibi kişisel eşyaları ortak kullanmayın
  • Bulunduğunuz ortamı sık sık havalandırın
  • Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için sağlıklı ve dengeli beslenin
  • Yeterli ve kaliteli uyumayı ihmal etmeyin
  • Bol bol sıvı tüketin (kilo başına 30 ml veya günlük 2-2.5 lt su için)
  • Evde düzenli olarak, haftada 5 gün, yarım saat süreyle hafif fiziksel egzersiz yapın
  • Tansiyonlarınız kontrol altında değil ise, göğüs/sırt ağrısı, nefes darlığı, şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, denge kaybı gibi yakınmalarınız varsa mutlaka doktorunuza başvurun.

 

Prof. Dr. Özcan Özdemir
Kardiyoloji Uzmanı
Lokman Hekim Sağlık Grubu

Kardiyoloji bölümümüzden randevu almak için aşağıdaki formu doldurmanız yeterli olacaktır.

Ad Soyad:

Telefon Numarası:

E-Posta Adresi:

Hastane: