Akay Hastanesi

Stres

Stresle mücadele de en büyük kural:

Her şeyden önce ben, sonra hayat ve bir başkası !

Hepimiz öğretilmiş bir hayatı sürdürmeye mahkum ediliriz çocukluk yıllarımızdan itibaren. İyi bir çocuk olmak demek anne ve babasını üzmeyen, istediklerini yerine getiren bir çocuk olmak. İşte bu başkalarını mutlu etme oyunu zamanla yaşam felsefesine dönüşür.

Sevgiliniz, eşiniz, çocuklarınız, anneniz, babanız, kardeşiniz… Hayatınızda sizin için önemli olan kişileri alt alta sıraladığınızda kendinizi bu sıralamanın neresine koyduğunuz önemlidir.

Hayatınızda kurduğunuz cümlelerinizin ne kadarı ‘ben’ kelimesini kapsıyor ?. Öyle sadece gelişi güzel ben’ler değil tabi. Benim istediğim, benim sevdiğim, benim zamanım, benim kararım… İnsanlar çok fazla ben diyen insanları toplumumuzda bencil olarak etiketliyorlar. Oysa bencillik bir başkasının önüne kendimizi koymaktır. benim bahsettiğim ise bi başkasını sadece yanımıza koymak. İnsan ben demez ise kimse ona sen demez. böylelikle de iş hayatı, özel ilişkiler, aile yaşamı derken hep stresi yaşayan kişi biz oluruz. Çünkü kendi ben’ini yok sayan insanı kimse var saymaz.

Bir başkasının bize biçtiği hayatı yaşamak kendine yabancılaşmanın ta kendisidir. Düşünsenize hangimiz kendimi dünyamıza, hislerimize, tercihlerimize yada sevdiklerimize ait olmayan şeyleri yaşarken mutlu ve stresten uzak olabilir.

işte bu yüzden hayatta başımıza gelen ve stres yaratabilecek olaylarda önce ‘ben’ demeliyiz. bir başkaları değil, onlar değil. İşimi kaybedersem ailemi nasıl geçindiririm ? Kendinden önce bir başkasını düşünmek bizi sadece iyice strese sokar. unutmayın siz iyi oldukça çevrenizi iyi edersiniz. Siz varsanız onlar var. Bu yüzden bırakın biraz bencil olun. En azından yine kendiniz için bile olmasa onlar için bencil olun. Hayata küsmüş bir anne bebeğine ne kadar iyi bakabilir ki? Stresten sürekli yatakta kalmak isteyen bir iş adamı, ne kadar verimli çalışabilir ki ?

Sizin ‘ben’leriniz iyi olmadan kimse, hiç bir şey iyi olmayacak..

Başkasını çok sevmemiz, başkası ile hayatımızı birleştirmiş olmamız, başkasının ihtiyaçlarına duyarlı olmamız veya başkasının hayatımıza katkısı olması… Hiçbiri kendimizi “sona” koyarak başımızı göğe eriştirmeyecektir. Bizler kendimizi sona koyduğumuzda, bir başkasının bizi “bir” numaraya koyabilmesine imkan da yoktur. Çünkü hayatta neye inanıyorsak bu çoğalır; biz eğer arkada olduğumuza, hak etmediğimize, başkasının isteklerinin -ihtiyaçlarının, gereksinimlerinin, varlığının- bizden daha önemli olduğunu düşünüyorsak, buyurun stres hayatınızın her alanında size eşlik etmeye hazır.