Osteoporoz ile Kemiklerin Tehlikede

Osteoporoz kemik kütlesinde azalma ve kemik dokusunun mikromimarisinde bozulma sonucu, kemik kırılganlığında artış ve kırığa yatkınlıkla karakterize progresif sistemik bir iskelet hastalığıdır.  Türkiye’de 50 yaş ve üzeri bireylerin %50'sinde osteopeni, %25'inde osteoporoz görülmektedir.Tüm ırklarda kadınların erkeklere oranı daha yüksek olup, yaşla birlikte sıklığı artar. Tüm dünyada insan yaşamının uzaması, yaşlı nüfusun artması osteoporozu önemli bir sağlık sorunu haline getirmektedir.

Osteoporoz Belirtileri

En önemli komplikasyonu kırıktır ve kırık oluşuncaya kadar sessiz kalabilir. Kırıklara ikincil birçok sağlık sorunu yaratabilir (kas iskelet sorunları, restriktif akciğer hastalıkları, gastrointestinal yakınmaları vb), immobiliteye, günlük yaşam aktivitesinde bağımlılığa yol açabilir ve hatta ölümcül olabilir. Osteoporoz kırık oluşmadan tanınabilir ve etkin biçimde tedavi edilebilir.

Tanı

KMY (Kemik Mineral Yoğunluğu ölçümü) ile veya frajilite kırığı tespit edilmesiyle konur.

Önleme ve Tedavi

İlk hedef korunmadır. Kemik gücünde genetik (temel belirleyici) ve edinsel faktörler rol almaktadır. Kemiğin sağlıklı gelişmesine yönelik etkiler fetal hayatta başlar, çocukluk ve erken erişkinlik döneminde devam eder. Osteoporoz ile ilgili farkındalık düzeyi erken yaşlarda arttırılmalı, doruk kemik kitlesine ulaşmak ve kemik kaybını azaltmak için önleme yaklaşımları hayat boyu devam etmelidir. Bunlar doğru beslenme, yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı, düzenli egzersiz, sigara kullanılmaması ve alkol kullanımının sınırlanması olarak özetlenebilir. İkinci hedef riskli popülasyonu tarayarak osteoporozun tanısının erken konulmasını sağlamaktır.

Kemik Erimesinin Ortaya Çıkışında Etkili Olan Risk Faktörleri Şunlardır

  • Yetersiz kalsiyum, fosfor ve D vitamini alımı
  • Kadın cinsiyet ve özellikle de menopoz sonrası dönemde olmak
  • İleri yaş
  • Genetik yatkınlık
  • Cinsiyet hormonlarındaki düşüklükler
  • Tiroid hormonlarına ilişkin bozukluklar
  • Menopoz öncesi dönemde yumurtalıkların alınması
  • Adrenal bez hastalıkları
  • Steroid içerikli ilaç kullanımı
  • Sigara ve alkol kullanımı
  • Hareketsiz yaşam tarzı

Osteoporoz Taraması Önerilen Hasta Grubu

  • 65 yaş üstü bütün kadınlar ve 70 yaş üstü bütün erkekler (risk faktörlerinden bağımsız)
  • 50 yaş altında kadın ve erkeklerde altta* sayılan risk faktörleri geçerli olup ek olarak aşağıdaki durumlarda da tarama önerilir:

Hipogonadizm ya da erken menopoz 

2. Sekonder OP nedenlerinin varlığı

  • Kırık için risk faktörü taşıyan 65 yaş altı postmenopozal kadın, perimenopozal kadın ve 50-69 yaşında erkek aşağıdaki risk faktörlerinden birinin varlığında

*Frajilite kırığı; ≥3 ay süre ≥5 mg/gün prednisolon ya da eşdeğeri glukokortikoid kullanımı; Sigara; Artmış alkol tüketimi; Düşük VKİ(vücut kitle indeksi) ya da majör kilo kaybı; Romatoid artrit; OP ile ilişkili hastalık öyküsü; OP açısından yüksek riskli ilaç kullanım öyküsü; Direkt grafilerde kırık varlığı

Tedavi

Osteoporoz tanısı konulan hasta grubunda hedef uygun tedavi yaklaşımlarının uygulanmasıdır. Tedaviler farmakolojik ve nonfarmakolojik olmak üzere iki başlık altında toplanır. Önleme ve tedavi yaklaşımlarında amaç; sağlıklı iskelet gelişiminin sağlanması ve optimal kemik kütlesine ulaşmak, yaşa bağlı ya da sekonder nedenlerle gelişebilecek kemik kaybını önlemek, iskeletin yapısal bütünlüğünü korumak ve kırık oluşmasını önlemektir. Kırık gelişen hastalarda ise hedef kırığa bağlı komplikasyonlar ve özürlülüğün önlenmesi, bağımsız yaşamın sürdürülmesi ve yaşam kalitesinin yükseltilmesidir.

Nonfarmakolojik Tedavi

Beslenme; kalsiyum; D vitamini; alkol ve sigaradan kaçınma; egzersiz; düşmelerin önlenmesi; kalça koruyucular.

Egzersiz

Büyümede mekanik stimuluslar kemiğin yapısının, biçim ve bütünlüğünün belirleyicisidir. Yetişkinde ise kemiğin mekanik streslere adaptasyonu, hasar tamiri ve mineral homeostazı kemik döngüsünün esasını teşkil eder. Egzersiz kemik gücünü arttırma/korumanın yanı sıra çevre yumuşak dokuyu kuvvetlendirir, kas gücünü ve dengeyi arttırır, postürün korunmasını sağlar ve deformite oluşmasını engeller.

Yük bindiren egzersizler, aerobik egzersizler, güçlendirme egzersizleri, postür, koordinasyon, denge, vibrasyon egzersizleri, çok unsurlu programlar tercih edilir. Hastalar yaş, komorbiditeler, kırık riski, kardiyopulmoner performans, kas gücü, denge açısından değerlendirilmelidir. Hastalara günlük aktiviteler ve egzersizler sırasında uygun postürü sürdürmeleri, güvenli hareket etmeleri öğretilir.Vertebraya kompresif yük bindiren omurga fleksiyon ve rotasyon hareketlerinden kaçınılmalıdır.

Yük bindiren egzersizler

Yerçekimine karşı dik pozisyonda vücut ağırlığıyla yapılan egzersizlerdir. Yürüme düşük etkili; koşma, merdiven çıkma, dans etme, ip atlama, tenis yüksek etkili.Yüksek impaktlı egzersizler KMY arttırmada daha etkili olsalar da eklem sorunlarına yol açma ve düşme riskleri açısından dikkatle uygulanmalı; vertebra kırığı olan, kırık riski yüksek olan hastalarda tercih edilmemelidir.

Aerobik komponenti kardiyovasküler sisteme de yararlı olmasını sağlar Haftada 3-5 kez, 20-30 dakika.

Güçlendirme egzersizleri kırıkların beklendiği bölgelere odaklanmalı. Kalça, diz, karın, ayak-ayak bilek, el bilek, sırt. Vücut ağırlığı, elastik bantlar, serbest ağırlıklar, özel cihazlarla yapılabilir. Frajil bir omurgada sırt ekstansör egzersizleri oturur pozisyonda başlayıp daha sonra pron pozisyona geçilebilir. Haftada en az 2 kez, 8-12 tekrar, en az 10 dk ortalama 20-30 dk yapılır.

Denge egzersizleri düşmelerin engellenmesinde önemlidir. Egzersizler sırasında hasta tutunabileceği bir desteğe yakın olmalıdır. Hem statik hem dinamik dengeye çalışılmalıdır. Her gün, 15-20 dakika yapılmalıdır. Tai Chi de denge ve koordinasyon için yararlı bulunmuştur.

Postür egzersizleri Kifoz denge bozukluğu yapan nedenlerden biri, sırt ekstansörleri güçlendirme ve postür egzersizleri de dengeye katkı sağlar; kifozu azaltarak vertebra ön yarısına binen yükü azaltır, stabiliteyi arttırır .

Fleksibilite egzersizleri kas esnekliği ve boyunu, eklem hareketini korumak, postürü düzeltmek, ağrıyı azaltmak için yararlıdır.

Akuatik egzersizler KMY üzerinde pozitif etki sağlamasa da kardiyovasküler sistem ve fleksibilite üzerindeki olumlu etkileri nedeniyle diğer egzersizleri yapamayan hastalarda düşünülebilir.

Kompliyansı arttırmak için, hastanın sevdiği egzersiz, orta şiddette az tekrarlı bir program, grup ile egzersiz yapma, egzersiz günlüğü önerilebilir; doktor ile sık temas kurulması da egzersizlerin doğru biçimde ve düzenli yapıldığına emin olmayı sağlar.

Uzm. Dr. Shahla Vahıdfar
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
Lokman Hekim Demet Tıp Merkezi

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümümüzden randevu almak için aşağıdaki formu doldurmanız yeterli olacaktır..

 
Whatsapp Запись к врачу