Uzm. Klinik Psk. Duygu Murat: Her Çocuğun Okula Uyum Hızı Farklıdır

Uzm. Klinik Psk. Duygu Murat çalışma odasında

Okula başlarken bazı çocukların heyecan ve merak, bazılarının ise kaygı veya korku yaşayabileceğini belirten Uzm. Klinik Psk. Duygu Murat, ailelerin çocukları birbiriyle kıyaslamak yerine her çocuğa kendi hızında ilerlemesi için zaman tanımaları gerektiğini söyledi.

Yeni eğitim-öğretim yılı, çocuklar kadar aileleri de etkileyen bir uyum sürecini beraberinde getiriyor. Lokman Hekim Üniversitesi Ankara Hastanesi Uzm. Klinik Psikoloğu Duygu Murat, okulun ilk günlerinde görülen farklı tepkilerin çocuğun mizacı, ihtiyaçları ve gelişim hızıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Murat’a göre kimi çocuk okula heyecanla yaklaşırken kimi çocuk korku, kaygı veya belirsizlik yaşayabilir. Murat, ailelerin çocuğun yaşadığı korku, kaygı veya belirsizliğin nedenini anlamaya çalışması ve verecekleri desteği çocuğun o anda neye ihtiyaç duyduğunu dikkate alarak şekillendirmesi gerektiğini aktarıyor.

Kıyaslanan çocuk kendisini yetersiz hissedebilir

Bir çocuğu okulun ilk günlerinde arkadaşları veya kardeşleriyle karşılaştırmak, onu cesaretlendirmekten çok kendisini yetersiz hissetmesine neden olabilir. Arkadaşının ağlamadığı ya da ablasının ilk günden alıştığı hatırlatıldığında çocuğun kendi tepkisi, başka bir çocuğun davranışı üzerinden değerlendirilmiş olur.

Her çocuğun mizacı, ihtiyaçları ve gelişim temposu birbirinden farklı olduğu için okula uyum da aynı şekilde ilerlemez. Murat, ailelerin çocuklarını başkalarıyla yarıştırmak yerine çocuklarının gösterdiği çabayı fark etmelerini ve küçük ilerlemeleri takdir etmelerini öneriyor.

Desteklemek, süreci çocuğun yerine yönetmek değildir

Bazı çocukların yeni ortamlara alışması daha uzun sürebilir. Murat, bu nedenle ailelerin süreci hızlandırmaya çalışmaması ve çocuğa ihtiyaç duyduğu zamanı vermesi gerektiğini belirtiyor. Ebeveynin görevi çocuğun bütün adımlarını onun yerine üstlenmek değil, ihtiyaç duyduğu yerde yol göstermek ve yanında olduğunu hissettirmektir.

Murat, çocuğa kendi hızında ilerlemesi için zaman tanıyan ve gerektiğinde yol gösteren bu yaklaşımın zamanla çocuğun kendi baş etme becerilerini geliştirmesine yardımcı olabileceğinin altını çiziyor. Uyum sürecinde yalnız sonuca değil, çocuğun gösterdiği çabaya da odaklanılması gerektiğini belirten Murat, küçük başarıların takdir edilmesinin özgüveni desteklediğini; sürekli eleştirinin ise özgüveni olumsuz etkileyebileceğini aktarmakta.

Ebeveynin kaygısı davranışlara da yansıyor

Çocuklar, anne ve babalarının sözlerinden olduğu kadar davranışlarından, jestlerinden ve mimiklerinden de etkilenir. Bu nedenle ebeveynin kendi kaygısını yönetmesi, çocuğun kaygısını artırabilecek söz ve davranışlardan kaçınarak güven veren bir tutum sergilemesi gerekir.

Çocuk “Korkuyorum” veya “Gitmek istemiyorum” dediğinde ise ilk adım, bu sözleri küçümsemek ya da yaşadığı duyguyu hemen ortadan kaldırmaya çalışmak değil, onu dinlemektir. Çocuğa duygusunun anlaşılır olduğunu hissettiren ve yeni başlangıçların zaman zaman zor gelebileceğini kabul eden bir yaklaşım, kendisini güvende hissetmesini destekleyebilir.

Murat, ailelerin bu dönemde benimsemesi gereken yaklaşımı, “Okula uyum bir yarış değildir ve her çocuk kendi temposunda ilerler” sözleriyle özetledi.

Önceki
Üroteknoloji ve Ürolojide İnovasyon Toplantısı Lokman Hekim Akay Hastanesi’nde Gerçekleştirildi

Lokman Hekim Sağlık Grubu Erişilebilirlik Araçları

Metni büyüt
100%

Hızlı profiller

Bir kez uygulayın, tekrar tıklayarak kaldırın.

Metin ve okuma

Gezinme ve vurgu

Hareket ve ses

Renk modları

Etkin modu tekrar tıklayarak normal görünüme dönün.

Bu araç görüntüleme tercihleri sunar; erişilebilirlik uygunluğunu tek başına garanti etmez.