Girişimsel ağrı tedavisi ağrıyı tamamen geçirir mi?
Her zaman değil. İşlemin amacı ağrıyı azaltmak ve günlük işlevleri iyileştirmektir; elde edilecek sonuç ağrının kaynağına ve seçilen yönteme bağlıdır.
Hastaneler ve Merkezler
Tüm hastaneler ve merkezlerTıbbi Birimler
Tüm tıbbi birimlerUzmanlık alanları
Hastaneler ve Merkezler
Ankara
Lokman Hekim Akay HastanesiÇankayaLHÜ Ankara HastanesiSincanLokman Hekim Etlik HastanesiKeçiörenLokman Hekim Demet Tıp MerkeziYenimahalleLokman Hekim Üniversitesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma MerkeziÇankayaLokman Hekim Üniversitesi Sağlık Danışmanlık HizmetleriÇankayaİstanbul
Lokman Hekim İstanbul HastanesiPendikVan
Lokman Hekim Van HastanesiCumhuriyet MahallesiYurt dışı
Lokman Hekim Erbil Tanı ve Görüntüleme MerkeziErbil, IrakLokman Hekim Medical CenterBişkek, KırgızistanTıbbi Birimler
Uzmanlık alanları
KardiyolojiKadın Hastalıkları ve DoğumOrtopedi ve TravmatolojiGastroenterolojiGenel CerrahiGöz Sağlığı ve HastalıklarıKulak Burun Boğaz (KBB)NörolojiÖne çıkan merkezler
Tüp Bebek MerkeziHavacılık Tıp Merkeziİşitme ve Denge MerkeziVertigo ve Denge MerkeziHasta Rehberi
Girişimsel ağrı tedavileri, ağrıya neden olduğu düşünülen yapı veya sinir yoluna iğne, kateter, radyofrekans enerjisi ya da kontrollü soğuk uygulamasıyla ulaşan yöntemlerin genel adıdır. Bu yöntemler, ağrı tıbbı olarak da bilinen algoloji alanında yer alır. İşlem çoğunlukla ultrason veya skopi gibi görüntüleme yöntemleri eşliğinde yapılır. Amaç her zaman ağrıyı tamamen ortadan kaldırmak değildir; ağrıyı azaltarak hareketi, uykuyu, günlük yaşamı ve rehabilitasyona katılımı kolaylaştırmak da tedavinin önemli bir sonucudur. Bu yöntemler her ağrıda ilk seçenek değildir ve ağrıya yol açan hastalığı her zaman ortadan kaldırmaz. Önce ağrının kaynağı ve girişimden beklenen yarar belirlenir.
Girişimsel ağrı tedavisi tek bir işlem değildir. Tanısal sinir blokları, hedefe yönelik ilaç enjeksiyonları, epidural uygulamalar, radyofrekans termokoagülasyon, kriyoablasyon ve belirli kanser ağrılarında kullanılan sempatik sinir blokları bu başlık altında değerlendirilebilir. Omurilik pili veya ilaç pompası gibi yerleştirilen sistemler ise daha ileri ve ayrı bir değerlendirme süreci gerektirir.
Seçilecek yöntem ağrının adına göre değil, ağrıyı oluşturan mekanizmaya göre belirlenir. Örneğin bel ağrısı faset ekleminden, sinir kökünden, sakroiliak eklemden, kastan veya farklı bir hastalıktan kaynaklanabilir. Aynı bölgede hissedilen iki ağrı bu nedenle aynı işlemle tedavi edilmez.
Değerlendirme ağrının ne zaman başladığı, nerede hissedildiği, nereye yayıldığı, hangi hareketlerle arttığı ve günlük yaşamı nasıl etkilediğiyle başlar. Muayene bulguları daha önceki tetkikler ve uygulanan tedavilerle birlikte ele alınır. MR, bilgisayarlı tomografi veya ultrason gibi görüntülemeler ancak sonucu tedavi kararını değiştirecekse istenir. Görüntülemede görülen her değişiklik ağrının kaynağı olmayabilir.
Ağrının belirli bir eklemden veya sinir dalından geldiği düşünülüyorsa tanısal blok yapılabilir. Hedef bölgeye kısa etkili lokal anestezik verilir ve ağrıdaki değişim izlenir. Belirgin ve beklenen süreyle uyumlu rahatlama, hedeflenen yapının ağrıya katkıda bulunduğunu destekler; tek bir blok sonucu ise her zaman kesin tanı anlamına gelmez.
Girişimsel yöntemler, ağrının kaynağı hedeflenebildiğinde ve daha basit tedaviler yeterli yarar sağlamadığında gündeme gelir. Değerlendirilebilecek durumlar arasında şunlar bulunur:
Bu listedeki tanılardan birinin bulunması tek başına girişim yapılacağı anlamına gelmez. Ağrının süresi, muayene bulguları, işlev kaybı, önceki tedavilere verilen yanıt ve işlem riskleri birlikte değerlendirilir.
Yeni gelişen veya hızla ilerleyen kol ya da bacak güçsüzlüğü, idrar veya dışkı kontrolünün kaybı, kasık ve oturma bölgesinde uyuşma, yüksek ateşle birlikte şiddetli bel ya da boyun ağrısı, ciddi travma sonrasında başlayan ağrı veya aniden ortaya çıkan alışılmadık derecede şiddetli ağrı acil değerlendirme gerektirir. Bu belirtilerde girişimsel ağrı randevusu beklenmemeli; Acil Servise başvurulmalıdır.
Sinir bloğunda lokal anestezik, gerektiğinde başka bir ilaçla birlikte hedeflenen sinir veya sinir ağının çevresine verilir. İşlem ağrının kaynağını test etmek, geçici rahatlama sağlamak veya bir sonraki tedaviye uygunluğu değerlendirmek için kullanılabilir. Enjeksiyonun içeriği ve hedefi ağrının nedenine göre belirlenir.
Epidural veya seçici sinir kökü enjeksiyonları, sinir kökü çevresindeki iltihabi sürecin belirgin olduğu bacağa veya kola yayılan bazı ağrılarda değerlendirilebilir. Kronik ve nedeni belirsiz bel ağrısında rutin enjeksiyon yapılması önerilmez. Siyatikte epidural kortikosteroid enjeksiyonlarının ortalama yararı küçük ve daha çok kısa dönemlidir; cerrahiyi kesin olarak önlediği veya kalıcı iyileşme sağladığı söylenemez.
Radyofrekans termokoagülasyonda özel iğnenin ucunda kontrollü ısı oluşturularak ağrıyı taşıyan hedef sinir dalının iletimi azaltılır. İşlemden önce iğnenin konumu görüntüleme ve elektriksel uyarı testleriyle kontrol edilebilir. Faset eklem kaynaklı bel ağrısında radyofrekans, genellikle tanısal medial dal bloğuna belirgin yanıt veren seçilmiş kişilerde değerlendirilir.
Atımlı radyofrekans uygulamasında enerji aralıklı verilir ve klasik termokoagülasyondakiyle aynı ısı etkisi oluşturulmaz. Bu iki yöntem eş anlamlı değildir; hangi tekniğin kullanılacağı hedef sinire ve kanıt düzeyine göre belirlenir.
Kriyoablasyonda hedef sinir çevresinde kontrollü düşük sıcaklık oluşturularak ağrı iletimi geçici olarak kesintiye uğratılır. Sinir zaman içinde yeniden işlev kazanabileceği için etki kalıcı olmayabilir. Kronik kanser dışı ağrılarda bazı çalışmalarda yarar bildirilmiş olsa da araştırmalar arasındaki farklılık yüksektir; yöntem her ağrı türü için aynı kanıt düzeyine sahip değildir.
Çölyak, splanknik veya hipogastrik pleksus gibi sempatik sinir ağlarına uygulanan bloklar, özellikle belirli iç organ ve kanser ağrılarında ilaç tedavisine ek olarak değerlendirilebilir. Nörolizde sinir iletimini daha uzun süre azaltmak amacıyla kimyasal veya fiziksel yöntemler kullanılır. Hedef bölge, beklenen yarar ve olası organ etkileri ayrıntılı olarak değerlendirilmeden uygulanmaz.
Omurilik stimülasyonu ve omurilik çevresine ilaç veren pompalar, diğer tedavilere rağmen devam eden seçilmiş kronik ağrılarda gündeme gelebilir. Kalıcı sistem yerleştirilmeden önce ayrıntılı tıbbi ve psikososyal değerlendirme, uygun yöntemde deneme süreci ve uzun dönem takip planı gerekir. Bu uygulamalar basit bir enjeksiyonla aynı değildir.
Hayır. Girişimsel ağrı tedavileri için kanıt düzeyi, ağrının kaynağına ve uygulanan yönteme göre farklıdır. Belirli faset eklem ağrılarında olumlu tanısal blok sonrasında radyofrekans bazı kişilerde yarar sağlayabilir. Buna karşılık kronik ve özgül bir hedefi bulunmayan omurga ağrılarında rutin enjeksiyon veya ablasyon uygulamalarına karşı çıkan güncel kılavuzlar da vardır. Epidural steroid enjeksiyonlarında yarar çoğunlukla sınırlı ve kısa dönemlidir. Kriyoablasyon ve atımlı radyofrekans için de her kullanım alanında aynı güçte kanıt bulunmaz.
Bu nedenle işlem kararı yalnız MR bulgusuna, ağrının şiddetine veya daha önce başka bir kişide işe yaramış olmasına dayanmaz. Beklenen yarar; işlemin riski, diğer tedavi seçenekleri ve kişinin işlevsel hedefleriyle karşılaştırılır.
Ağrının kaynağı belirlenemiyorsa, hedeflenen girişimi destekleyen muayene veya test bulgusu yoksa ya da işlemden beklenen yarar riskin altında kalıyorsa farklı bir tedavi planı seçilebilir. Aktif enfeksiyon, kontrolsüz kanama bozukluğu, hedef bölgede ciddi cilt enfeksiyonu, kullanılan ilaçlara karşı ciddi alerji veya genel sağlık durumunun işlemi güvenli olmaktan çıkarması girişimi erteletebilir.
Kan sulandırıcı veya pıhtı önleyici ilaç kullanımı her işlem için aynı biçimde yönetilmez. Bu ilaçlar kişinin kendi kararıyla kesilmemelidir. İşlemin kanama riski, ilacın kesilmesinin oluşturacağı pıhtı riski ve kişinin diğer hastalıkları birlikte değerlendirilerek plan yapılır.
Hekime kullanılan ilaçlar, kan sulandırıcılar, diyabet, kalp ve akciğer hastalıkları, ilaç veya kontrast madde alerjisi, gebelik olasılığı ve yakın zamanda geçirilen enfeksiyonlar bildirilmelidir. Kortikosteroid kullanılacaksa kan şekeri ve diğer kişisel riskler ayrıca değerlendirilir.
İşlemin türüne ve sedasyon planına göre açlık, refakatçi ve araç kullanmama gibi hazırlıklar istenebilir. İlaçların hangilerinin alınacağı veya kesileceği sağlık ekibi tarafından açıkça bildirilmeden rutin tedavide değişiklik yapılmamalıdır.
Görüntüleme eşliği hedefin daha doğru belirlenmesine yardımcı olur; hata veya komplikasyon olasılığını sıfıra indirmez.
Tanısal bloktan sonra rahatlama kısa sürebilir; bu, işlemin amacına uygundur. Kortikosteroid içeren enjeksiyonların etkisi birkaç gün içinde başlayabilir. Radyofrekans veya kriyoablasyon sonrasında hedef bölgede geçici hassasiyet görülebilir ve asıl etki hemen ortaya çıkmayabilir. Sağlanan rahatlamanın süresi sabit değildir; sinirin yeniden işlev kazanması, hastalığın ilerlemesi veya farklı bir ağrı kaynağının ortaya çıkmasıyla ağrı geri dönebilir.
Başarılı sonuç yalnız ağrı puanındaki düşüşle değerlendirilmez. Hareketin artması, uyku düzeninin iyileşmesi, günlük işlerin kolaylaşması ve rehabilitasyona daha etkin katılım da izlenir. İşlem yarar sağlamazsa aynı uygulamayı otomatik olarak tekrarlamak yerine tanı ve tedavi planı yeniden gözden geçirilir.
Riskin türü hedeflenen bölgeye, kullanılan ilaca ve uygulanan yönteme bağlıdır. Enjeksiyon yerinde ağrı veya morarma, geçici uyuşma ve güçsüzlük, kanama, enfeksiyon, tansiyon düşmesi, baş dönmesi, alerjik reaksiyon ve ağrıda geçici artış görülebilir.
Epidural ve omurga çevresindeki işlemlerde istemsiz zar delinmesine bağlı baş ağrısı, hematom, sinir hasarı veya ilacın damar içine verilmesi gibi daha ciddi sorunlar seyrek de olsa gelişebilir. Kortikosteroid kan şekerini yükseltebilir ve ilaca özgü başka etkiler oluşturabilir. Göğüs duvarına yakın bloklarda akciğer zarının etkilenmesi; radyofrekansta hedef sinir çevresinde istenmeyen ısı etkisi; kriyoablasyonda cilt veya komşu sinir etkilenmesi gibi yönteme özgü riskler de bulunur.
Giderek artan ağrı veya şişlik, yüksek ateş, işlem yerinde akıntı, durmayan kanama, yeni veya ilerleyen güç kaybı, idrar ya da dışkı kontrolünde değişiklik, şiddetli ve geçmeyen baş ağrısı, nefes darlığı veya göğüs ağrısı gelişirse gecikmeden tıbbi yardım alınmalıdır.
Girişimsel uygulamalar çoğu zaman daha geniş bir ağrı tedavi planının parçasıdır. Ağrının nedenine göre ilaç tedavisi, fizik tedavi ve rehabilitasyon, kişiye uygun egzersiz, uyku ve günlük yaşam düzenlemeleri, psikolojik destek veya cerrahi değerlendirme gerekebilir. Girişimsel bir işlemin yapılması bu tedavilerin gereksiz olduğu anlamına gelmez.
Lokman Hekim Akay Hastanesinde girişimsel ağrı tedavileri kapsamında radyofrekans termokoagülasyon ve kriyoablasyon uygulanabilmektedir. İşlem kararı ağrının kaynağı, daha önce uygulanan tedaviler, kişinin genel sağlık durumu ve beklenen yarar birlikte değerlendirilerek verilir.
İlk değerlendirmeye gelirken önceki muayene notlarının, görüntüleme raporları ile görüntülerin bulunduğu CD veya dijital kayıtların ve kullanılan ilaçların güncel listesinin getirilmesi yararlı olur. Kan sulandırıcı ilaçlar ayrıca belirtilmelidir.
Girişimsel ağrı tedavileri hakkında bilgi almak veya değerlendirme randevusu oluşturmak için sayfadaki formu doldurabilir ya da 444 9 911 numaralı çağrı merkezimizi arayabilirsiniz.
Tedavinin özel ya da tamamlayıcı sağlık sigortanızın kapsamında yer alıp almadığını 444 9 911 numaralı çağrı merkezimizden öğrenebilirsiniz.

Girişimsel ağrı tedavisi ağrıyı tamamen geçirir mi?
Her zaman değil. İşlemin amacı ağrıyı azaltmak ve günlük işlevleri iyileştirmektir; elde edilecek sonuç ağrının kaynağına ve seçilen yönteme bağlıdır.
Sinir bloğu ile radyofrekans aynı işlem midir?
Hayır. Sinir bloğunda hedef bölgeye ilaç verilir. Radyofrekansta ise hedef sinir dalına kontrollü elektrik enerjisi uygulanır; tanısal blok radyofrekans kararından önce kullanılabilir.
Radyofrekans sinire kalıcı zarar verir mi?
Radyofrekans termokoagülasyon, seçilen duyu siniri dalında kontrollü ısı etkisi oluşturur. İğnenin motor sinirlere ve diğer hassas yapılara uzaklığı işlem öncesinde kontrol edilir. Sinir zamanla yeniden işlev kazanabileceği için etki kalıcı olmayabilir; işlem de risksiz değildir.
Girişimsel ağrı tedavisinde hasta uyutulur mu?
Çoğu işlem lokal anesteziyle yapılır. İşlemin türüne ve kişinin durumuna göre hafif sedasyon eklenebilir; genel anestezi her işlem için gerekli değildir.
Kan sulandırıcı kullanırken girişimsel ağrı tedavisi yapılabilir mi?
Bazı işlemler uygun planlamayla yapılabilir. Kan sulandırıcı ilaç kendi kararıyla kesilmemeli; işlem ve pıhtı riski ilgili hekimler tarafından birlikte değerlendirilmelidir.
Web sitesi içeriklerimiz Yayın Danışma Kurulu tarafından onaylanarak yayınlanmaktadır. Bu makale genel bilgilendirme amacı taşır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Herhangi bir sağlık sorununda, uzman bir sağlık profesyoneline danışmanız önerilir.
Kavaklıdere Mahallesi, Büklüm Sokak No:4, 06700 Çankaya/Ankara
444 9 911