Alzheimer Nedir? Belirtileri, Evreleri ve Tedavisi
Alzheimer hastalığı yalnız unutkanlıkla sınırlı değildir; düşünme, dil, yön bulma, karar verme ve günlük işleri sürdürme becerilerini zaman içinde etkileyebilir. Belirtiler kişiden kişiye değişir ve her unutkanlık Alzheimer anlamına gelmez.
Alzheimer, beyin hücreleri arasındaki iletişimi ve zamanla bu hücrelerin işlevini etkileyen, ilerleyici bir beyin hastalığıdır. Demansın en sık nedenidir; ancak demans ile aynı kavram değildir. Demans, hafıza ve diğer zihinsel işlevlerde günlük yaşamı etkileyecek düzeyde kaybı tanımlayan genel bir terimken Alzheimer bu tabloya yol açabilen hastalıklardan biridir. Demans ile Alzheimer arasındaki farklar sayfasında bu ayrımı ve diğer demans türlerini daha ayrıntılı inceleyebilirsiniz.
Alzheimer’da beyin hücrelerini etkileyen birçok değişiklik birlikte görülür. Bunların bir bölümü, bazı proteinlerin normal biçimde işlenememesi ve beyinden yeterince temizlenememesiyle ilişkilidir. Hastalıkta öne çıkan iki protein birikimi şunlardır:
Amiloid plakları ve tau yumakları, sinir hücrelerinin birbiriyle haberleşmesini ve hücre içinde gerekli maddelerin taşınmasını aksatabilir; ancak Alzheimer yalnızca beyindeki protein birikimleriyle açıklanamaz. Beyindeki iltihapla ilişkili süreçler, damar sorunları ve hücrelerin enerjiyi kullanmasındaki bozulmalar da sinir hücrelerinin zarar görmesine katkıda bulunabilir. Bu hasar ilerledikçe hücreler arasındaki bağlantılar zayıflar ve hücreler işlevini kaybeder. Değişiklikler çoğunlukla yeni anıların oluşmasında görev alan bölgelerde başlar ve zamanla dil, akıl yürütme ve davranışla ilişkili alanlara yayılır.
Alzheimer belirtileri nelerdir?
Çoğu kişide ilk fark edilen belirti, yakın zamanda öğrenilen bilgileri veya yaşanan olayları hatırlamakta giderek artan güçlüktür. Ancak Alzheimer her kişide aynı biçimde başlamaz. Bazı kişilerde unutkanlıktan önce ya da unutkanlıkla birlikte doğru kelimeyi bulma, yön ve mesafeleri anlama, plan yapma veya duruma uygun karar verme güçlükleri öne çıkabilir.
Alzheimer yalnız unutkanlığa yol açmaz. Aşağıdaki belirtilerden biri veya birkaçı zaman içinde ortaya çıkabilir:
Yakın zamanda konuşulanları veya yaşananları sık sık unutmak ve aynı soruyu tekrarlamak
Eşyaları alışılmadık yerlere koymak ve daha sonra bulamamak
İyi bilinen bir yerde yönünü kaybetmek veya tarih ve saat konusunda belirgin karışıklık yaşamak
Konuşmayı sürdürürken doğru kelimeyi bulmakta ya da söylenenleri takip etmekte zorlanmak
Ödeme, ilaç takibi, yemek hazırlama veya alışveriş gibi alışılmış işleri yürütmekte güçlük çekmek
Planlama, problem çözme ve para yönetiminde eskisine göre belirgin hatalar yapmak
İçe kapanma, ilgisizlik, huzursuzluk, kuşkuculuk veya kişilikte açıklanamayan değişiklikler göstermek
Her unutkanlık Alzheimer belirtisi midir?
Her unutkanlık Alzheimer hastalığı anlamına gelmez. Bir ismi hemen hatırlayamamak veya bir eşyayı nereye koyduğunu kısa süreliğine unutmak, özellikle yaş ilerledikçe birçok kişide görülebilir. Alzheimer açısından daha dikkat çekici olan, unutkanlığın yeni başlaması, giderek artması ve günlük işleri zorlaştırmasıdır. Uykusuzluk, depresyon, kaygı, bazı ilaçların yan etkileri, tiroid hastalıkları, vitamin eksiklikleri, enfeksiyonlar ve başka nörolojik sorunlar da benzer belirtilere yol açabilir. Bu belirtilerden birinin bulunması tek başına Alzheimer olduğu anlamına gelmez; nedenin anlaşılması için belirtilerin ne zaman başladığı, nasıl ilerlediği ve günlük yaşamı ne ölçüde etkilediği hekim tarafından birlikte değerlendirilir.
Alzheimer evreleri nelerdir?
Alzheimer hastalığı genellikle hafif, orta ve ileri evrelerle tanımlanır. Bu sınıflama, kişinin hangi becerileri kendi başına sürdürebildiğini ve hangi günlük işlerde yardıma ihtiyaç duyduğunu açıklamak için kullanılır. Evrelerin sınırları kesin değildir; belirtilerin sırası, ağırlığı ve ilerleme hızı kişiden kişiye değişebilir.
Erken veya hafif evre
Kişi birçok işini kendi başına sürdürebilir; ancak yakın zamanda öğrendiklerini hatırlamak, randevuları takip etmek, ödeme yapmak, doğru kelimeyi bulmak veya alışılmış bir işi planlamak giderek zorlaşabilir. Aynı soruların tekrarlanması, eşyaların kaybolması, bilinen yerlerde yön bulma güçlüğü ve karar verme hataları bu dönemde fark edilebilir. Tanı çoğu zaman bu evrede konur.
Orta evre
Hafıza kaybı ve karışıklık belirginleşir; kişi yakınlarını tanımakta, yeni bilgi öğrenmekte, giyinme gibi birden fazla adımı olan işleri tamamlamakta veya yeni durumlara uyum sağlamakta zorlanabilir. Dil sorunları, uyku düzeninde değişiklik, huzursuzluk, amaçsız dolaşma, gerçek dışı inançlar geliştirme (sanrı) veya gerçekte olmayan şeyleri görme ve duyma (halüsinasyon) görülebilir. Günlük yaşamda daha düzenli gözetim ve destek gerekir.
İleri veya ağır evre
İleri evrede iletişim, hareket, beslenme ve kişisel bakım için sürekli yardım gerekebilir. Yutma güçlüğü geliştiğinde yiyecek veya sıvının solunum yoluna kaçması aspirasyon pnömonisi adı verilen akciğer enfeksiyonuna yol açabilir. Hareketin azalması, beslenme sorunları ve enfeksiyonlar bakım planının tıbbi ekiple birlikte yakından yürütülmesini gerektirir.
Alzheimer neden olur?
Alzheimer hastalığının çoğu kişide neden geliştiği tek bir etkenle açıklanamaz. Yaşa bağlı beyin değişikliklerinin yanı sıra genetik özellikler, damar ve metabolizma sağlığı, çevresel koşullar ve yaşam alışkanlıkları da hastalığın gelişme olasılığını etkileyebilir. Beyindeki amiloid ve tau birikimleri hastalığın önemli biyolojik özellikleridir; ancak bir kişide neden belirti geliştiğini veya hastalığın ne hızla ilerleyeceğini tek başına göstermez.
Alzheimer riskini artırabilen etkenler
İleri yaş bilinen en güçlü risk etkenidir; yine de Alzheimer yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu değildir. Ailede Alzheimer öyküsü bulunması, bazı genetik özellikler, yüksek tansiyon, diyabet, obezite, inme ve diğer damar hastalıkları; işitme kaybı, depresyon, kafa travması, sigara, zararlı düzeyde alkol kullanımı, fiziksel hareketsizlik, yetersiz uyku ve sosyal izolasyon da riskle ilişkilidir.
Risk etkenine sahip olmak kişinin mutlaka Alzheimer olacağı anlamına gelmez. Aynı şekilde belirgin bir risk etkeni bulunmaması da hastalığın hiç gelişmeyeceğini göstermez. Bu bilgiler, bir kişide Alzheimer olup olmadığını göstermez ve tanı koymak için kullanılmaz.
Alzheimer genetik midir?
Genler, anne ve babadan çocuğa geçen ve vücudun nasıl çalışacağına ilişkin bilgiler taşıyan yapılardır. Alzheimer vakalarının çoğunda hastalık aileden aktarılan tek bir gen yüzünden gelişmez; yaş, sağlık durumu, yaşam alışkanlıkları ve birden fazla genetik özellik birlikte etkili olabilir. Alzheimer’la ilişkili genetik özelliklerin etkisi de aynı değildir: yaygın bazı gen varyantları yalnızca hastalığın gelişme olasılığını artırırken çok daha nadir bazı gen değişiklikleri doğrudan hastalığa yol açabilir.
Doğrudan Alzheimer’a yol açabilen gen değişiklikleri çok daha nadirdir. Hekim, aynı ailede birden fazla kişide 65 yaşından önce başlayan Alzheimer öyküsü varsa bu olasılığı değerlendirebilir ve kişiyi tıbbi genetik uzmanına yönlendirebilir. Genetik testin gerekip gerekmediği danışmanlık sürecinde belirlenir; test sonucu tek başına Alzheimer tanısı koydurmaz.
Alzheimer tanısı nasıl konur?
Alzheimer tanısı tek bir soru formuna, görüntülemeye veya kan testine dayanmaz. Hekim; belirtilerin ne zaman başladığını ve nasıl ilerlediğini, kullanılan ilaçları, günlük yaşam becerilerini ve yakınların gözlemlerini birlikte inceler.
Hafıza, dikkat, dil, yön bulma ve problem çözme becerileri bilişsel testlerle değerlendirilir. Nörolojik muayene hareket, denge, refleksler ve sinir sisteminin diğer işlevleri hakkında bilgi verirken kan testleri tiroid hastalığı, vitamin eksikliği veya enfeksiyon gibi benzer belirtilere yol açabilen başka nedenlerin araştırılmasına yardımcı olur.
Hekim gerekli gördüğü takdirde manyetik rezonans (MR) veya bilgisayarlı tomografi (BT) de isteyebilir. Bu görüntülemeler, inme, kitle veya beyindeki başka bir yapısal değişikliğin unutkanlık ve düşünme güçlüğüne yol açıp açmadığını araştırmak için kullanılır.
Sağlık öyküsü, bilişsel testler, muayene ve varsa görüntüleme sonuçları birlikte değerlendirildikten sonra hekim bazı kişilerde amiloid ve tauyla ilişkili değişiklikleri de araştırabilir. Amiloid ve tauyla ilişkili bu incelemeler, tanıyı desteklemek veya hastalığın biyolojik sürecini hedefleyen bir tedavinin uygun olup olmadığını değerlendirmek için kullanılır. Pozitron emisyon tomografisinde (PET) damar yoluyla verilen özel bir işaretleyici, beyindeki belirli protein birikimlerini görünür hâle getirir. Beyin ve omuriliği çevreleyen sıvıdan alınan örnek ile özel kan testleri de amiloid ve tauyla ilişkili değişiklikler hakkında bilgi verebilir. Bu incelemeler rutin olarak her kişiye uygulanmaz. Hekim, bu testlere ihtiyaç olup olmadığını belirtileri, muayene bulgularını ve önceki test sonuçlarını birlikte değerlendirerek belirler. Evde uygulanan testlerin sınırlarını ve klinik değerlendirmede izlenen adımları Alzheimer testi sayfasında daha ayrıntılı okuyabilirsiniz.
Alzheimer’ın tedavisi var mı?
Alzheimer hastalığını tamamen ortadan kaldıran kesin bir tedavi henüz bulunmamaktadır. Mevcut tedavilerin bir bölümü hafıza, düşünme, davranış veya uyku sorunlarını hafifletmeye; daha yeni bazı tedaviler ise uygun kişilerde hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya yöneliktir. Hangi seçeneğin değerlendirileceği; hastalığın evresine, test sonuçlarına, eşlik eden hastalıklara, kullanılan diğer ilaçlara ve olası yan etkilere göre belirlenir.
Belirtileri hafifletmeye yönelik ilaçlar
Donepezil, rivastigmin ve galantamin bazı kişilerde hafıza, dikkat ve düşünme becerilerinin bir süre daha korunmasına yardımcı olmak amacıyla hafif ve orta evrede kullanılabilir. Memantin ise çoğunlukla orta ve ileri evrede değerlendirilir. Bu ilaçlar Alzheimer’ı durdurmaz ve etkileri kişiden kişiye değişir. Hekim, kişide görülen yararı ve yan etkileri birlikte değerlendirir; ilaca başlanmasına, dozuna ve kullanım süresine buna göre karar verir.
Amiloid birikimini hedefleyen bazı yeni ilaçlar yalnızca hastalığın erken döneminde değerlendirilebilir. Bu ilaçlar, günlük işlerini büyük ölçüde kendi başına sürdürebilen ancak hafıza veya düşünme güçlüğü başlamış ve beyninde amiloid birikimi doğrulanmış kişiler için gündeme gelebilir. Amaç Alzheimer’ı tamamen durdurmak değil, hafıza ve düşünme becerilerindeki kötüleşmeyi yavaşlatmaktır. Bu ilaçlar beyinde şişme ya da küçük kanamalar gibi ciddi yan etkilere yol açabildiği için herkes için uygun değildir. Tedaviden önce kişinin sağlık durumu ve beyin görüntülemeleri incelenir; tedavi sırasında düzenli MR kontrolleri yapılır. Bu ilaçların ruhsat durumu, ülkede bulunup bulunmadığı ve geri ödeme kapsamına girip girmediği zamanla değişebilir. Kişi için uygun ve erişilebilir bir seçenek olup olmadığı nöroloji uzmanıyla değerlendirilir.
İlaç dışı destek ve takip
İlaç dışı destek, kişinin günlük yaşamını mümkün olduğunca düzenli sürdürmesini ve yapabildiği işleri korumasını amaçlar. Gün içinde hareket etmek, sevdiği etkinliklere katılmak, aile ve arkadaşlarla görüşmek ve alıştığı günlük düzeni mümkün olduğunca sürdürmek bu desteğin parçalarıdır. Destek planı, hastalığın evresine ve kişinin değişen ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenir.
Huzursuzluk veya belirgin bir davranış değişikliği her zaman Alzheimer’ın ilerlediği anlamına gelmez. Davranıştaki değişimin nedenini anlamak için sağlık ekibi önce ağrı, enfeksiyon, susuzluk, uyku bozukluğu, işitme veya görme sorunu, ilaç yan etkisi ya da çevredeki bir değişiklik olup olmadığını araştırır. Saptanan neden ele alındıktan ve ilaç dışı yöntemler denendikten sonra hâlâ ihtiyaç varsa hekim davranışa yönelik ilaçları değerlendirebilir; tedavi başlanırsa yarar ve yan etkiler düzenli olarak izlenir.
Alzheimer riskini azaltmak mümkün mü?
Alzheimer hastalığını kesin olarak önleyen tek bir yöntem yoktur. Bununla birlikte damar sağlığını korumak, bazı sağlık sorunlarını tedavi etmek ve sağlıklı alışkanlıkları yaşam boyunca sürdürmek bilişsel gerileme ve demans riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
Riski azaltmaya yardımcı olabilecek adımlar şunlardır:
Kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol düzeylerini hekim önerileri doğrultusunda izlemek
Düzenli fiziksel hareketi günlük yaşamın bir parçası hâline getirmek
Sigara kullanmamak ve zararlı düzeyde alkol tüketiminden kaçınmak
Dengeli beslenmek ve sağlıklı vücut ağırlığını korumak
İşitme ve görme kaybını değerlendirmek, gerekli yardımcıları kullanmak
Uyku sorunları ve depresyon için destek almak
Aile ve arkadaşlarla iletişimi sürdürmek; zihni çalıştıran, kişi için anlamlı etkinliklere katılmak
Araçta emniyet kemeri, bisiklette kask kullanmak gibi kafa travmasını önlemeye yönelik tedbirler almak
Bu adımlar Alzheimer riskini ortadan kaldırmaz ve tanı almış bir kişide tıbbi tedavinin yerini tutmaz; ancak genel sağlığın korunmasına yardımcı olur.
Alzheimer hastasına günlük yaşamda nasıl destek olunabilir?
Günlük destek planı iki temel amacı birlikte gözetmelidir:
Kişinin yapabildiği işleri mümkün olduğunca kendi başına sürdürmesine yardımcı olmak
Düşme, kaybolma, ocağın açık unutulması veya ilaçların yanlış kullanılması gibi riskleri azaltmak
Bu amaçlarla yapılacak düzenlemelerde kişinin tercihleri dinlenmeli, karar verebildiği konularda seçim yapmasına fırsat tanınmalıdır. Hastalık ilerledikçe ihtiyaçlar değişebilir; bu nedenle aile, bakım verenler ve sağlık ekibi planı birlikte gözden geçirmelidir.
Günlük yaşamı daha öngörülebilir ve güvenli hâle getirmek için şu yaklaşımlar kullanılabilir:
Günlük işleri aynı saatlerde ve olabildiğince sade bir sırayla planlamak
Kısa ve tek adımlı cümlelerle konuşmak, yanıt vermesi için zaman tanımak
İlaçları, randevuları ve ödemeleri kişinin ihtiyaç duyduğu ölçüde birlikte takip etmek
Takılmaya yol açabilecek dağınıklığı azaltmak, ocağın açık kalmasını önleyen çözümler kullanmak ve ilaçları kutu veya çizelgeyle takip etmek
Yeme, içme, uyku, hareket ve tuvalet alışkanlıklarındaki değişiklikleri sağlık ekibiyle paylaşmak
Kişinin sevdiği etkinlikleri ve sosyal bağlarını yapabildiği ölçüde sürdürmesini desteklemek
Bakım veren kişinin dinlenmeye, sorumluluğu paylaşmaya ve gerektiğinde profesyonel destek almaya ihtiyacı olabilir. Bakım yükünün tek bir kişide toplanması hem bakım verenin sağlığını olumsuz etkileyebilir hem de desteğin düzenli biçimde sürmesini zorlaştırabilir.
Ne zaman nörolojiye başvurulmalı?
Unutkanlık veya düşünme güçlüğü yeni başladıysa, giderek artıyorsa ya da randevu, ilaç, ödeme, yemek hazırlama, yön bulma ve iletişim gibi günlük işleri zorlaştırıyorsa nöroloji bölümüne başvurmak gerekir. Belirtilerin erken değerlendirilmesi, Alzheimer ile benzer belirtilere yol açabilen başka nedenlerin araştırılmasına ve uygun destek planının oluşturulmasına yardımcı olur.
Ani başlayan belirtilerde acil değerlendirme gerekir
Kişinin bilinci bulanıklaşır veya bulunduğu yer, gün ve saat konusunda saatler ya da günler içinde belirgin biçimde karışmaya başlarsa bu durum Alzheimer’ın yavaş ilerleyen olağan seyri olarak düşünülmemelidir. Bu durumda en yakın acil servise başvurmak gerekir. Ani değişikliğe yüzde, kolda veya bacakta güçsüzlük ya da uyuşma; konuşma veya görme güçlüğü; denge kaybı ya da nedeni bilinmeyen şiddetli baş ağrısı eşlik ediyorsa 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır. Bu belirtiler, inme gibi hızlı müdahale gerektiren başka bir sağlık sorununa işaret edebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Alzheimer hastalığında önce yakınlar mı unutulur?
Hayır, unutmanın belirli bir kişi sırası yoktur. Çoğu kişide yakın zamanda öğrenilen bilgiler ve yaşanan olaylar önce etkilenir; daha eski anılar bir süre daha korunabilir. Hastalık ilerledikçe yakınları tanıma da zorlaşabilir, ancak bu süreç herkeste aynı biçimde gelişmez.
Alzheimer genç yaşta görülür mü?
Evet, Alzheimer belirtileri 65 yaşından önce de başlayabilir; buna erken başlangıçlı Alzheimer denir. Bu durum daha seyrektir ve bazen güçlü aile öyküsüyle ilişkili olabilir. Genç yaşta unutkanlık yaşayan herkeste Alzheimer düşünülmez; uyku, ruh hali, ilaçlar ve diğer sağlık sorunları da araştırılır.
Alzheimer hastalığı ne kadar hızlı ilerler?
Alzheimer hastalığının herkes için geçerli tek bir ilerleme hızı yoktur. Yaş, genel sağlık, eşlik eden hastalıklar, belirtilerin başlangıç biçimi ve bakım desteği günlük işlevlerin ne kadar sürede değişeceğini etkileyebilir. Bu nedenle herkese uyan kesin bir evre süresi vermek mümkün değildir.
Alzheimer bulaşıcı mıdır?
Hayır. Alzheimer hastalığı günlük temasla, solunum yoluyla, yiyeceklerle veya kan yoluyla kişiden kişiye bulaşmaz.
Nörolojiye başvuru
Unutkanlığın nedenini araştırın
Unutkanlık yeni başladıysa, giderek artıyorsa veya günlük işlerinizi zorlaştırıyorsa bir nöroloji uzmanına başvurabilirsiniz.
Web sitesi içeriklerimiz Yayın Danışma Kurulu tarafından onaylanarak yayınlanmaktadır. Bu makale genel bilgilendirme amacı taşır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Herhangi bir sağlık sorununda, uzman bir sağlık profesyoneline danışmanız önerilir.