Kapalı Kalp Ameliyatı “Minimal İnvaziv”

Kapalı kalp ameliyatı koltuk altında, meme altından yapılan küçük kesilerle kalpteki damar, kalp kapağının ve kalp deliklerinin bu yöntemle tedavi edilmesidir.
Kapalı kalp ameliyatı olarak bilinen minimal invaziv kalp cerrahisi, vücuda en az zarar vererek gerçekleştirilen modern cerrahi yöntemlerden biridir.
Özellikle kalp ve damar hastalıkları gibi farklı tıbbi durumlarda tercih edilmekte ve daha hızlı bir iyileşme sürecine olanak sağlamaktadır. Göğüs kafesi açılmadan yapılan ameliyatlar sayesinde hastalar daha konforlu ve güvenli tedavi süreçleri yaşarlar.
Minimal İnvaziv Kalp Cerrahisi Nedir?
Minimal invaziv kalp cerrahisi, hastanın göğüs kemiği kesilmeden sol veya sağ 3. kaburga boşluğundan yapılan 3-4 cm'lik küçük kesilerle gerçekleştirilir. Koroner bypass ameliyatları, kalp kapağı onarımları ve değişimi, aort damarında balonlaşma ameliyatları ve kalp deliklerinin kapatılması gibi birçok işlem bu teknikle yapılabilmektedir. Ayrıca kalp tümörlerinin ve diğer ciddi kardiyovasküler hastalıkların tedavisinde de yaygın olarak kullanılmaktadır.
Bu cerrahi yaklaşım, ameliyat sonrası dönemde daha az ağrı, düşük enfeksiyon riski, daha kısa hastanede yatış süresi gibi çeşitli avantajlar sunar ve hastaların kısa sürede normal yaşamlarına dönmelerini sağlar. Ayrıca bu yöntem, psikolojik olarak daha rahat bir süreç geçiren hastalar için geleneksel cerrahiye göre oldukça fazla fark yaratmıştır.
Kapalı Kalp Ameliyatının Avantajları
Hastalar için Avantajları:
- Daha az ağrı hissi
- Hastanede daha kısa kalış süresi
- Daha düşük enfeksiyon riski
- Daha az kanama ve daha az kan transfüzyonu
- Daha hızlı iyileşme ve günlük hayata daha erken dönme
Cerrahi Avantajlar:
- Küçük yara izleri
- Küçük ve estetik kesiler
- Akciğer kapasitesinde daha hızlı toparlanma
Minimal invaziv cerrahi teknikler sadece kalp ve damar cerrahisinde değil, göğüs cerrahisi, genel cerrahi, ortopedi, jinekolojik onkoloji ve nöroloji gibi birçok alanda uygulanmaktadır.
1. Koroner Bypass Ameliyatı
Koroner bypass ameliyatı, kalbe kan sağlayan koroner arterlerin tıkandığı veya daraldığı durumlarda yapılır. Prosedürde bacak, kol veya göğüsten alınan bir damar (greft), kan dolaşımını yeniden sağlamak için tıkalı damar bölgesinin önüne ve arkasına dikilerek tıkalı veya daralmış kısım bypass edilir. Bu operasyon kalp kasının daha iyi beslenmesini sağlayarak kalp krizi riskini en aza indirir. Koroner damarlara yerleştirilen stentler yıllar içerisinde tekrar tıkanabildiği için özellikle şeker hastalığı olan genç hastalarda ve stent koymaya uygun olmayan durumlarda, koroner bypass operasyonları yaklaşık 20 yıl açık kalma oranları nedeniyle, öncelikli olarak tercih edilmelidir.
2. Minimal İnvaziv Koroner Bypass Ameliyatları
Minimal invaziv koroner bypass, kalp ameliyatlarının daha az travmatik bir şekilde gerçekleştirilmesinde kullanılan tekniklerden biridir. Genellikle göğüs kafesinin sol tarafından yapılan yaklaşık 3-4 cm’lik daha küçük kesilerle ve özellikli birtakım endoskopik cerrahi aletlerle gerçekleştirilir ve iyileşme sürelerini ve cerrahi sonrası ağrıyı belirgin olarak azaltır. 3-4 ve hatta 5 damar bypass operasyonlarında kapalı yöntem kullanılabilir. Bu yöntem hastanın ameliyat sonrası konforunu önemli ölçüde arttırır ve hastanın hastanede kalış süresini kısaltır. Böylece açık ameliyatlardan sonra yaklaşık 3 ay olan çalışma hayatına dönüş süresi, kapalı ameliyatlar sonrası sadece 2 haftadır.
3. Minimal İnvaziv Kapak Onarımı ve Değiştirilmesi Ameliyatları
Kalp kapakçıkları her zaman kanın kalpte doğru yönde ilerlemesini sağlar. Kapak onarımı ameliyatları hasarlı kapakçıkların tekrar düzgün olarak çalışmasını sağlarken, kapakçık değiştirme ameliyatları hasarlı kapakçıkların çıkarılarak yapay kapakçıklarla değiştirilmesi şeklinde gerçekleştirilir. Bu prosedürler kalbin işlevini iyileştirir ve kalp yetmezliği gibi ciddi komplikasyonları önler. Gerek onarım gerekse değişim operasyonları, mitral, triküspid, aort ve pulmoner isimli kalbin 4 kapakçığında da uygulanabilir. Kapalı koltuk altı ameliyatlar için göğüs kafesinin sağ tarafından 3 veya 4. kaburga aralığından yaklaşık 3-4 cm’lik bir kesi yeterlidir. Bu ameliyatlar özel birtakım optik kamera sistemleri ve endoskopik enstrümanlar gerektirmesi nedeniyle sadece deneyimli merkezlerde yapılabilmektedir ve ameliyat sonrası daha az enfeksiyon ve kanama riski, daha az ağrı ve daha kısa hastanede yatış süresi nedeniyle bütün kapak hastalıklarında önerilmektedir.
4. Aort Anevrizması ve Aort Diseksiyonu Tedavileri
Anevrizma, aortun genişlemesi veya balonlaşmasıdır ve ciddi sağlık riskleri oluşturur. Aort diseksiyonu ise aort duvarının yırtılması ve bozulmasını içerir. Bunlar bazı özel durumlarda cerrahi gerektiren hastalıklardır. Anevrizma içeren bölge cerrahi olarak çıkarılabilir veya stent takılabilir. Tedavi, yaşamı tehdit eden kritik durumları önler. Bu ameliyatların büyük bir kısmı kapalı yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Göğüs kafesinin sağ tarafından 3. kaburga aralığından yapılan 3-4 cm’lik bir kesi ile veya kasıktan yapılan anjio girişimleri ile genişlemiş veya yırtılmış aort bölgesini onarmak veya değiştirmek mümkündür. Bu girişimler hastanın hayatı riskini büyük ölçüde azalırken, yoğun bakım ve hastanede kalış süresini de minimuma indirir.
5. Kalp Ritim Bozukluklarının Cerrahi Tedavisi
Bunlar kalbin normal atım düzenini bozan bozukluklardır. Bu tür bozukluklar cerrahi olarak tedavi edilebilir. Ablasyon, anormal elektrik sinyallerini yok ederek kalbin normal ritmini geri getirmeyi amaçlayan bir prosedürdür. Bu tür bir ameliyat, bu tür hastaların yaşam kalitesini artırır. Radyofrekans veya dondurma yöntemleri kullanılan temel yöntemlerdir.
6. Kalp Tümörünün Çıkarılması
Kalp tümörleri iyi huylu veya kötü huylu olabilir. Çeşitli tedaviler tümörün cerrahi olarak çıkarılmasını içerir. Ameliyat, tümörün boyutuna ve konumuna bağlı olarak açık veya minimal invaziv olabilir. Bu tedavi, kalbin normal anatomisini ve fizyolojisini geri kazanmaya yardımcı olur. Günümüzde, kalp içerisindeki tümörlerin % 95’i kapalı koltuk altı kesileri ve robotik olarak çıkarılabilmektedir.
Kapalı Damar Ameliyatları ve Girişimler
1. Varis Tedavileri
Venöz yetmezlik, bacak toplardamarları içerisindeki kapakçık yapılarının bozulması nedeniyle kirli kanın yerçekiminin de etkisi ile kalbe iletilememesi ve damar içerisinde göllenmesidir. Varis, venöz yetmezliğin bir sonucu olarak toplardamarların genişlemesi ve dışarıdan görünür hale gelmesidir. Bunun sonucunda bacakta ağrı, diz altı ve ayak bileği seviyesinde şişlik ve huzursuz bacak gibi belirtiler ortaya çıkar. Hastalığın ileri dönemlerinde, toplardamar tıkanıklıkları, pıhtı oluşumu ve ayak bileğinde iyileşmeyen yaralar oluşması görülebilir. Varis tedavisi, bacaklardaki şişmiş ve genişlemiş damarlar için kompresyon (varis çorabı) tedavisi, ameliyat veya bazı durumlarda tıkayıcı birtakım işlemleri içerir. Varis tedavileri damarların sağlığını koruyacak, ağrıyı azaltacak ve kozmetik kaygıları giderecektir. Tedavi yöntemleri arasında ablasyon (kapalı olarak kapatma) tedavisi, skleroterapi ve cerrahi olarak çıkarma yer almaktadır. Günümüzde en sık kullanılan yöntem, kapalı varis ameliyatları yani ablasyon tedavileridir. Bu yöntemde, tıpkı anjiografide olduğu gibi, damar içerisine girilerek lazer veya radyofrekans yöntemleri ile hasta olan damar bölümü içeriden yakılarak kapatılır. Bu yöntem ile tedavide, bacakta herhangi bir kesi veya dikiş gerekmediği için estetik varis ameliyatı olarak da adlandırılır. Skleroterapi ise küçük kılcal damarlara bir ilaç uygulayarak kapatma yöntemidir ve genellikle kozmetik amaçlarla uygulanır. Ancak unutulmamalıdır ki, venöz yetmezliği olan hastalarda, ablasyon tedavileri uygulanmadan yapılan skleroterapi işlemlerinin başarı şansı çok düşüktür.
2. Periferik Vasküler Cerrahi
Kol ve bacak damarları ile ilgili sorunlara yönelik cerrahi ve girişimsel müdahaleleri tanımlar. Cerrahi müdahale için diğer endikasyonlar arasında damar tıkanıklıkları, anevrizmalar ve varisli damarlar yer alır. Cerrahi ameliyatlarda, genellikle tıkalı olan veya genişlemiş olan damara bypass yapılması veya yapay damar ile değiştirilmesi uygulanır. Bu tür bir ameliyat, bacak veya kol damarlarındaki tıkanıklıkların açılması için ve bu organların kan akımını arttırmak için kullanılır.
Girişimsel yöntemlerde ise, tıkalı olan atardamar veya toplardamarın, özel birtakım kateterler ile anjiografik olarak açılması, pıhtının eritilmesi veya emilmesi ve sonrasında bu bölgelere balon ve stent uygulanması esastır. Bu tedaviler, sadece bu konuda deneyimli merkezler ve ekipler tarafından yapılmalıdır. Bu işlemler sırasında görülebilecek komplikasyonlar ciddi kanama ve damar yaralanması ile sonuçlanabileceği için, bizzat bir kalp damar cerrahı tarafından veya onun gözetiminde yapılması esastır. Bu tür durumlarda, müdahale edecek bir kalp damar cerrahının bulunmaması ciddi sonuçlara yol açabilir.
Neden Minimal İnvaziv Kalp ve Damar Cerrahisini Seçmelisiniz?
Kapalı olarak yapılan kalp ve damar cerrahi müdahaleleri, hastalar için daha az travmaya sebep olarak ameliyat sonrası dönemi konforlu hale getirir. Özellikle geleneksel ameliyat yöntemiyle ortaya çıkan enfeksiyon, kanama, ağrı ve uzun iyileşme süresi, sosyal ve çalışma hayatına daha geç dönüş; kapalı minimal invaziv yöntemlerin kullanımı ile oldukça azalmıştır. Bu modern yöntem, hem cerrahlara hem de hastalara ciddi faydalar sağlamıştır. Bu tür yeni teknikler kalp ve damar sağlığı tedavilerinde, cerrahinin geleceği olarak öne çıkmaktadır.
Bu yöntemlerle hem hasta hem de cerrahi ekipler daha kısa zaman aralıklarında sonuçlarını iyileştireceklerdir. Hastaların ameliyat sonrası günlük hayatlarına daha çabuk dönmeleri, yaşam kalitesini artırmakta ve uzun vadede olumlu etkiler yaratmaktadır.
Not: Bu makale genel bilgilendirme amacı taşır. Herhangi bir sağlık sorununda, uzman bir sağlık profesyoneline danışmanız önerilir.
Web sitesi içeriklerimiz Yayın Danışma Kurulu tarafından onaylanarak yayınlanmaktadır. Bu makale genel bilgilendirme amacı taşır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Herhangi bir sağlık sorununda, uzman bir sağlık profesyoneline danışmanız önerilir.
İlgili Tıbbi Birim Hekimleri
İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Kalp ve Damar Hastalıklarında Minimal İnvaziv Cerrahisi
Minimal invaziv cerrahi, son yıllarda kalp damar cerrahisinde özellikle vurgulanan ve sıklıkla tercih edilen bir yaklaşımdır. Bu teknik ile kalp ameliyatları daha az ve küçük kesi…

Ameliyatsız Varis Tedavisi
Skleroterapi ya da halk arasında bilinen adıyla köpük tedavisi olarak bilinir ve genellikle bacaklardaki ince varislerin tedavisi için tercih edilir. Skleroterapi Tedavisi Nedir? Skleroterapi, varisli…

Aort Damarı Yırtılması Nedir? Belirtileri ve Tedavisi
Vücudumuzdaki ana atar damar olan aorta 3 katmandan oluşur. Aortanın iç katmanının yırtılması sonucu bu tabakalar arasına kan geçişi durumu aort diseksiyonu olarak kabul edilir.…

Varis Nedir? Nedenleri Nelerdir?
Varis, toplardamarların genişleyip işlevini yitirmesi sonucu oluşan ve genellikle bacaklarda görülen bir damar hastalığıdır. Sonuçta kalbe doğru taşınması gereken kirli kan ters yönde akmaya başlar. Varis…

TAVI Nedir? TAVI İşlemi Nasıl Uygulanır?
TAVI (Transkateter Aort Kapak İmplantasyonu), hastalıklı aort kapağının göğüs kafesi açılmadan, bir kateter aracılığıyla yerleştirilen biyolojik kapakla tedavi edilmesidir. En sık ileri derecede aort darlığında değerlendirilir.…

Mavi Bebek Hastalığı (Fallot Tetralojisi) Ameliyatı Nedir?
Mavi Bebek Hastalığı olarak bilinen Fallot Tetralojisi, doğuştan gelen bir kalp hastalığıdır ve kalpte dört temel anormallikle karakterizedir: ventriküler septal defekt (VSD), pulmoner stenoz, sağ ventrikül…

Lipödem Nedir? Belirtileri, Evreleri ve Tedavi Yöntemleri
Lipödem; özellikle bacak, kalça, basen ve bazı kişilerde kollarda görülen, yağ dokusunun simetrik artışıyla seyreden kronik bir yağ dokusu hastalığıdır. Kilo artışı veya bölgesel yağlanmadan farklı…

Kalp Sağlığı Merkezi
Kalp sağlığı merkezimizde birbirini tamamlayan ve destekleyen Kardiyoloji ve Kardiyovasküler Cerrahi kliniklerimizde uzman hekim kadromuzla size şifa kapısı oluyoruz. Kardiyoloji Kliniğimizde Tanı ve Tedaviler Doğumsal Kalp…

