Hastaneler ve Merkezler
Tüm hastaneler ve merkezlerTıbbi Birimler
Tüm tıbbi birimlerUzmanlık alanları
Hastaneler ve Merkezler
Ankara
Lokman Hekim Akay HastanesiÇankayaLHÜ Ankara HastanesiSincanLokman Hekim Etlik HastanesiKeçiörenLokman Hekim Demet Tıp MerkeziYenimahalleLokman Hekim Üniversitesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma MerkeziÇankayaLokman Hekim Üniversitesi Sağlık Danışmanlık HizmetleriÇankayaİstanbul
Lokman Hekim İstanbul HastanesiPendikVan
Lokman Hekim Van HastanesiCumhuriyet MahallesiYurt dışı
Lokman Hekim Erbil Tanı ve Görüntüleme MerkeziErbil, IrakLokman Hekim Medical CenterBişkek, KırgızistanTıbbi Birimler
Uzmanlık alanları
KardiyolojiKadın Hastalıkları ve DoğumOrtopedi ve TravmatolojiGastroenterolojiGenel CerrahiGöz Sağlığı ve HastalıklarıKulak Burun Boğaz (KBB)NörolojiÖne çıkan merkezler
Tüp Bebek MerkeziHavacılık Tıp Merkeziİşitme ve Denge MerkeziVertigo ve Denge MerkeziHasta Rehberi

Kanser, tanı ve tedavide sağlanan ilerlemelere rağmen dünyada halen ülkelere göre ya birinci ya da ikinci sıradaki ölüm nedeni olmaya devam etmektedir. Ülkemizde her yıl 200 bin yeni kanser tanısı konulmaktadır. Ülkemizde erkeklerde en sık görülen kanserler sırası ile akciğer, prostat ve kalın bağırsak kanserleri iken, kadınlarda bu sıra; meme, tiroid ve kalın bağırsak olarak görülmektedir.
Kanser, gerek hastalarda neden olduğu fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklar, gerek hasta yakınlarının karşılaştığı güçlükler, gerekse de ekonomik boyutu ile günümüzün en önemli sağlık sorunlarından biridir ve önemi her geçen gün artmaktadır. Tanı ve tedavide sağlanan ilerlemelere rağmen dünyada halen ülkelere göre ya birinci ya da ikinci sıradaki ölüm nedeni olmaya devam etmektedir. Sıklığının her geçen gün artması yanında tanı konan hastaların tedavi maliyetlerinin yeni tedavi seçeneklerinin devreye girmesi ile adeta katlanması, gelecekte bu konunun öneminin artacağının işaretleridir. Modern yaşam tarzının bazı yönleri ile kansere adeta davetiye çıkardığı da bir gerçektir. Ülkemizde her yıl 200 bin yeni kanser tanısı konulmaktadır. Bazı ülkelerde, mesela ABD’de ise durum daha ciddidir. Nüfusu bizden yaklaşık 4 kat olan bu ülkede kanser tanısı alan hasta sayısı neredeyse 7 kat fazladır ve yılda yaklaşık 1 milyon 400 bin kişi kanser tanısı almaktadır. Ülkemizde erkeklerde en sık görülen kanserler sırası ile akciğer, prostat ve kalın bağırsak kanserleri iken, bayanlarda bu sıra meme, tiroid ve kalın bağırsak olarak görülmektedir. Ülkemizde cinsiyetlere göre kanser görülme sıklıkları Şekil 1 ve 2’de verilmiştir.
Peki, önemi her geçen gün artan bu hastalık için yapabileceğimiz gerçekten etkili bir şeyler var mı? Yoksa yüzleştiğimizde makus talihimiz olarak yorumlayıp bazı şeyleri kabul etmek zorunda mıyız? Kanserin aynı zamanda genetik yönü de olan yani anne ve babamızdan aldığımız kalıtsal özelliklerin de rol aldığı bir hastalık olduğu düşünüldüğünde bu soruların akla gelmesi kaçınılmazdır. Ancak, şu basit ama kesin olan bilgi kanser konusunda nelerin yapılabileceği konusunda herhalde hepimize bir fikir verecektir: Bugün tanısı konan kanserlerin sadece %10-15’i anne ve babamızdan aldığımız kalıtsal özelliklerden kaynaklanmaktadır. Kalan %85-90’lık kesim ise çevresel faktörler dediğimiz önlenebilir ve tedbir alınabilir nedenlerden kaynaklanmaktadır. İşte bu çarpıcı gerçek tüm dünyanın kabul ettiği kanserle mücadele stratejisinin 1. aşamasına kanserden korunma hususunda yapılabilecekleri oturtmuştur.
Kanserden korunma denince neyi anlamalıyız? Kısaca özetlemek gerekirse bu başlık altında başarıldığında sadece kanser konusunda değil, diğer pek çok hastalıktan da koruma sağlayabilecek sağlıklı yaşam önerileri ele alınmaktadır. Sigaranın yaşamımızdan çıkarılması, doğru ve dengeli beslenme, infeksiyonlarla, obezite ve hareketsiz yaşamla ve de alkol ile mücadele bu konuda yapılabileceklerin ilk sırasında yer almaktadır (Şekil 3). Bu 5 maddenin günümüz kanserlerinin tam %85-90‘ında rol aldığı kabul edilmektedir.
Kanserle mücadelenin 2. aşamasında erken tanı için yapabileceklerimiz yer almaktadır. Bu konuda birey olarak 2 şey yapabiliriz. Birincisi izah edemediğimiz şikayetlerimizi ihmal etmemektir. Açıklayamadığımız kilo kaybı ve ateş, devam eden kanamalar, ağrılar ve öksürük yeni fark ettiğimiz bir kitle ve büyüyen ve şekil değiştiren benler birer kanser belirtisi olabilir ve erkenden doktora başvurmak kanser tedavisinde bir fırsat olan erken tanıyı mümkün kılabilir.
Erken tanı konusunda yapabileceğimiz ikinci husus ise aile hekimlerimizce ücretsiz uygulanan kanser tarama programlarına katılmaktır. Ülkemizde her cinsiyet için yaşa göre oluşturulmuş bir Ulusal Kanser Tarama Programı vardır ve uygulanmaktadır (Şekil 4). Aile hekiminiz sizi bu konuda daha detaylı olarak bilgilendirecektir.
Kanserle mücadelenin 3. ve son aşaması ise hasta için en doğru tedavinin uygulanmasıdır. Bunun için öncelikle yapılması gereken kesin ve hastalığın tüm özelliklerini ortaya koyacak şekilde doğru ve detaylı bir şekilde tanı konmasıdır. Yeterli tümör dokusunu içerecek şekilde biyopsi alınması yapılması gereken rutin bir işlemdir. Biyopsi ile alınan tümör dokusu mikroskop altında özel boyalarla ve gerekirse moleküler genetik incelemelerle tahlil edilmeli ve hastalık hakkında detaylı bilgilere ulaşılmalıdır. Detaylı tanı bilgisine ulaşılması ile birlikte hastalığın yaygınlığı konusunda yeterli değerlendirme (evreleme) yapılmalı ve daha sonra tedaviye geçilmelidir.
Genel olarak kanser tedavi yöntemleri bölgesel (lokal) ve genel (sistemik) tedavi yöntemleri olarak ikiye ayrılırlar. Cerrahi ve ışın tedavisi (radyoterapi) lokal tedavi yöntemleri olarak kabul edilirken, ilaç tedavileri (yani kemoterapi, hormon tedavisi ve immünoterapi) ise kanser tedavisinde kullanılan sistemik tedavi yöntemleridir. Her bir alandaki yetkin uzmanlarının tedaviyi planlamaları ve uygulamaları esas olmalıdır. Ayrıca kanserin hemen tüm tıp branşları ile doğrudan veya dolaylı ilişkisi vardır ve günümüzde ideal kabul edilen modern kanser tedavisi ilgili branşların da yer aldığı bir ekip çalışması ile yani tıbbi tanımı ile multidisipliner yaklaşımla yapılan kanser tedavisidir.
Pandemi şartlarında bulunduğumuz gerçeğinden hareketle kanserde zamanın önemine vurgu yapmak yerinde olacaktır. İster tanı, ister tedavi, isterse izlem aşamasında olsun eğer doktorunuz size özel yeni bir plan yapmadı ise tetkik, tedavi ve kontrol randevuları ertelenmemelidir. Gerekli tedbirleri alarak ve mümkün olan en iyi şartları sağlayarak randevulara gidilmelidir. Konu kanser olunca bazı gecikmelerin telafisinin mümkün olamayabileceği unutulmamalıdır.
Prof. Dr. Nurullah Zengin
Tıbbi Onkoloji
Lokman Hekim Akay Hastanesi
Web sitesi içeriklerimiz Yayın Danışma Kurulu tarafından onaylanarak yayınlanmaktadır. Bu makale genel bilgilendirme amacı taşır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Herhangi bir sağlık sorununda, uzman bir sağlık profesyoneline danışmanız önerilir.

Çağımızın en önemli hastalığı kabul edilen kanser aynı zamanda ülkemiz de dahil pek çok ülkede en önemli ölüm nedenidir. Her yıl dünyada yaklaşık 16 milyon, ülkemizde…

Vücutta fark edilen her kitle kanser anlamına gelmez. Yağ bezesi, kist, travmaya bağlı şişlikler veya iyi huylu yumuşak doku tümörleri de benzer şekilde ele gelebilir. Ancak…

Kanser, hücrelerin bulundukları dokuda kontrolsüz şekilde büyüyerek kitle oluşturduğu bir hastalıktır. Normalde sağlıklı dokularda hücre bölünmesi ve hücre farklılaşması belirli bir düzen içinde gerçekleşirken, kanserde…

Akıllı ilaçlar, kanserli hücreleri tanıyıp sadece o hücreleri hedef alarak etkili olan, hedefe yönelik tedavi ajanlarıdır. Geleneksel kemoterapide olduğu gibi tüm hücreleri etkilemek yerine, kanser hücrelerinin…

Akciğer kanseri ülkemiz için en önemli sorunlardan biri olup erkeklerde ilk sırada, kadınlarda 5. sırada görülen bir kanser tipidir. Her yıl dünyada 1,6 milyon kişi bu hastalıktan ölmektedir. Dünya Sağlık Örgütü, akciğer kanserinin 2012 yılında toplam 1,8 milyon yeni vakayla tüm kanserlerin %12,9’unu oluşturduğunu bildirmiştir. Ülkemizde ise her yıl ortalama 30 bin yeni olgu teşhisi yapılmaktadır. Ülkemizde erkeklerdeki tüm kanserlerin % 21,8’i, kadınlarda ise % 4,9’u akciğer kanseridir. Akciğer Kanseri Bulguları Nelerdir? Akciğer hücrelerinin, çeşitli nedenlerle kontrol dışı çoğalmaya başlaması ve akciğer içinde tümöral bir kitle oluşturmasıdır. Akciğer kanseri içindeki hücre tipine…

Baş ve boyun kanserleri; ağız boşluğu, dil, dudak, yutak, gırtlak, burun ve sinüsler ile tükürük bezlerinde gelişen kötü huylu tümörlerin ortak adıdır. Bu kanserler konuşma, yutma,…

Kolon (Bağırsak) Kanseri Nedir? Kolon kanseri, kalın bağırsakta (kolon) oluşan hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan bir kanser türüdür. Genellikle bağırsak poliplerinden gelişen kolon kanseri, erken…

Prostat alt idrar yollarında, mesanenin alt kısmında yerleşmiş bir bezdir. Yalnızca erkeklerde bulunur. Semende bulunan bir sıvı salgılar. Prostat, ejakülasyon sırasında semenin dışarı atılmasına yardımcı olan…