Parkinson hastaları kahve içebilir mi?
Parkinson hastaları için ölçülü kahve tüketimi genellikle sorun oluşturmaz ancak fazla kafein uyku sorunlarını artırabileceği için kahvenin özellikle akşam saatlerinde sınırlandırılması önerilir.
Hastaneler ve Merkezler
Tüm hastaneler ve merkezlerTıbbi Birimler
Tüm tıbbi birimlerUzmanlık alanları
Hastaneler ve Merkezler
Ankara
Lokman Hekim Akay HastanesiÇankayaLHÜ Ankara HastanesiSincanLokman Hekim Etlik HastanesiKeçiörenLokman Hekim Üniversitesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma MerkeziÇankayaLokman Hekim Üniversitesi Sağlık Danışmanlık HizmetleriÇankayaİstanbul
Lokman Hekim İstanbul HastanesiPendikVan
Lokman Hekim Van HastanesiCumhuriyet MahallesiYurt dışı
Lokman Hekim Erbil Tanı ve Görüntüleme MerkeziErbil, IrakLokman Hekim Medical CenterBişkek, KırgızistanTıbbi Birimler
Uzmanlık alanları
KardiyolojiKadın Hastalıkları ve DoğumOrtopedi ve TravmatolojiGastroenterolojiGenel CerrahiGöz Sağlığı ve HastalıklarıKulak Burun Boğaz (KBB)NörolojiÖne çıkan merkezler
Tüp Bebek MerkeziHavacılık Tıp Merkeziİşitme ve Denge MerkeziVertigo ve Denge MerkeziHasta Rehberi
Parkinson hastalarında beslenme; lif ve sıvı açısından zengin, düzenli öğünlere dayanan dengeli bir beslenme düzenini ve levodopa kullanan kişilerde ilaç saatleriyle uyumlu bir öğün planını kapsar. Son yıllarda yapılan çalışmalar, Parkinson hastalarında beslenmenin yalnızca genel sağlık açısından değil, ilacın etkisi, sindirim sistemi sağlığı, enerji düzeyi ve yaşam kalitesi açısından da önemli olduğunu göstermektedir. Bu nedenle beslenme planının, kişinin kullandığı ilaçlar ve yaşadığı şikâyetler dikkate alınarak hekim ve diyetisyen tarafından kişiye özel olarak düzenlenmesi önerilir.

Parkinson hastalığı, merkezi sinir sistemini etkileyen ilerleyici nörolojik hastalıklardan biridir. Hastalık, beyinde hareketlerin düzgün ve kontrollü yapılmasını sağlayan dopamin adlı maddeyi üreten sinir hücrelerinin zamanla zarar görmesiyle gelişir.
Hareketlerde yavaşlama, titreme, kas sertliği ve denge problemleriyle ortaya çıkan bu hastalık, zamanla günlük yaşam kalitesini etkileyebilir ancak doğru tedavi yaklaşımı ve uygun beslenme düzeniyle belirtilerin yönetimi desteklenebilir. Hastalığın belirtileri, evreleri ve tedavi yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgi için Parkinson hastalığı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Parkinson hastalarında görülen kas hareketlerindeki yavaşlama ve sindirim sistemi problemleri beslenme düzenini doğrudan etkileyebilir. Kullanılan ilaçların bazı besinlerle etkileşime girebilmesi de özel bir beslenme planını gerekli hâle getirebilir.
Doğru beslenme sayesinde:
Bu nedenle Parkinson hastaları için beslenme programı kişiye özel planlanmalıdır.
Parkinson hastalarının beslenme planı dengeli, düzenli ve sindirimi kolay besinlerden oluşmalıdır.
Temel beslenme ilkeleri şunlardır:
Hastalığın ilerleyen dönemlerinde çiğneme ve yutma güçlüğü de görülebilir. Bu durumda yemeklerin kıvamı özel olarak düzenlenebilir. Yutma işlevinin değerlendirilmesi ve kişiye uygun yiyecek kıvamının belirlenmesi için dil ve konuşma terapistinden destek alınabilir.
Parkinson tedavisinde kullanılan levodopa içerikli ilaçlar proteinlerle etkileşime girebilir. Bunun nedeni, proteinli besinlerin sindirimiyle açığa çıkan bazı amino asitlerin levodopa ile aynı yolları kullanarak bağırsaktan emilmesi ve beyne geçmesidir. Proteinli bir öğünle aynı saatlerde alınan ilacın etkisi bu nedenle gecikebilir ya da azalabilir.
Protein etkileşimi her hastada aynı ölçüde görülmez. Daha çok uzun süredir levodopa kullanan ve ilacın etkisinde gün içinde dalgalanmalar yaşayan kişilerde belirginleşir. Bu kişilerde hekim ya da diyetisyen şu düzenlemeleri önerebilir:
İlacın öğünden önce, aç karnına alınması bazı kişilerde bulantıya yol açabilir. Bu durumda hekim, ilacın bisküvi gibi küçük ve proteinden fakir bir atıştırmalıkla alınmasını önerebilir.
İlaç saatleri ve öğünlerdeki protein dağılımı hekim ve diyetisyen tarafından kişiye göre belirlenir ve bu düzenin kişinin kendi başına değiştirilmemesi önerilir. Kas sağlığı ve bağışıklık sistemi için yeterli protein alımı gerekli olduğundan protein tamamen kesilmemelidir.
Günlük protein ihtiyacı şu besinlerden karşılanabilir:
Bu besinlerin hangi öğünlerde ve ne miktarda tüketileceğini de içeren beslenme planı, mutlaka hekim ve diyetisyen kontrolünde düzenlenmelidir.
Dengeli bir beslenme düzeninde yer alan bazı besin grupları, Parkinson hastalarında beyin sağlığını ve sindirim sistemini destekleyebilir.
Serbest radikal adı verilen moleküllerin sinir hücrelerindeki hasarı artırabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle antioksidan bakımından zengin besinler önemlidir. Özellikle şu besinler tercih edilebilir:
Bu besinlerin Parkinson hastalığına özgü bir yararı henüz kanıtlanmamış olsa da sağlıklı bir beslenme düzeninin parçası oldukları bilinmektedir.
Omega-3 yağ asitleri beyin sağlığını destekleyebilir. Bu yağ asitlerinin başlıca kaynakları şunlardır:
Kabızlık Parkinson hastalarında sık görülür. Lifli besinler bağırsak hareketlerini destekleyerek dışkının daha kolay atılmasına yardımcı olur. Lif açısından zengin besinler şunlardır:
Lif tüketiminin sıvı alımıyla birlikte ve yavaş yavaş artırılması, şişkinlik ve gaz gibi şikâyetleri azaltmaya yardımcı olabilir.
Bazı besinler Parkinson belirtilerini artırabilir veya ilaçların etkisini değiştirebilir. Sınırlanması önerilen besinler şunlardır:
Aşırı yağlı ve kızartılmış yiyecekler de sindirimi zorlaştırır ve levodopanın etkisinin başlamasını geciktirebilir. Taze bakla ise doğal olarak levodopa içerir; büyük porsiyonlarda yenildiğinde ilacın etkisine eklenerek istemsiz hareketlere yol açabileceği için levodopa kullanan kişilerin bakla tüketimini takibi yapan hekimle konuşması önerilir. Ayağa kalkarken tansiyon düşmesi yaşayan kişilerde ise hekim, tuz ve sıvı alımının artırılmasını önerebilir.
Parkinson hastalarında mide boşalmasının yavaşlaması ve bağırsak hareketlerinin azalması sık görülebilir. Bu nedenle sindirimle ilgili şu sorunlarla sıkça karşılaşılır:
Bu sorunları azaltmak için şu noktalara dikkat edilmesi önerilir:
Bağırsak için yararlı bakteriler içeren probiyotik besinlere şunlar örnek verilebilir:
Yetersiz sıvı tüketimi hem kabızlığı artırabilir hem de halsizliğe neden olabilir. Günlük ortalama 1,5–2 litre su tüketilmesi önerilir ancak bu miktar kişinin sağlık durumuna göre değişebilir.
Sıvı ihtiyacını karşılamak için şu içecekler tercih edilebilir:
Sık idrara çıkma ya da idrar kaçırma nedeniyle fazla su içmekte zorlanan kişiler, sıvı ihtiyacının bir bölümünü domates, salatalık ve brokoli gibi su oranı yüksek besinlerden karşılayabilir.
Aşağıdaki menü genel bir örnektir. Levodopa kullanan ve ilacın etkisinde dalgalanma yaşayan kişilerde öğünlerin protein dağılımı ve ilaç saatleri hekim ve diyetisyen tarafından ayrıca düzenlenir.
Parkinson hastalığının takibi Nöroloji bölümünde yapılır, beslenme planı ise Beslenme ve Diyetetik bölümünde diyetisyenle birlikte düzenlenebilir. Beslenmeyle ilgili bazı şikâyetler ilaç tedavisinin ya da beslenme planının yeniden düzenlenmesini gerektirebileceği için aşağıdaki durumlarda takibi yapan hekime başvurulması önerilir:
Yemek sırasında lokma kaçması nedeniyle nefes alamama, şiddetli karın ağrısıyla birlikte kusma ve gaz ya da dışkı çıkaramama, yüksek ateşe eşlik eden öksürük ve nefes darlığı gibi durumlarda ise vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalı veya 112 aranmalıdır.
Parkinson hastaları kahve içebilir mi?
Parkinson hastaları için ölçülü kahve tüketimi genellikle sorun oluşturmaz ancak fazla kafein uyku sorunlarını artırabileceği için kahvenin özellikle akşam saatlerinde sınırlandırılması önerilir.
Parkinson hastalarında kabızlık neden olur?
Parkinson hastalığında bağırsak hareketlerinin yavaşlaması, yetersiz sıvı tüketimi, hareketsizlik ve kullanılan bazı ilaçlar kabızlığa yol açabilir. Kabızlık bazı Parkinson ilaçlarının etkisini de azaltabileceği için beslenme düzenlemelerine rağmen sürüyorsa hekime başvurulması önerilir.
Parkinson hastaları vitamin kullanmalı mı?
Parkinson hastalarında vitamin ve mineral takviyeleri yalnızca hekim önerisiyle kullanılmalıdır. Bu hastalarda D vitamini düzeyi daha sık düşük bulunur ve kemik erimesi riski artar. Uzun süre levodopa kullanan kişilerde ise B12 vitamini ve folat düzeyleri düşebilir. Hekim bu vitaminlerin düzeyini kontrol ederek gerekli görürse takviye önerebilir. Demir takviyeleri levodopanın emilimini azaltabileceği için ilaçla aynı saatte değil, hekimin önerdiği zaman aralığıyla alınmalıdır.
Parkinson hastaları nasıl kilo kontrolü sağlamalı?
Parkinson hastalarında kilo kontrolü için dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve porsiyon kontrolü önemlidir. Bazı hastalarda ise titreme ve kas sertliğinin harcanan kaloriyi artırması, iştahın ya da tat ve koku duyusunun azalması gibi nedenlerle istemsiz kilo kaybı görülebilir. Bu durumda kişinin hekime başvurması ve beslenme planının diyetisyenle yeniden düzenlenmesi önerilir.
Parkinson hastalığı iştahsızlık yapar mı?
Evet, Parkinson hastalığı bazı kişilerde iştahsızlığa yol açabilir; koku ve tat duyusunun zayıflaması ve bazı ilaçların neden olduğu bulantı yemek isteğini azaltır. İştahı azalan kişilerde öğünlerin kalorisini artırmak için ceviz, fındık ve avokado gibi sağlıklı yağ içeren besinlere yer verilmesi önerilir. Acımsı yeşil yapraklı sebzeler ve baharatlı yemekler iştahı açmaya, düzenli egzersiz ise acıkmayı artırmaya yardımcı olur.
Parkinson hastaları alkol alabilir mi?
Parkinson hastalarında alkol tamamen yasak değildir ancak sınırlı tutulmalıdır. Alkol, bu hastalarda sık görülen ayağa kalkarken tansiyon düşmesi şikâyetini artırarak baş dönmesine ve düşmelere zemin hazırlayabilir. Bazı ilaçların alkolle birlikte kullanılması da uygun olmadığından alkol tüketiminin takibi yapan hekimle konuşulması önerilir.
Web sitesi içeriklerimiz Yayın Danışma Kurulu tarafından onaylanarak yayınlanmaktadır. Bu makale genel bilgilendirme amacı taşır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Herhangi bir sağlık sorununda, uzman bir sağlık profesyoneline danışmanız önerilir.

Parkinson hastalığı, beyinde hareket kontrolünde görev alan bazı sinir hücrelerinin zamanla etkilenmesiyle ortaya çıkan ilerleyici bir nörolojik hastalıktır. En sık titreme, hareketlerde yavaşlama ve kas sertliğiyle…

Yaz aylarında yeterli su içmek, dengeli öğünler planlamak ve kolay bozulan besinleri doğru saklamak gerekir. Sıcak havalarda sıvı kaybı artabilir. Terlemeyle birlikte suyun yanı sıra sodyum…

Diyet yaparken sık yapılan hatalar arasında şok diyetlerle hızlı kilo vermeye çalışmak, uzun süre aç kalıp sonrasında fazla yemek, tek tip beslenmek ve bazı besinleri sağlıklı…

Bağırsak sağlığı ve sağlıklı beslenme konusunda en çok konuşulan doğal lif kaynaklarından biri olan karnıyarık otu (psyllium), özellikle sindirim sistemi üzerindeki etkileriyle dikkat çekmektedir. Tokluk hissini desteklemesi, bağırsak…

Ramazan ayı boyunca oruç tutarken sahur, gün boyu enerji seviyesini korumak ve açlık hissini minimuma indirmek için büyük önem taşır. Peki, sahurda hangi yiyecekleri tüketmeliyiz?…

Bromelain, ananasın sapı ve meyvesinde bulunan protein parçalayıcı enzimlerin genel adıdır. Takviye formunda en çok sindirimi desteklemek, şişlik ve ödem hissini azaltmaya yardımcı olmak, bazı cerrahi…

Ube, patates gibi toprak altında yetişen, içi mor renkli bir sebzedir. Dioscorea alata türünün mor etli çeşitlerinden biridir. Özellikle Filipin mutfağında dondurma, kek ve sütlü tatlıların…

Yoğun tatlı yeme isteği ‘’tatlı krizi’’ olarak adlandırılmaktadır. Tatlı krizleri, kadınlarda daha sık görülmektedir. Tatlı yedikten sonra serotonin ve endorfin salgılanmaktadır. Bundan dolayı mutsuzluk anlarında tatlı…