Hastaneler ve Merkezler
Tüm hastaneler ve merkezlerTıbbi Birimler
Tüm tıbbi birimlerUzmanlık alanları
Hastaneler ve Merkezler
Ankara
Lokman Hekim Akay HastanesiÇankayaLHÜ Ankara HastanesiSincanLokman Hekim Etlik HastanesiKeçiörenLokman Hekim Demet Tıp MerkeziYenimahalleLokman Hekim Üniversitesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma MerkeziÇankayaLokman Hekim Üniversitesi Sağlık Danışmanlık HizmetleriÇankayaİstanbul
Lokman Hekim İstanbul HastanesiPendikVan
Lokman Hekim Van HastanesiCumhuriyet MahallesiYurt dışı
Lokman Hekim Erbil Tanı ve Görüntüleme MerkeziErbil, IrakLokman Hekim Medical CenterBişkek, KırgızistanTıbbi Birimler
Uzmanlık alanları
KardiyolojiKadın Hastalıkları ve DoğumOrtopedi ve TravmatolojiGastroenterolojiGenel CerrahiGöz Sağlığı ve HastalıklarıKulak Burun Boğaz (KBB)NörolojiÖne çıkan merkezler
Tüp Bebek MerkeziHavacılık Tıp Merkeziİşitme ve Denge MerkeziVertigo ve Denge MerkeziHasta Rehberi

Ramazan ayında kalp hastalarının "oruç tutup tutamayacağı" konusu sıkça sorulmaktadır. Bu konudaki bilimsel verilerin sınırlı olması, kalp hastalığının pek çok farklı türü olmasından dolayı "tüm kalp hastaları oruç tutamaz" şeklinde bir genelleme doğru olmaz. Dolayısıyla kalp hastaları oruç tutabilir mi sorusunun cevabı için kalp hastalarının bireysel olarak değerlendirilmesi ve buna göre karar verilmesi doğru olacaktır.
Ramazan ayında kurallarına uygun şekilde hareket eden hastalarda, yani ilaçlarını aksatmadan düzenli kullanan ve iftar-sahur dönemlerinde doğru beslenen hastalarda oruç tutmanın pek çok kalp hastalığında, hastalığın seyrini olumsuz etkilemediği gösterilmiştir.
Ramazan ayında hastalığın seyrini etkileyebilecek iki temel sorun; uyku düzeninin bozulması ve daha çok yağlı, şeker içeren yiyecek ile içeceklerin tüketiminin artması olabilir. Kalp hastaları, oruç tutma kararını mutlaka kendilerini takip eden hekime danışarak almalıdır. Hekimin önerileri doğrultusunda pek çok hastada ilaç tedavisinin tekrar düzenlenmesi uygun olacaktır.
Kalp damar hastalığı olan hastalarda yapılan beş çalışmada genel olarak Ramazan ayı süresince kalp krizi sıklığında bir artış olmadığı gösterilmiştir. Hatta bu çalışmaların birinde oruç tutanlarda kalp krizi riskinin daha düşük olduğu, diğer bir çalışmada ise oruç tutanlarda kriz sonrasında hastanede yatış sürelerinin daha kısa olduğu görülmüştür. Yakınması olmayan koroner arter hastalarında oruç tutmanın istenmeyen kalp olaylarını artırmaksızın, kan yağ/kolesterol düzeyleri üzerine ve şeker kontrolünde olumlu etkileri gösterilmiştir. Ancak sıcak ve uzun yaz günlerinde oruç tutmak özellikle yaşlılarda aşırı sıvı ve elektrolit kaybı, tansiyon dengesizlikleri, kalbin beslenmesinde bozukluklara yol açabilir. Ramazan süresince kalp krizinin sık olduğu dönemler diğer aylara göre daha erken saatlere denk gelmektedir. Bu durumun sahur saatlerinde yapılan yanlış beslenme alışkanlığı ile ilgili olabileceği düşünülmüştür. Ağır yemekler sonrasında nabız ve tansiyonda yükselme, pıhtılaşmaya eğilimin arttığı bilinmektedir. Bu nedenle hastaların iftar ve sahurda nasıl beslenmesi gerektiği ve bunun kalp/damar sağlığı için ne kadar önemli olduğu unutulmamalıdır.
Kalp yetersizliği hastalarında yapılan çalışmalarda Ramazan ayı süresince kalp yetmezliğine bağlı hastaneye yatış oranlarının değişmediği gösterilmiştir. Yine bu hastalarda oruç tutulan süre içinde hastaneye yatış oranlarının oruç tutulmadığı dönem ile benzer olduğu bulunmuştur. Yine bu hastalarda sıvı yükünün düzeldiği, ritim bozukluğu ve kolesterol düzeyleri üzerine olumlu etkileri olduğu gösterilmiştir. Ancak kalp yetmezliği hastalarında ilaç tedavisine uyumun ve diyetin bozulması, kalp yetmezliğine bağlı yakınmaların ve bulguların artması, hastaneye yatışın artması ile sonuçlanmaktadır.
Kalp kapak hastalığı veya ritim bozukluğu nedeniyle ağızdan kan sulandırıcı (kumadin vb.) ilaç kullanan hastalarda yapılan bir çalışmada oruç tutmanın kumadin düzeyi üzerine etkisi olmadığını göstermiş ancak diğer bir çalışmada ise bu hastaların INR düzeylerinde hafif bir artış olduğu görülmüştür. Bu nedenle hastalarda Ramazan ayı süresince kan tetkikinin (INR ölçümü) daha sık yapılması önerilebilir. Kumadin benzeri yeni kan sulandırıcı ilaçlar ile ilgili yeterli veri yoktur. Tek doz kullanılan ilaçların iftar veya sahurda alınması düşünülebilir. Ancak iki doz kullanılan ilaçların iftar ve sahurda alınması, iftar ile sahur arasındaki sürenin ilaçlar için önerilen 12 saatten daha uzun olması nedeniyle Ramazan süresince 24 saat etkili olduğu kabul edilen tek doz ilaçlara geçilmesi faydalı olabilir.
Hipertansiyon hastalarında oruç tutmanın tedaviye ve diyete uyumun sağlandığı durumlarda olumsuz bir etkisi görülmemiştir. Ancak tıpkı diğer kalp hastalarında olduğu gibi ilaç dozunun birden fazla olduğu hastalarda mümkünse ilaçların uzun etkili formlarına geçilmesi, eğer mümkün olmuyorsa iftar ve sahur için doz ayarlaması yapılması gerekmektedir. Açlık ve tokluğun bazı ilaçların emilimini etkilediği unutulmamalıdır.
Sonuç olarak, oruç tutmanın belirgin yakınması olmayan stabil kalp hastalarında klinik olarak kötüleşmeye neden olmadığı ve hatta kalp sağlığı üzerine olumlu etkileri gösterilmiştir. Kalp hastalarının Ramazan öncesi kardiyoloji uzmanı tarafından değerlendirilerek oruç tutup tutamayacağı bireysel olarak değerlendirilmelidir. Bu karar verilirken hastanın genel durumu dışında kullandığı ilaçlar, ek hastalıkları, iklim ve çalışma koşulları da göz önünde bulundurulmalıdır. Hastaların iftar ve sahurdaki beslenme şekli ve tükettikleri besinlerin önemi, beslenme şeklinin hastalığın seyrini etkileyerek ve yakınmalarını artırabileceği mutlaka anlatılmalıdır.
Web sitesi içeriklerimiz Yayın Danışma Kurulu tarafından onaylanarak yayınlanmaktadır. Bu makale genel bilgilendirme amacı taşır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Herhangi bir sağlık sorununda, uzman bir sağlık profesyoneline danışmanız önerilir.

Orucun Kalp ve Damar Sağlığına Faydaları Oruç tutmanın kalp ve damar sağlığı üzerinde çeşitli faydaları bulunmaktadır. İşte orucun kalp ve damar sağlığına olumlu etkileri: Kilo kontrolü:…

Diyabet hastalarında açlık ve susuzluk süreleri uzadıkça kan şekerlerinde ani değişiklikler, sıvı kayıpları ve biyokimyasal dengesizlikler görülebilir. Bu nedenle tüm diyabetik hastalar ibadetini yerine getirmek isterken…

Gebelik dönemi, anne adayının ve bebeğin sağlığı için önemli bir süreçtir. Oruç tutma kararı ise kişisel tercihler ve sağlık durumu göz önünde bulundurularak verilmelidir. İslam dini,…

Oruç tutarken diyet yapmak sağlıklı olabilir, ancak bazı önemli noktalara dikkat etmek önemlidir. Ramazan ayında oruç tutarken, doğru besin seçimleri yaparak dengeli ve sağlıklı bir diyet…

Ramazan ayı beslenme alışkanlıklarımızın değiştiği dönemlerden biridir. Uzun süreli açlık, ara öğünlerin kalkması ve gün içerisinde alınan besin miktarının azalmasına bağlı olarak metabolizma yavaşlar, kilo kontrolü…

Yapılan çalışmalarda Ramazan ayında oruç tutmanın, bazı kurallara dikkat edildiği sürece, kronik gastrointestinal hastalıklara olumsuz bir etkisi olmadığı gösterilmiştir. Uzun açlıklarda, mide-barsak sisteminin koruyucu mukus tabakasında…

Oruç tutarken susuz kalmamak için aşağıdaki noktalara dikkat etmek önemlidir: Sahurda yeterli miktarda su içmeye özen gösterin. Vücudun susuzluğunu gidermek için sahurda bol su içmek önemlidir.…

Tansiyon (kan basıncı), kalbin pompaladığı kanın damar duvarlarına uyguladığı basınçtır. Kan basıncının sürekli yüksek olması hipertansiyon (yüksek tansiyon), belirli sınırların altına düşmesi ise hipotansiyon (düşük tansiyon)…