Hastaneler ve Merkezler
Tüm hastaneler ve merkezlerTıbbi Birimler
Tüm tıbbi birimlerUzmanlık alanları
Hastaneler ve Merkezler
Ankara
Lokman Hekim Akay HastanesiÇankayaLHÜ Ankara HastanesiSincanLokman Hekim Etlik HastanesiKeçiörenLokman Hekim Demet Tıp MerkeziYenimahalleLokman Hekim Üniversitesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma MerkeziÇankayaLokman Hekim Üniversitesi Sağlık Danışmanlık HizmetleriÇankayaİstanbul
Lokman Hekim İstanbul HastanesiPendikVan
Lokman Hekim Van HastanesiCumhuriyet MahallesiYurt dışı
Lokman Hekim Erbil Tanı ve Görüntüleme MerkeziErbil, IrakLokman Hekim Medical CenterBişkek, KırgızistanTıbbi Birimler
Uzmanlık alanları
KardiyolojiKadın Hastalıkları ve DoğumOrtopedi ve TravmatolojiGastroenterolojiGenel CerrahiGöz Sağlığı ve HastalıklarıKulak Burun Boğaz (KBB)NörolojiÖne çıkan merkezler
Tüp Bebek MerkeziHavacılık Tıp Merkeziİşitme ve Denge MerkeziVertigo ve Denge MerkeziHasta Rehberi

Kadınlarda sık görülen hormonal düzensizliklerden biri olan Polikistik Over Sendromu (PKOS), artık daha geniş kapsamlı değerlendirilerek “PMOS” yani Poliendokrin Metabolik Over Sendromu olarak tanımlanmaktadır. Bu değişiklik basit bir isim değişikliğinden öte bir yaklaşım ve farkındalık düzenlemesidir. PKOS olgularında esas sorun yumurtalıkta görülen kistler değil, insülin direnci, kardiyovasküler hastalık riskinde artış gibi tüm organizmayı etkileyen bozukluklar olduğu için yeni tanımlama ile dikkatler hormonal ve metabolik değişikliklere çekilmiştir. Yani hastalık ve kapsamı değişmemiş, daha bütüncül bir yaklaşım geliştirilmiştir.
Bu isim değişikliği 2012 yılından beri devam eden oldukça geniş bir çalışmanın sonucunda ve genel bir kabulle yapılmıştır. Hastaların ve sağlık çalışanlarının yeni yaklaşıma ve isim değişikliğine önümüzdeki 3 yıl içinde adapte olmaları beklenmektedir. Hastalık tanısı konulurken, tedavi düzenlenirken ve ek riskler belirlenirken yumurtalıkların haricinde diğer endokrin ve metabolik sistemlerin incelenmesi önemlidir. Çünkü PMOS; adet düzensizlikleri, hormonal değişiklikler, yumurtlama problemleri, insülin direnci ve kalp-damar hastalıkları ile ilişkili olabilen karmaşık bir klinik tablo olarak değerlendirilmektedir.
Geçmişte Polikistik Over Sendromu olarak anılırken, yeni isim ile hastalığın yalnızca yumurtalıklardaki kistik görünümle sınırlı olmadığı vurgulanmaktadır.
Yeni ismin kullanılma nedenleri arasında:
yer almaktadır.
Bu nedenle PMOS tanımı, hastalığın neden olduğu faktörleri kapsamlı şekilde ifade etmek amacıyla kullanılmaktadır.
Poliendokrin Metabolik Over Sendromu (PMOS), tam olarak nedeni bilinmeyen ancak genetik ve çevresel faktörlerin etkili olduğu hormonal bir rahatsızlıktır. PMOS’un oluşmasında en sık görülen nedenlerden biri insülin direncidir. Vücutta insülinin düzgün kullanılmaması, hormon dengesini bozarak androjen (erkeklik hormonu) seviyelerinin artmasına neden olabilir. Ailesinde PMOS öyküsü olan bireylerde bu sendromun görülme riski daha yüksektir. Hormon dengesizlikleri, yumurtlamayı olumsuz etkileyerek kist oluşumuna yol açabilir.
Genetik Yatkınlık
Ailede PMOS hikayesi olan bireylerde görülme ihtimali daha yüksektir. Genetik faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir.
İnsülin Direnci
PMOS’lu kadınların çoğunda insülin direnci görülebilir. Vücut, normalden fazla insülin üretir ve bu da yumurtalıklarda androjen üretimini artırarak belirtilere yol açar.
Hormon Dengesizlikleri
Östrojen, progesteron, luteinizan hormon (LH) ve testosteron gibi hormonların dengesizliği, yumurtlamayı engelleyebilir ve PMOS gelişimine neden olabilir.
PMOS belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Sık görülen belirtiler şunlardır:
Bazı bireylerde metabolik belirtiler ön plandayken, bazı kişilerde hormonal belirtiler daha belirgin olabilir.
PMOS tanısı; kişinin şikayetleri, muayene sonuçları, hormon testleri ve görüntüleme yöntemleri birlikte değerlendirilerek konulur.
Tanı sürecinde:
· Fiziksel muayene
PMOS (Poliendokrin Metabolik Over Sendromu) tedavisi kişiye göre düzenlenmektedir.
· Kişinin yaşı,
· Belirtileri,
· Metabolik durumu
· Kilosu ve
· Gebelik planlamasına göre farklılık gösterebilir.
Tedavi sürecinde amaç; hormonal dengenin desteklenmesi, adet düzeninin takip edilmesi ve yaşam kalitesinin korunmasıdır.
PMOS yönetiminde sağlıklı yaşam alışkanlıkları önemli yer tutar. Dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite, kilo kontrolünün sağlanmasına ve metabolik süreçlerin desteklenmesine katkı sağlayabilir.
Bazı bireylerde fazla kilo ve insülin direnci birlikte görülebileceği için, hekim önerisi doğrultusunda planlanan yaşam tarzı değişiklikleri tedavi sürecinin önemli bir parçası olabilir.
Adet düzensizliği yaşayan kişilerde, hekim değerlendirmesi doğrultusunda hormonal düzenlemeye yönelik tedavi seçenekleri planlanabilir. Tedavi yaklaşımı kişiye özel belirlenir ve düzenli takip gerektirebilir.
Gebelik planlayan bireylerde yumurtlama düzeninin değerlendirilmesi önemlidir. Bazı durumlarda hekim tarafından yumurtlamayı destekleyici tedavi seçenekleri değerlendirilebilir.
PMOS bazı bireylerde insülin direnci ve metabolik değişikliklerle birlikte görülebilir. Bu nedenle yalnızca hormonal belirtiler değil, metabolik sağlık da takip sürecinde değerlendirilir.
Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve hekim kontrolü bu süreçte önem taşır.
PMOS tanısı alan bireylerin düzenli kontrollerini sürdürmeleri önerilir. Uzun dönem takip sürecinde:
PMOS ve PKOS aynı hastalığı ifade eder. PMOS; yalnızca yumurtalıkları değil, hormonal dengeyi, metabolizmayı ve üreme sağlığını da kapsayan ifade biçimidir.
Hayır. Her bireyde yumurtalıklarda kistik görünüm saptanmayabilir.
Bazı bireylerde PMOS ile insülin direnci de görülüyorsa kilo alımı görülebilir.
PMOS, yumurtlama düzensizlikleri nedeniyle gebelik sürecini etkileyebilir. Uzman hekim değerlendirmesi ve kişiye uygun tedavi planlaması ile gebe kalmak mümkün olabilir.
Kişiye özel beslenme planının uzman kontrolünde oluşturulması önemlidir.
Web sitesi içeriklerimiz Yayın Danışma Kurulu tarafından onaylanarak yayınlanmaktadır. Bu makale genel bilgilendirme amacı taşır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Herhangi bir sağlık sorununda, uzman bir sağlık profesyoneline danışmanız önerilir.

Polikistik Over Sendromu (PCOS), yumurtalıklarda on ikiden fazla kist benzeri folikülün gelişmesiyle karakterize edilen, kadınlarda yaygın olarak görülen hormonal bir bozukluktur. PCOS, adet düzensizlikleri,…

Yumurtalık kisti, kadınlarda oldukça sık karşılaşılan problemlerdir. Genellikle hormonal düzendeki bozulmalar sonucunda ortaya çıkan bu kistler, içi sıvı, jelimsi bir madde ile dolu yapılardır. Büyük çoğunluğu…

Gebelik haftaları, son adetin ilk gününden itibaren sayılır ve ortalama 40 hafta, yani yaklaşık 280 gün sürer. Hamilelik haftaları olarak da bilinen bu gebelik takvimi, trimester…

Hamilelik Belirtileri Nelerdir? Hamilelik, birçok kadının hayatında önemli bir dönüm noktasıdır ve bu süreç, vücutta çeşitli fiziksel ve duygusal değişimlere neden olur. Hamileliğin ilk belirtileri,…

Menopoz, adet kanamalarının kalıcı kesilmesi olup, son adet dönemini ifade eder. Birçok kadın düzensiz adet kanamaları ve ateş basmalarını, ''menopoz başlangıcı'' veya ''menopoza doğru giden yol''…

NIPT Testi Nedir? NIPT (noninvasive prenatal testing test) gebelik sırasında bebeğin olası kromozomal anormalliklerini değerlendirmek için anne adayının kanından yapılan bir tür tıbbi tarama testidir. NIPT testi, fetüsün…

Günümüzde kadın hastalıklarının tedavisinde cerrahi yöntemler hızla gelişmekte ve teknolojinin sunduğu imkanlar sayesinde çok daha konforlu hale gelmektedir. Robotik cerrahi, bu gelişimin en ileri noktalarından biri…

vNOTES, kelime anlamıyla "vajinal doğal açıklıktan translüminal endoskopik cerrahi" demektir. vNOTES izsiz cerrahi, jinekolojik operasyonlarda karında herhangi bir kesi izi oluşturmadan yapılan minimal invaziv cerrahi yöntemdir.…