Lokman Hekim 30. yıl

Böbrek Nakli

Böbrek nakli, son dönem böbrek yetmezliği gelişen bir hastaya canlı bir vericiden ya da beyin ölümü gerçekleşmiş bir bağışçıdan alınan sağlıklı böbreğin ameliyatla yerleştirilmesidir. Nakledilen böbrek, hastanın kendi böbreklerinin artık yapamadığı işi üstlenir; kandaki zararlı maddeleri ve fazla suyu idrarla vücuttan atar. Uygun hastalarda böbrek nakli, diyalize göre daha kalıcı bir çözüm sunar ve kişinin diyalize bağlı kalmadan günlük yaşamına dönmesini sağlayabilir. Nakil, hasta diyalize başlamadan da yapılabilir.

Böbrek Nakli Hangi Durumlarda Gerekir?

Böbrekler kandaki atıkları süzmenin yanında vücudun su ve mineral dengesini korur, tansiyonu düzenleyen ve kan yapımını uyaran hormonlar üretir. Bu işlevler yıllar içinde kalıcı olarak azaldığında kronik böbrek yetmezliği gelişir. Hastalık beş evrede ilerler; son evrede böbrekler vücudun ihtiyacını karşılayamaz hâle gelir ve kişinin yaşamını sürdürebilmesi için diyaliz ya da böbrek nakli gerekir.

Kronik böbrek yetmezliği vakalarının yaklaşık üçte ikisinin nedeni yüksek tansiyon ve şeker hastalığıdır. Böbrek süzgeçlerinin iltihabı olan glomerülonefrit, nefrit, polikistik böbrek hastalığı, idrar yolunu tıkayan hastalıklar, böbreğe zarar veren ilaçların uzun süre kullanılması ve kalıtsal böbrek hastalıkları diğer başlıca nedenlerdir.

Son evreye yaklaşan hastada az idrar çıkarma, bacaklarda ve göz çevresinde şişlik, nefes darlığı, bulantı, iştahsızlık, ciltte kaşıntı, halsizlik ve yüksek tansiyon görülebilir. Nefroloji uzmanı bu tabloyu kan ve idrar tetkikleriyle izler; böbrek işlevi belirli bir düzeyin altına indiğinde hastayla birlikte diyaliz ve nakil seçeneklerini değerlendirir.

Böbrek Nakli ile Diyaliz Arasındaki Fark Nedir?

Diyaliz, böbreklerin süzme görevini dışarıdan üstlenen bir tedavidir ve hastayı yaşatır. Ancak sağlıklı bir böbreğin bütün işlevlerini karşılamaz ve kişinin haftasının önemli bir bölümünü tedaviye ayırmasını gerektirir. Böbrek nakli ise vücuda kendi başına çalışan bir böbrek kazandırır; hasta diyaliz seanslarına bağlı kalmadan beslenme, iş ve seyahat gibi konularda daha serbest bir yaşama dönebilir.

Yöntem Nasıl yapılır? Günlük yaşama etkisi
Hemodiyaliz Kan, damara açılan bir yol aracılığıyla diyaliz makinesindeki filtreden geçirilerek temizlenir. Çoğunlukla haftada birkaç kez, birkaç saat süren seanslar gerekir.
Periton diyalizi Karın boşluğuna verilen özel sıvı, karın zarını filtre gibi kullanarak kandaki atıkları çeker ve belirli aralıklarla değiştirilir. Evde uygulanabilir ancak her gün düzenli değişim gerekir.
Böbrek nakli Sağlıklı bir böbrek ameliyatla yerleştirilir ve kendi başına çalışır. Diyaliz ihtiyacı ortadan kalkar; ömür boyu ilaç kullanımı ve düzenli kontrol gerekir.

Diyalize Girmeden Böbrek Nakli Yapılabilir mi?

Evet. Böbrek işlevi son evreye yaklaşan ve henüz diyalize başlamamış bir hastada uygun bir canlı verici varsa nakil diyalize girmeden yapılabilir. Bu yönteme preemptif nakil denir. Diyaliz döneminin hiç yaşanmaması hastanın genel sağlık durumunun korunmasına yardımcı olur; bu nedenle nakil seçeneğinin, diyaliz başlamadan önce nefroloji uzmanıyla konuşulması önerilir.

Böbrek Nakli Şartları: Kimlere Yapılır, Kimlere Yapılmaz?

Böbrek nakli şartlarının başında, böbrek işlevlerini kalıcı olarak kaybetmiş ya da kaybetmek üzere olan hastanın ameliyatı ve sonrasında ömür boyu kullanacağı ilaçları kaldırabilecek sağlık durumunda olması gelir. Vericiyle alıcının kan gruplarının uyumlu olması ve nakilden önce yapılan çapraz uyum (cross-match) testinde alıcının vericiye karşı bir bağışıklık tepkisi göstermemesi de aranır. Doku uyumunun tam olması ise şart değildir.

Nakilden sonra vücudun yeni böbreği yabancı görüp reddetmemesi için bağışıklık sistemini baskılayan (immünsüpresif) ilaçlar ömür boyu kullanılır. Hastanın bu ilaçları hekimin belirlediği doz ve saatte alabilmesi ve kontrollere aksatmadan gelebilmesi de bu yüzden naklin şartları arasında yer alır.

Böbrek Nakli Kimlere Yapılmaz?

Bazı sağlık sorunları, nakil ameliyatını ya da nakilden sonra kullanılan ilaçları hasta için güvenli olmaktan çıkarabilir. Aşağıdaki durumlarda böbrek nakli ertelenebilir ya da hasta nakle uygun bulunmayabilir:

  • Vücutta tedavi edilmemiş ya da yakın zamanda tedavi edilmiş bir kanserin bulunması
  • Ağır ya da kontrol altına alınamamış bir enfeksiyon
  • Yakın zamanda geçirilmiş kalp krizi ya da inme
  • Ameliyatı ve narkozu kaldıramayacak düzeyde ilerlemiş kalp veya akciğer hastalığı
  • Hastanın nakilden sonra ilaçlarını düzenli kullanamayacak durumda olması

Bu engellerin bir bölümü geçicidir. Enfeksiyonu tedavi edilen ya da kanser tedavisinin ardından hekimin önerdiği süre boyunca hastalığı tekrarlamayan bir hasta, yeniden değerlendirilerek nakle uygun bulunabilir. İleri yaş ise tek başına nakle engel değildir; uluslararası kılavuzlar, kararın yaşa göre değil, hastanın genel sağlık durumuna ve eşlik eden hastalıklarına göre verilmesini önermektedir.

Böbrek Nakli İçin Böbrek Nereden Sağlanır?

Nakil edilecek böbrek iki kaynaktan sağlanır: sağlıklı bir yakının bağışladığı böbrekten ya da beyin ölümü gerçekleşmiş bir kişinin bağışlanan böbreğinden.

Canlı Vericiden Böbrek Nakli

İnsan tek sağlıklı böbrekle yaşamını sürdürebildiği için sağlıklı bir yetişkin, böbreklerinden birini yakınına bağışlayabilir. Vericinin sağlığı her aşamada önceliklidir ve bağış ancak ayrıntılı incelemelerden sonra kabul edilir. Vericide aranan şartlar ve bağış süreci aşağıda ayrıca anlatılmaktadır.

Kadavradan Böbrek Nakli

Beyin ölümü gerçekleşmiş ve organ bağışı yapılan bir kişiden alınan böbrek, Sağlık Bakanlığının Ulusal Bekleme Listesindeki uygun hastaya nakledilir. Böbrekler; kan grubu, doku uyumu, yaş, diyalizde geçen süre ve listede bekleme süresi gibi ölçütlere göre Ulusal Koordinasyon Merkezinin eşleştirmesiyle dağıtılır ve kimse sırayı atlayamaz. Listeye kayıt ve çağrılma sürecini Organ Nakli Merkezi sayfamızda, organ bağışının nasıl yapıldığını ise organ bağışı rehberimizde bulabilirsiniz.

Böbrek Naklinde Kan Grubu ve Doku Uyumu

Böbrek naklinde aranan ilk uyum kan grubu uyumudur. Vericinin kan grubu alıcıyla uyumlu değilse alıcının bağışıklık sistemi yeni böbreği kısa sürede reddedebilir. Kan grubunun Rh (pozitif ya da negatif) özelliği ise nakilde önem taşımaz; A Rh pozitif bir verici, A Rh negatif bir alıcıya böbrek verebilir.

Kan grubu Böbrek alabileceği kan grupları Böbrek verebileceği kan grupları
0 Yalnız 0 0, A, B ve AB
A A ve 0 A ve AB
B B ve 0 B ve AB
AB 0, A, B ve AB Yalnız AB

Canlı vericili nakilde eşleştirme bu kurallara göre yapılır. Kadavradan nakilde ise böbrek, çoğunlukla alıcıyla aynı kan grubundaki hastalara sunulur.

Kan grubu uyumu sağlandıktan sonra alıcı ile vericinin doku grupları karşılaştırılır. Doku grubu, hücrelerin yüzeyinde bulunan ve bağışıklık sisteminin “kendi” hücresini “yabancı” hücreden ayırt etmesini sağlayan HLA adlı proteinlerle belirlenir. Alıcı ile verici arasındaki doku benzerliği arttıkça nakledilen böbreğin reddedilme olasılığı azalır.

Benzerliğin yüksek olması bir avantajdır ama tam uyum aranmaz. Anne-baba ile çocuklar arasında doku gruplarının bir bölümü uyuşurken kardeşler arasında tam uyum da, kısmi uyum da, hiç uyum olmaması da görülebilir. Doku uyumu düşük olan ya da hiç olmayan kişiler arasında da bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar altında nakil yapılabilir.

Cross-match ve PRA Testleri

Doku grubunun yanında, alıcının kanında vericiye karşı hazır bir antikor bulunup bulunmadığı da araştırılır. Daha önce kan ya da kan ürünü almış, gebelik geçirmiş veya nakil olmuş kişilerin vücudunda bu tür antikorlar gelişmiş olabilir. PRA testi, alıcının kanında doku gruplarına karşı ne kadar antikor bulunduğunu gösterir; kadavradan nakil bekleyen hastalarda bu test bekleme süresince belirli aralıklarla tekrarlanır.

Naklin yapılıp yapılamayacağını belirleyen son test cross-match testidir. Bu testte alıcının kanı ile vericinin hücreleri laboratuvarda karşılaştırılır. Alıcının bağışıklık sisteminin vericiye karşı tepki gösterdiği anlaşılırsa böbreğin hemen reddedilme riski yüksek olacağı için nakil yapılmaz.

Böbrek Nakli Öncesinde Hangi Değerlendirmeler Yapılır?

Nakil öncesi değerlendirmenin amacı, ameliyattan sonra ortaya çıkabilecek sorunları önceden belirlemek ve nakle engel bir durum varsa bunu hastaya açıkça anlatmaktır. Alıcı adayına fizik muayene, ayrıntılı kan ve idrar tetkikleri, enfeksiyon taramaları, bağışıklık sistemine yönelik testler ve görüntüleme incelemeleri yapılır. Kardiyoloji, göğüs hastalıkları ve psikiyatri değerlendirmeleri ile kadın hastalarda jinekolojik muayene de sürecin parçasıdır; gerektiğinde başka uzmanlık alanlarına da danışılır.

Bütün sonuçlar Nefroloji, İmmünoloji, Organ Nakli Cerrahisi ve Anesteziyoloji uzmanlarından oluşan Organ Nakli Konseyinde incelenir. Konsey, hem alıcının nakle uygunluğuna hem de varsa canlı vericinin bağışına oy birliğiyle karar verir. Canlı vericisi olmayan ve nakle uygun bulunan hasta, Sağlık Bakanlığının Ulusal Bekleme Listesine kaydedilir.

Canlı Böbrek Vericisi Kimler Olabilir?

Böbrek bağışında iki tür şart birlikte aranır: kanunun belirlediği yasal şartlar ve vericinin sağlığını korumaya yönelik tıbbi şartlar. Bir kişinin böbrek verebilmesi için ikisinin de karşılanması gerekir.

Yasal Şartlar

Türkiye’de canlıdan organ nakli 2238 sayılı Kanun’la düzenlenmektedir. Verici adayının 18 yaşını doldurmuş ve akıl sağlığı yerinde olması, kararını hiçbir baskı altında kalmadan kendi isteğiyle vermesi gerekir. Kanuna göre canlıdan böbrek nakli şu kişiler arasında yapılabilir:

  • Alıcının en az iki yıldır evli olduğu eşi; böbrek hastalığı evlilikten sonra teşhis edildiyse iki yıl şartı aranmaz
  • Alıcının dördüncü dereceye kadar (dördüncü derece dahil) kan hısımları: anne, baba, kardeş, çocuk, amca, hala, dayı, teyze ve kuzen gibi
  • Alıcının dördüncü dereceye kadar kayın hısımları, yani eşinin akrabaları

Bu kapsamın dışında kalan, örneğin akraba olmayan bir yakının yapmak istediği bağış, naklin yapılacağı ildeki etik komisyonun onayına bağlıdır. Verici evliyse eşinin bu karardan haberdar olduğu da bir tutanakla kayıt altına alınır.

Tıbbi Şartlar

Verici değerlendirmesinde öncelik her zaman vericinin sağlığıdır. Amaç, ameliyattan sonra iki sağlıklı insan bulunmasıdır; bu nedenle vericinin tek böbrekle kalmasının ileride kendisi için sorun yaratmayacağından emin olunması gerekir.

Böbrek vericisi için üst yaş sınırı yoktur. 65 yaşın üzerindeki adaylar da incelemeler uygun çıkarsa böbrek verebilir; yaş ilerledikçe ameliyat riski arttığı ve böbrek işlevi azaldığı için bu adaylar daha ayrıntılı değerlendirilir. Aşağıdaki durumlar ise böbrek bağışına engel kabul edilir:

  • 18 yaşından küçük olmak
  • Daha önce ciddi bir böbrek hastalığı geçirmiş olmak ya da böbrek işlevlerinin yetersiz bulunması
  • Yüksek tansiyon
  • Şeker hastalığı
  • Aktif ya da yeterince tedavi edilmemiş kanser
  • HIV enfeksiyonu ya da tedavisi tamamlanmamış bir enfeksiyon
  • Karar verme yetisini etkileyen ve tedavi edilmemiş bir ruhsal rahatsızlık, alkol ya da madde bağımlılığı

İncelemelerde kişinin ileride böbrek yetmezliğine yakalanma riskinin yüksek olduğu düşünülürse de bağış kabul edilmez. Fazla kilo ve sigara kullanımı ise hem ameliyat riskini hem de ileride tansiyon ve böbrek sorunları görülme olasılığını artırır. Bu nedenle verici adayından ameliyat öncesinde kilo vermesi ve sigarayı bırakması istenebilir.

Böbrek Vericisinde Tetkikler, Ameliyat ve İyileşme

Verici adayının incelemelerine, alıcıda nakle engel bir durum olmadığı anlaşıldıktan sonra başlanır. Bu incelemelerin amacı, adayın böbrek vermeye uygun olup olmadığını belirlemek ve ameliyattan sonra ortaya çıkabilecek riskleri önceden saptamaktır.

Verici Adayında Yapılan İncelemeler

Verici adayında yapılan başlıca incelemeler şunlardır:

  • Fizik muayene ve ayrıntılı sağlık öyküsü
  • Böbrek işlevlerini ve bütün organ sistemlerini değerlendiren kan ve idrar tetkikleri
  • Kan grubu, doku grubu ve cross-match (çapraz uyum) gibi immünolojik incelemeler
  • Gizli enfeksiyonları araştıran mikrobiyolojik incelemeler
  • Böbreklerin, böbrek damarlarının ve idrar yollarının yapısını gösteren radyolojik incelemeler
  • Kardiyoloji, göğüs hastalıkları ve psikiyatri değerlendirmeleri; kadın verici adaylarında kadın hastalıkları ve doğum değerlendirmesi

Bu tetkiklerde en çok önem taşıyan ölçümlerden biri, böbreklerin süzme gücünü gösteren glomerüler filtrasyon hızıdır (GFH). Bağıştan sonra kalan böbreğin vericiye ömür boyu yetip yetmeyeceği büyük ölçüde bu değere bakılarak değerlendirilir.

İncelemeler sırasında en küçük bir şüphe ortaya çıkarsa bağış süreci durdurulur ve durum hem alıcıya hem verici adayına açıklanır. Verici adayı ameliyat gününe kadar her aşamada kararından vazgeçebilir. Sağlık Bakanlığının canlı verici protokolü, bu kararını ailesine açıklamakta zorlanan adayın aile içinde zor durumda kalmaması için nakil merkezinin destek olmasını öngörmektedir.

Böbrek Bağışı Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Böbrek bağışı ameliyatı genel anestezi altında yapılır. Böbrek günümüzde çoğunlukla laparoskopik (kapalı) yöntemle, karın duvarında açılan birkaç küçük kesiden alınır. Kapalı yöntemler, açık ameliyata göre ameliyat sonrası iyileşmeyi kolaylaştırır; hangi yöntemin uygulanacağına cerrahi ekip karar verir.

Hangi böbreğin alınacağı belirlenirken temel kural, işlevi daha iyi olan böbreğin vericide kalmasıdır. İki böbreğin işlevi birbirine yakınsa cerrahi açıdan nakli daha kolay olan böbrek tercih edilir.

Verici ameliyattan bir gün önce hastaneye yatırılır ve ameliyattan sonra 4 gün gözlem altında tutulur. Bu sürede ağrısı ilaçlarla kontrol altına alınır, kısa sürede ayağa kaldırılarak yürütülür; yara yeri, tansiyon ve böbrek değerleri izlenir. Taburcu olan vericinin kendi bakımını yapabilecek duruma gelmiş olması beklenir ve evde ilk hafta yalnız kalmaması önerilir.

Bağıştan Sonra İyileşme ve Takip

Verici, taburculuktan bir hafta sonra ilk kontrole çağrılır; ardından nefroloji uzmanı tarafından düzenli aralıklarla takip edilir. Uzun dönem takipte her yıl tansiyon, kilo, böbrek işlevleri, açlık kan şekeri ve idrarda protein kaçağı kontrol edilir. Bu kontroller, tansiyon yükselmesi gibi bir değişikliğin erken fark edilip tedavi edilmesini sağlar.

Bağıştan sonra vericinin dikkat etmesi gerekenler şunlardır:

  • Sıvı alımı: Kalan böbreği desteklemek için günde en az 2,5 litre sıvı alınmalı, uzun süre aç ve susuz kalınmamalıdır.
  • Ağır yük ve egzersiz: Ameliyat yerinde fıtık gelişmemesi için en az bir yıl ağır yük kaldırılmamalı ve ağır egzersiz yapılmamalıdır.
  • İlaç kullanımı: Bazı ağrı kesiciler uzun süre kullanıldığında böbreğe zarar verebileceği için hekim önermedikçe ilaç, özellikle de ağrı kesici kullanılmamalıdır.
  • Hekimi bilgilendirmek: Başka bir sağlık kuruluşuna başvurulduğunda hekime böbrek vericisi olunduğu mutlaka söylenmelidir.

İşe dönüş süresi, işin türüne ve iyileşmenin hızına göre değişir. Uluslararası kaynaklar, vericilerin çoğunun ameliyattan 4–6 hafta sonra olağan günlük etkinliklerine dönebildiğini belirtmektedir. Bedensel güç gerektirmeyen işlere bu dönemde dönülebilir ancak ağır yük kaldırmayı gerektiren işlerde vericinin en az bir yıl ağır yük kaldırmaması gerektiği için iş düzeninin buna göre planlanması gerekir. Verici için en uygun işe dönüş zamanı, takibini yapan hekimle birlikte belirlenir.

Böbrek Vericisinin Riskleri Nelerdir?

Böbrek bağışı, sağlıklı bir kişiye kendi sağlığı için gerekmeyen bir ameliyat yapılması anlamına gelir. Bu yüzden kanun, hekimin bağıştan önce vericiye ameliyatın tıbbi, psikolojik, ailevi ve sosyal sonuçlarını ayrıntılı olarak anlatmasını zorunlu tutmaktadır.

Ameliyatın erken dönemdeki riskleri, diğer büyük ameliyatlarda görülen risklere benzer: kanama, yara yeri sorunları, idrar yolu enfeksiyonu, zatürre ya da akciğerdeki küçük hava keseciklerinin sönmesi (atelektazi) ve bacak toplardamarlarında pıhtı oluşması. Bu riskleri azaltmak için verici ameliyattan kısa süre sonra ayağa kaldırılır, nefes egzersizleri yaptırılır ve pıhtı oluşumunu önleyen önlemler alınır. Ameliyata bağlı ölüm çok nadir görülür ama riski sıfır değildir.

Uzun dönemde vericinin tansiyonunda ve idrarındaki protein miktarında hafif bir artış görülebilir; bu değişiklikler düzenli kontrollerde fark edildiğinde tedavi edilebilir. İleride böbrek yetmezliği gelişme olasılığı düşüktür ancak bağış yapmamış benzer sağlıklı kişilere göre bir miktar daha yüksektir. Bu olasılık sigara kullananlarda, kilo alanlarda ve ileride tansiyon ya da şeker hastalığı gelişenlerde artar. Ameliyat yerinde fıtık gelişmesi de uzun dönemde görülebilen sorunlar arasındadır.

Bağışın duygusal yönü de en az tıbbi yönü kadar önemlidir. Birçok vericide bağıştan sonra özgüven artar ve alıcıyla ilişki güçlenir. Alıcının nakledilen böbreği kaybetmesi gibi durumlarda ise verici üzüntü ve kaygı yaşayabilir; bu dönemde psikolojik destek alması önerilir.

Tek Böbrekle Yaşam

Sağlıklı tek bir böbrek, vücudun bütün ihtiyaçlarını karşılayabilir. Bağıştan sonra kalan böbrek daha fazla çalışarak eksilen işin bir bölümünü üstlenir ama iki böbreğin toplam gücüne ulaşmaz. Bu nedenle bağıştan sonra tahlillerde böbrek değerlerinin bağış öncesine göre bir miktar farklı çıkması beklenen bir durumdur ve takip eden hekim bu değerleri vericinin yeni durumuna göre değerlendirir.

Verici, iyileşme döneminin ardından çalışma, seyahat ve sosyal yaşamını olağan biçimde sürdürür. Tek böbrekle sağlıklı bir yaşamın koşulu, kalan böbreği zorlayacak etkenlerden uzak durmaktır: yeterli sıvı almak, sağlıklı kiloyu korumak, sigara içmemek ve tansiyonu düzenli olarak ölçtürmek bu nedenle önemlidir.

Böbrek Vericisi Kaç Yıl Yaşar?

Uzun yıllar boyunca izlenen vericilerle yapılan araştırmalar, böbrek bağışından sonra vericilerin yaşam süresinin aynı yaştaki sağlıklı kişilerle benzer olduğunu göstermektedir. Vericilerin bağıştan önce ayrıntılı sağlık incelemelerinden geçmesi de bu sonuçta rol oynar. Bu yüzden vericinin uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmesi için en önemli adım, yıllık kontrollerini aksatmamaktır.

Böbrek Nakli Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Ameliyat genel anestezi altında yapılır ve olağan koşullarda 2–4 saat sürer. Yeni böbrek, karnın alt bölümüne, kasığın hemen üzerinde sağ ya da sol tarafa yerleştirilir. Böbreğin atardamarı ve toplardamarı bu bölgedeki büyük damarlara, idrar kanalı ise mesaneye bağlanır. Hastanın kendi böbrekleri çoğu zaman yerinde bırakılır.

İdrar kanalının mesaneye bağlandığı yerin açık kalması için kanalın içine ince bir tüp (stent) yerleştirilir. Stent, olağan koşullarda ameliyattan en erken üç hafta sonra çıkarılır. Canlı vericili nakillerde vericinin ameliyatı da aynı gün yapılır.

Böbrek Nakli Sonrası Hastanede Kalış ve İyileşme

Alıcı ameliyattan önce hastaneye yatırılır ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar nakil öncesinde başlanır. Ameliyattan sonra hastanede kalış süresi olağan koşullarda 7–10 gündür. Bu dönemde idrar miktarı, kan tetkikleri ve genel durum yakından izlenir, ilaç dozları ayarlanır. Enfeksiyon riskini azaltmak için organ nakli servisinde ziyaretçi kabulü sınırlıdır.

Taburculuktan sonraki ilk aylarda iyileşme sürer. İlk üç ay 5 kilodan ağır yük kaldırılmaz, ilk ay araç kullanılmaz ve ilk yıl ağır spor yapılmaz. İşe dönüş, işin türüne ve kontrol sonuçlarına göre genellikle en az 3–6 ay sonra mümkün olur.

Böbrek Nakli Sonrası İlaçlar ve Kontroller

Bağışıklık sistemi nakledilen böbreği yabancı olarak algılayabilir. Bu nedenle nakilden sonra bağışıklığı baskılayan ilaçlar ömür boyu kullanılır. Dozlar zamanla azaltılabilir ancak ilaçlar hekimin söylediği doz ve saatte, aksatılmadan alınmalıdır. Doz atlamak ya da ilacı kendi kararıyla bırakmak böbreğin reddedilme riskini önemli ölçüde artırır; bir doz unutulduğunda ne yapılacağını önceden nakil ekibine sormak, böyle bir durumda doğru adımı atmayı kolaylaştırır. İlaçlardan birinin dozu kandaki düzeyine göre ayarlandığı için kontrole aç karnına ve sabah ilacı alınmadan gelinir.

Nakilden sonra kontroller sık başlar ve böbrek sorunsuz çalıştıkça seyrekleşir:

  • İlk kontrol: Taburculuktan 2 gün sonra
  • İlk iki hafta: Haftada iki kez
  • Üçüncü ve dördüncü hafta: Haftada bir
  • Birinci aydan üçüncü aya: 15 günde bir
  • Üçüncü aydan ilk yılın sonuna: Ayda bir
  • Birinci yıldan sonra: Sorun yoksa iki ayda bir

Böbrek Nakli Sonrası Yaşam

Nakil sonrası kısıtlamaların çoğu ilk aylar ve ilk yılla sınırlıdır; iyileşme ilerledikçe kalkar. İlaçların söylendiği gibi kullanılması, greyfurt ve nar tüketilmemesi ve sigara içilmemesi ise kalıcı kurallardır.

İlaç Etkileşimleri, Greyfurt ve Nar

Başka ilaçlar, bağışıklık baskılayıcıların kandaki düzeyini yükseltebilir ya da düşürebilir. Bu nedenle nakil olan kişi, ağrı kesici ve antibiyotik dahil hekiminin önermediği hiçbir ilacı kullanmamalıdır. Bitkisel ürünler ve besin takviyeleri de etkileşime yol açabileceği için nakil ekibine danışılmadan kullanılmamalıdır. Nakil merkezi dışında başvurulan her hekime ve diş hekimine nakil olunduğunu ve kullanılan ilaçları söylemek gerekir.

Greyfurt, nar ve bu meyveleri içeren meyve suları da ilaçlarla etkileşime girdiği için tüketilmez. Greyfurt, bağırsakta bazı bağışıklık baskılayıcı ilaçları parçalayan enzimi engeller ve ilacın kandaki düzeyini yükselterek yan etki riskini artırır.

Enfeksiyondan Korunma

Bağışıklık baskılayıcı ilaçlar vücudun mikroplara karşı savunmasını da zayıflatır. İlaç dozlarının en yüksek olduğu ilk aylarda enfeksiyon riski daha fazla olduğu için bu dönemde şu önlemler alınmalıdır:

  • En az 6 ay maske takılmalı, kalabalık ortamlardan, toplu taşımadan ve evde misafir ağırlamaktan kaçınılmalıdır.
  • Hasta kişilerle temas kurulmamalı, eller gün içinde sık sık yıkanmalıdır.
  • 6 ay boyunca hayvanlarla ve bahçe işleriyle temas edilmemeli, rutubetli ve tozlu ortamlarda bulunulmamalıdır.
  • En az 1 yıl sauna ve hamama gidilmemelidir. Havuz da idrar yolu enfeksiyonu riski taşıdığı için bu dönemde uygun değildir.

Böbrek Nakli Sonrası Beslenme

Böbrek nakli sonrası beslenmedeki en belirgin değişiklik, diyaliz döneminin kısıtlamalarının kalkmasıdır. Yeni böbrek çalıştığı için kronik böbrek yetmezliğinde sınırlanan sıvı ve yiyeceklere artık aynı kısıtlama gerekmez. Bunun yerine günde en az 2,5 litre sıvı alınması önerilir, çünkü yeterli sıvı yeni böbreğin sağlıklı çalışmasına destek olur. Kan değerlerinde bir değişiklik olursa hekim beslenme düzenini kişiye göre yeniden düzenleyebilir.

Bağışıklık baskılayıcı ilaçlar, özellikle yüksek dozda kullanıldıkları ilk dönemde kan şekerini yükseltebilir. Bu nedenle nakil sonrası beslenmenin temeli az şekerli, az yağlı ve az tuzlu bir düzendir. Protein kısıtlaması gerekmez. Diyabet ya da yüksek tansiyonu olan hastaların nakil öncesindeki diyetlerine dikkat etmeye devam etmesi gerekir.

Besin hijyeni de enfeksiyondan korunmanın bir parçasıdır. Çiğ sebze ve meyveler tüketilmeden önce iyice yıkanmalı, et ve et ürünleri iyi pişirilmelidir. Sakatat içeren yiyecekler tüketilmemeli, hazırlama ve saklama koşulları uygun olmayan yerlerde yemek yenmemelidir.

Cinsel Yaşam ve Gebelik

Her şey yolunda giden hastalar ilk 6 haftadan sonra cinsel yaşamlarına dönebilir. Böbrek nakli olan kadın ve erkeklerin çocuk sahibi olması da mümkündür. Gebelik için nakilden sonra en az 1 yıl beklenir; bu süre, yeni böbreğin düzenli çalıştığının görülmesi ve ilaçların ayarlanması için gereklidir. Bazı bağışıklık baskılayıcı ilaçlar gelişen bebeğe zarar verebileceği için gebelik öncesinde ilaç tedavisinde değişiklik yapılması gerekir. Bu nedenle gebelik mutlaka hekim gözetiminde planlanmalı, bu süre boyunca hekimin önerdiği bir korunma yöntemi kullanılmalıdır.

Böbrek Naklinin Olası Riskleri Nelerdir?

Her büyük ameliyatta olduğu gibi böbrek naklinde de kanama, yara yeri enfeksiyonu ve anesteziye bağlı sorunlar görülebilir. Nakle özgü riskler arasında böbrek damarlarında daralma veya tıkanma, idrar kanalının bağlantı yerinde kaçak ya da darlık ve yeni böbreğin ameliyattan sonra geç çalışmaya başlaması sayılabilir. Geç çalışan böbrek için bir süre diyaliz gerekebilir.

Uzun dönemde en önemli risk, bağışıklık sisteminin yeni böbreği reddetmesidir. Bağışıklığı baskılayan ilaçlar ise enfeksiyonlara yatkınlığı artırır; kan şekeri, tansiyon ve kolesterol üzerinde etkili olabilir ve cilt kanseri gibi bazı kanserlerin riskini yükseltebilir. Bu nedenle düzenli kontroller, güneşten korunma ve ilaç uyumu nakil sonrası yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır. Kişiye özgü riskler, ameliyattan önce nakil ekibi tarafından ayrıntılı olarak anlatılır.

Böbrek Reddi Belirtileri Nelerdir?

Ret, ilk haftalarda ani (akut) olarak ya da yıllar içinde yavaş (kronik) gelişebilir. Erken dönemdeki ret çoğu zaman ilaç tedavisiyle kontrol altına alınabilir; bu yüzden belirtilerin fark edilmesi önemlidir. Aşağıdaki belirtiler nakledilen böbrekte bir sorun olduğunu gösterebilir:

  • Başka bir nedenle açıklanamayan ateş
  • Nakil bölgesinde ağrı, şişlik veya hassasiyet
  • İdrar miktarında belirgin azalma
  • Kısa sürede kilo alma, bacaklarda veya göz çevresinde şişlik
  • Tansiyonun yükselmesi
  • Grip benzeri halsizlik ve kırgınlık

Ret çoğu zaman hiçbir belirti vermeden yalnız kan tetkiklerindeki değişiklikle fark edilir. Kontrollerin aksatılmaması bu nedenle hayati önem taşır.

Böbrek Nakli Olanlar Ne Kadar Yaşar?

Bu soruya herkes için geçerli tek bir cevap yoktur. Nakledilen böbreğin ne kadar süre çalışacağı; vericinin canlı ya da kadavra olmasına, doku uyumuna, alıcının yaşına ve diğer hastalıklarına, en önemlisi de ilaçların düzenli kullanılıp kontrollere gelinmesine bağlıdır. Böbreğin işlevi zamanla azalırsa hasta yeniden diyalize girebilir ya da ikinci bir nakil değerlendirilebilir. Nakil uygun bulunan hastalarda, diyalizdeki benzer hastalara göre daha uzun bir yaşam beklentisi vardır.

Hangi Durumlarda Hemen Organ Nakli Merkezine Başvurulmalıdır?

Ateş, idrar miktarında belirgin azalma, nakil bölgesinde artan ağrı veya şişlik, yara yerinde kızarıklık ya da kötü kokulu akıntı, kusma nedeniyle ilaçların alınamaması ve idrarda yanma geliştiğinde vakit kaybetmeden takip eden organ nakli merkezine haber verilmelidir. Nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç bulanıklığı veya genel durumda hızlı bozulma ise acil değerlendirme gerektirir; bu durumda en yakın acil servise başvurulmalı ya da 112 aranmalıdır.

Türkiye’de İlk Böbrek Nakli

Türkiye’de ilk böbrek nakli 3 Kasım 1975’te Hacettepe Üniversitesi Hastanesinde Mehmet Haberal ve ekibi tarafından yapılmıştır. Bir annenin böbreğinin 12 yaşındaki oğluna nakledildiği bu ameliyat, ülkemizde canlı vericiden yapılan ilk organ naklidir. Kadavradan ilk böbrek nakli ise 1978’de gerçekleştirilmiştir. Her yıl 3–9 Kasım tarihleri arasında düzenlenen Organ Bağışı Haftası da bu ilk nakli anmaktadır.

LHÜ Ankara Hastanesinde Böbrek Nakli

Lokman Hekim Üniversitesi Ankara Hastanesi bünyesindeki Organ Nakli Merkezi, Sağlık Bakanlığı tarafından böbrek ve karaciğer nakli için yetkilendirilmiştir. Merkezde canlı vericiden ve kadavradan böbrek nakli yapılmaktadır.

Nakil başvurusu ve ön değerlendirme Organ Nakli Koordinatörlüğü aracılığıyla yürütülür. İlk görüşmeye kimlik belgesi, kan grubunu gösteren belge, önceki tedavilerin özetini içeren epikriz raporları, diyaliz bilgileri ve kullanılan ilaçların listesiyle gelinmesi değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Böbrek nakli hakkında bilgi almak için sayfadaki formu doldurabilir ya da 444 9 911 numaralı çağrı merkezimizi arayabilirsiniz.

Anlaşmalı Sağlık Sigortaları

Tedavinin özel ya da tamamlayıcı sağlık sigortanızın kapsamında yer alıp almadığını 444 9 911 numaralı çağrı merkezimizden öğrenebilirsiniz.

Bu Hastanedeki Tüm Anlaşmalar
  • Allianz Sigorta
  • AXA Sigorta
  • Anadolu Sigorta
  • Bupa Acıbadem Sigorta
  • Türkiye Sigorta
  • Mapfre Sigorta
  • Zurich Sigorta
  • Sompo Sigorta
  • HDI Sigorta
  • Ankara Sigorta
  • Doğa Sigorta
  • MetLife Emeklilik ve Hayat
  • Unico Sigorta
  • Eureko Sigorta
  • Ray Sigorta
  • Quick Sigorta
  • Neova Sigorta
  • GIG Sigorta
  • Hepiyi Sigorta
  • QNB Sigorta
  • Türk Nippon Sigorta
  • Katılım Emeklilik ve Hayat
  • Bereket Emeklilik ve Hayat
  • Demir Sağlık ve Hayat Sigorta
  • Türkiye Hayat ve Emeklilik
  • Türkiye Katılım Sigorta
  • Ethica Sigorta
  • EMAA Sigorta
  • Referans Sigorta
  • Albaraka Türk
  • Ana Sigorta
  • Benefit Global
  • Fortis Bank Mensupları Emekli Sandığı Vakfı
  • Magdeburger Sigorta
  • Medisa Sigorta
  • Prive Sigorta

Sıkça Sorulan Sorular

Böbrek nakli zor bir ameliyat mı?

Böbrek nakli büyük bir ameliyattır ancak olağan koşullarda 2–4 saat sürer ve hastalar çoğunlukla 7–10 gün içinde taburcu olur. Asıl özen gerektiren dönem, ameliyattan sonra ilaçların ve kontrollerin ömür boyu düzenli sürdürülmesidir.

Şeker hastaları böbrek nakli olabilir mi?

Evet, şeker hastalığı tek başına böbrek nakline engel değildir. Şeker hastalığı kronik böbrek yetmezliğinin en sık nedenlerinden biridir ve bu hastalarda nakil öncesi kalp ve damar değerlendirmesi daha ayrıntılı yapılır. Nakilden sonra kullanılan bazı ilaçlar kan şekerini yükseltebildiği için diyete uymak ve kan şekerini düzenli izlemek önemini korur; gerekli görülürse endokrinoloji uzmanının değerlendirmesi istenir.

Kan grubu uymayan bir yakın böbrek verebilir mi?

Kan grubu ya da doku uyumu nedeniyle yakınına böbrek veremeyen bir verici, aynı durumdaki başka bir alıcı-verici çiftiyle karşılıklı (çapraz) nakil yoluyla bağışta bulunabilir. Bu yöntemde her verici, diğer çiftteki alıcıya böbrek verir. Karşılıklı nakil eşleştirmesi yalnız Sağlık Bakanlığının sistemi üzerinden yapılır.

Böbrek vericisi ömür boyu ilaç kullanır mı?

Hayır, böbrek bağışından sonra vericinin sürekli kullanması gereken bir ilaç yoktur. Böbrek nakli olan alıcı, yeni böbreğin reddedilmemesi için bağışıklık sistemini baskılayan ilaçları ömür boyu kullanırken vericinin bu ilaçlara ihtiyacı olmaz. Ameliyattan sonraki ilk günlerde ağrı için verilen ilaçlar ise iyileşmeyle birlikte bırakılır.

Böbrek bağışından sonra gebelik mümkün mü?

Evet, böbrek bağışından sonra gebelik mümkündür ve vericilerin büyük bölümü sorunsuz bir gebelik geçirir. Bağış sonrası gebeliklerde gebelik şekeri, gebelikte tansiyon yükselmesi ve preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) görülme olasılığı bir miktar artabilir. Bu nedenle gebelik, kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyla nakil ekibinin birlikte yürüteceği yakın takiple planlanmalıdır.

Ailesinde böbrek hastalığı olan biri böbrek verebilir mi?

Alıcıyı böbrek yetmezliğine götüren hastalık ailesel ise verici adayının en az 30 yaşında olması ve incelemelerde o hastalığa ait hiçbir bulgu taşımaması gerekir. Bu koşulların arandığı hastalıkların başında, böbreklerde çok sayıda kist oluşmasıyla seyreden polikistik böbrek hastalığı gelir. Kalıtsal böbrek hastalıklarında verici adayı akrabalara genetik test de önerilmektedir.

Böbrek bağışı karşılığında para alınabilir mi?

Hayır, böbrek bağışı tamamen gönüllülüğe dayanır. Organ ya da doku karşılığında para veya başka bir çıkar sağlamak, sağlamaya aracılık etmek kanunen yasaktır ve suç olarak tanımlanmıştır. Hekimler de bedel ya da çıkar karşılığında verilmek istenen organı almamakla yükümlüdür.

Böbrek naklinden sonra yeniden diyalize girmek gerekir mi?

Nakledilen böbrek iyi çalıştığı sürece diyaliz gerekmez. Böbreğin ameliyattan sonra geç çalışmaya başladığı ilk günlerde ya da yıllar içinde işlevini yitirdiği durumlarda diyaliz yeniden gerekebilir.

Böbrek nakli birden fazla kez yapılabilir mi?

Evet. Nakledilen böbrek işlevini kaybederse hastanın genel durumu uygunsa ikinci bir nakil değerlendirilebilir. Önceki nakil bağışıklık sisteminde değişiklikler oluşturabileceği için uygun verici aranırken ek testler yapılır.

Böbrek nakli olan biri spor yapabilir mi?

Evet, iyileşme tamamlandıktan sonra düzenli fiziksel aktivite önerilir. İlk yıl ağır spor ve karın içi basıncını artıran zorlayıcı egzersizlerden kaçınılır; yürüyüş gibi hafif aktivitelere hekimin önerisiyle başlanabilir.

Web sitesi içeriklerimiz Yayın Danışma Kurulu tarafından onaylanarak yayınlanmaktadır. Bu makale genel bilgilendirme amacı taşır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Herhangi bir sağlık sorununda, uzman bir sağlık profesyoneline danışmanız önerilir.

İlgili Tedaviyi Yapan Hekimler

İlgili Tedavinin Yapıldığı Hastaneler

Lokman Hekim Sağlık Grubu Erişilebilirlik Araçları

Metni büyüt
100%

Hızlı profiller

Bir kez uygulayın, tekrar tıklayarak kaldırın.

Metin ve okuma

Gezinme ve vurgu

Hareket ve ses

Renk modları

Etkin modu tekrar tıklayarak normal görünüme dönün.

Bu araç görüntüleme tercihleri sunar; erişilebilirlik uygunluğunu tek başına garanti etmez.