Organ bağışı, bir kişinin sağlığında verdiği kararla ya da vefatından sonra yakınlarının onayıyla organ ve dokularının, nakil bekleyen hastaların tedavisinde kullanılmasına izin vermesidir. Türkiye’de 18 yaşını doldurmuş ve akıl sağlığı yerinde olan herkes organ bağışçısı olabilir. Bağış beyanı e-Devlet’teki “Organ Bağışı Beyan” hizmetinden, e-Nabız’dan ya da hastanelerde ve il sağlık müdürlüklerinde iki tanık huzurunda doldurulan bir formla yapılır.
Bağışlanan organlar ancak beyin ölümü kesinleştikten sonra alınır ve kan grubu, doku uyumu ve tıbbi aciliyet durumuna göre bekleme listesindeki hastalara nakledilir. Türkiye’de yaklaşık 33 bin hasta organ nakli beklerken kadavradan yapılan bağış sayısı ihtiyacın gerisinde kalmaktadır. Bu nedenle her yeni bağış kararı, bekleme listesindeki hastaların nakil şansını artırır.
Organ bağışı iki yolla gerçekleşir. Canlı bağışta sağlıklı bir kişi, böbreklerinden birini ya da karaciğerinin bir bölümünü bir yakınına verir. Ölümden sonra bağışta ise beyin ölümü gerçekleşmiş bir kişinin organ ve dokuları, onu hiç tanımayan hastalara nakledilir. Gündelik dilde “organ bağışçısı olmak” denince çoğunlukla bu ikinci yol, yani kişinin ölümünden sonra organlarının kullanılmasına sağlığında izin vermesi anlaşılır.
Ölümden sonra yapılan bağışa tıp dilinde kadavradan bağış denir. Tek bir bağışçının böbrekleri, karaciğeri, kalbi, akciğerleri ve pankreası farklı hastalara nakledilebildiği için bir bağış kararı birden fazla hastanın tedavisine imkân verebilir. Organ naklinin hangi durumlarda yapıldığını organ nakli sayfamızda ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.
Kimler Organ Bağışçısı Olabilir?
18 yaşını doldurmuş ve akıl sağlığı yerinde olan herkes organ bağışında bulunabilir. Bağışçı olmak için üst yaş sınırı yoktur. Organların nakle uygun olup olmadığına yaşa göre değil, organın işlevine göre karar verilir.
Kronik bir hastalığın bulunması da bağış beyanında bulunmaya engel değildir. Organların nakil için kullanılıp kullanılamayacağı, beyin ölümü gerçekleştiğinde yapılan tetkiklerle değerlendirilir. Yayılmış kanser ve bazı ağır enfeksiyonlar gibi durumlarda organlar nakil için uygun bulunmayabilir. Bu değerlendirmeyi kişinin kendisinin önceden yapması gerekmez.
Organ Bağışı Nasıl Yapılır?
Türkiye’de organ bağışı beyanı aşağıdaki yollardan biriyle yapılabilir:
e-Devlet üzerinden: e-Devlet Kapısı’nda Sağlık Bakanlığı’nın “Organ Bağışı Beyan” hizmetiyle.
e-Nabız üzerinden: Sağlık Bakanlığı’nın kişisel sağlık kaydı sistemi e-Nabız ile.
Yüz yüze başvuruyla: Devlet, üniversite ya da özel hastanelerin organ nakli koordinatörlüklerinde, il ve ilçe sağlık müdürlüklerinde ya da aile sağlığı merkezlerinde, iki tanık huzurunda doldurulan bağış formuyla.
Hangi yolla yapılırsa yapılsın, beyan Sağlık Bakanlığı’nın merkezî kayıt sistemine kişisel verilerin korunması mevzuatına uygun olarak kaydedilir. Kanun, resmî ya da yazılı bir vasiyetle yapılan bağışı da geçerli saymaktadır.
e-Devlet’ten Organ Bağışı Nasıl Yapılır?
2025 yılında 2238 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikle organ bağışı beyanı e-Devlet üzerinden de yapılabilir hâle gelmiştir. Bunun için e-Devlet Kapısı’na e-Devlet şifresi, mobil imza, elektronik imza, kimlik kartı ya da internet bankacılığıyla giriş yapılır ve Sağlık Bakanlığı başlığı altındaki “Organ Bağışı Beyan” hizmeti açılır. Kanun, kişinin vücudunun tamamını ya da yalnız dilediği organ ve dokularını bağışlamasına izin verir. Kararınızın hangi yakınlarınıza bildirileceğini de beyan sırasında siz belirlersiniz.
Beyanınız yalnız belirlediğiniz kişilere bildirilir ve beyin ölümü tespit edilmeden önce başkalarıyla paylaşılmaz. Bağış durumunuzu daha sonra e-Devlet’teki “Organ ve Doku Bağışı Sorgulama ve İptali” hizmetinden kontrol edebilirsiniz.
Organ Bağış Kartı Taşımak Gerekir mi?
Yüz yüze başvuruda bağışçıya bir organ ve doku bağış kartı verilir. Bu kart kişinin kararını yakınlarına göstermesini kolaylaştırır ancak tek başına bir hüküm taşımaz. Beyin ölümü gerçekleştiğinde kişinin bağışçı olup olmadığı Sağlık Bakanlığı’nın kayıt sisteminden sorgulanır. Bu nedenle kartın kaybolması ya da yanında bulunmaması bağış kararını geçersiz kılmaz.
Organ Bağışında Ailenin Onayı Gerekir mi?
Kişi sağlığında e-Devlet, e-Nabız, vasiyet ya da iki tanıklı formla bağış beyanında bulunduysa onun iradesi esas alınır. 2025 yılındaki kanun değişikliğiyle, bağışçının açıkladığı iradenin yakınlarının görüşüyle çeliştiği durumlarda da bağışçının kararının geçerli olacağı açıkça düzenlenmiştir.
Kişinin bir beyanı yoksa organ ve doku alınması için yakınlarının onayı aranır. Onay sırasıyla ölüm anında yanında bulunan eşinden, reşit çocuklarından, anne ya da babasından veya kardeşlerinden birinden, bunlar yoksa yanında bulunan herhangi bir yakınından alınır.
Kanun bağışçının kararını korusa da bu kararı aileyle önceden paylaşmak önemini korur. Beyin ölümü gerçekleştiğinde hastanenin organ nakli koordinatörü aileyle görüşür. Yakınlarının bu kararı daha önce duymuş olması, ailenin hem süreci anlamasını hem de bu zor anı daha hazırlıklı karşılamasını kolaylaştırır.
Beyin Ölümü Nedir?
Beyin ölümü, beynin ve beyin sapının tüm işlevlerinin geri dönüşü olmayacak şekilde kaybedilmesidir. Beyin ölümü gerçekleşen kişide kendiliğinden solunum olmaz ve bilinç bir daha geri gelmez. Tıp ve hukuk açısından beyin ölümü kesin ölüm olarak kabul edilir.
Beyin ölümü gerçekleşen kişinin kalbi, yoğun bakımda solunum cihazı ve ilaç desteğiyle kısa bir süre daha çalışmaya devam edebilir. Organlara kan gitmeye devam ettiği için bu süre içinde organlar nakle uygun kalır. Ölümden sonra organ bağışının büyük bölümünün yoğun bakımda beyin ölümü tespit edilen kişilerden yapılabilmesinin nedeni budur.
Beyin Ölümüne Kim Karar Verir?
Beyin ölümü tanısını, biri nöroloji ya da beyin cerrahisi (nöroşirürji) uzmanı, diğeri anesteziyoloji ve reanimasyon ya da yoğun bakım uzmanı olan iki hekim koyar. Hekimler, tanıyı kanıta dayalı tıp kurallarına göre yapılan muayene ve testlerle ve oy birliğiyle verir. Alıcı hastayı tedavi eden hekimler ve nakli gerçekleştirecek ekip bu kurulda yer alamaz. Böylece ölüm tanısı, nakil sürecinden bağımsız olarak konulur.
Hangi Organ ve Dokular Bağışlanabilir?
Bir kişi vücudunun tamamını ya da nakle uygun olan dilediği organ ve dokuları bağışlayabilir. Ölümden sonra bağışlanabilen başlıca organlar şunlardır:
Böbrekler
Karaciğer
Kalp
Akciğerler
Pankreas
İnce bağırsak
Organların yanında göz saydam tabakası (kornea), kalp kapakçıkları, deri ve kemik gibi dokular da bağışlanabilir. Dokular organlara göre daha uzun süre saklanabildiği için bazı durumlarda kalp durması sonrasında da alınabilir.
Bağışlanan Organlar Kimlere Nakledilir?
Bağışlanan organlar, Sağlık Bakanlığı’na bağlı Ulusal Koordinasyon Merkezi’nin yürüttüğü ulusal bekleme listesi üzerinden dağıtılır. Organı alacak hasta önce kan grubu uyumuna, ardından doku uyumuna göre belirlenir. Hastanın tıbbi aciliyeti ve listede beklediği süre de değerlendirmede dikkate alınır. Dağıtımda cinsiyet, dil, din ya da gelir durumu gibi hiçbir ayrım yapılmaz.
Bekleme listesindeki hastaların büyük çoğunluğu böbrek nakli beklemektedir. Kasım 2025 verilerine göre Türkiye’de 25.651 hasta böbrek, 2.504 hasta karaciğer, 1.540 hasta kalp nakli beklerken pankreas, akciğer ve kornea nakli bekleyenlerle birlikte bu sayı yaklaşık 33 bine ulaşmaktadır.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 1980 yılında verdiği kararla organ naklinin belirli şartlarla caiz olduğunu açıklamıştır. Karara göre nakil, hastanın hayatını ya da hayati bir organını kurtarmanın başka bir yolu olmadığında yapılmalı, organ alınacak kişi ölmüş olmalı ve organ için hiçbir şekilde ücret alınmamalıdır. Kişinin sağlığında bağışa izin vermiş olması ya da aksine bir beyanı yoksa yakınlarının rızası ile alıcı hastanın nakle razı olması da şartlar arasında yer alır.
Kurul, kararında Maide Suresi’nin 32. ayetini dayanak olarak göstermiştir: “Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır.”
Organ Bağışından Vazgeçilebilir mi?
Organ bağışçısı olan kişi bu kararından istediği zaman vazgeçebilir. e-Devlet’teki “Organ ve Doku Bağışı Sorgulama ve İptali” hizmetinden bağış kaydı görüntülenebilir ve iptal edilebilir. Yüz yüze yapılan bağış için de başvurunun yapıldığı kuruma ya da sağlık müdürlüğüne başvurularak kayıt iptal ettirilebilir.
Toplumda organ bağışı konusundaki farkındalığı artırmak için her yıl 3–9 Kasım tarihleri arasında Organ Bağışı Haftası düzenlenmektedir. Lokman Hekim Üniversitesi Ankara Hastanesi de bu hafta kapsamında Sincan Belediyesi iş birliğiyle bir organ bağışı farkındalık semineri düzenlemiştir.
Organ bağışı
Bağış Kararınızı Ailenizle Paylaşın
Organ bağışı ve organ nakli süreciyle ilgili sorularınız için Organ Nakli Merkezi'nden bilgi alabilirsiniz.
Beyin ölümü ile bitkisel hayat arasındaki fark nedir?
Beyin ölümünde beyin sapı dahil beynin tüm işlevleri kalıcı olarak kaybolur ve kişi hayatını kaybetmiş kabul edilir; bitkisel hayatta ise beyin sapı çalışmaya devam eder ve kişi hayattadır. Bitkisel hayattaki kişi çoğu zaman cihaz desteği olmadan nefes alabilir, uyku ve uyanıklık dönemleri görülebilir ve nadiren de olsa bilincin bir bölümü geri dönebilir. Beyin ölümü gerçekleşen kişide ise solunum yalnız cihaz desteğiyle sürdürülebilir ve bilinç bir daha geri gelmez. Bu nedenle ölümden sonra organ bağışı yalnız beyin ölümü tespit edilen kişilerden yapılabilir.
Canlıyken organ bağışı yapılabilir mi?
Evet, sağlıklı bir kişi böbreklerinden birini ya da karaciğerinin bir bölümünü canlı verici olarak bağışlayabilir. Kanuna göre canlı bağış dördüncü dereceye kadar akrabalar ve eşler arasında yapılabilir. Akraba olmayan kişiler arasındaki canlı bağış ise etik kurulun onayına bağlıdır. Verici adayı nakilden önce ayrıntılı tetkiklerden geçirilir ve bağışın kendi sağlığı açısından güvenli olduğu doğrulanmadan nakil yapılmaz.
Organ bağışında bulunan kişinin cenazesinde bir değişiklik olur mu?
Hayır, organlar ameliyathanede cerrahi kurallara uygun olarak alınır ve beden özenle kapatılır. Cenaze ailesine teslim edilir; yıkama, kefenleme ve defin gibi işlemler ile dinî vecibeler olağan şekilde yerine getirilir.
Organ bağışçısı olduğumu kimler görebilir?
Bağış beyanı Sağlık Bakanlığı’nın merkezî kayıt sisteminde kişisel verilerin korunması mevzuatına uygun olarak saklanır. Beyanınız yalnız bağış sırasında belirlediğiniz yakınlarınıza bildirilir ve beyin ölümü tespit edilmeden önce başkalarına açıklanmaz.
Organ bağışçısının yakınlarına nakilde öncelik tanınır mı?
Evet, organları başka hastalara nakledilen bağışçıların eşlerine ve birinci derece yakınlarına, ileride organ nakline ihtiyaç duymaları hâlinde acil hastalardan sonra gelmek üzere öncelik tanınır. Bu düzenleme 2025 yılında 2238 sayılı Kanun’a eklenmiştir.
Organ bağışı için para ödenir ya da alınır mı?
Hayır, organ bağışı tamamen gönüllüdür ve bağış işlemleri için herhangi bir ücret ödenmez. Organ ya da doku karşılığında para veya başka bir çıkar sağlamak kanunen yasaktır ve suç olarak tanımlanmıştır.
Yararlanılan Bilimsel Kaynaklar
Bu yazı; organ bağışına ilişkin mevzuat, Sağlık Bakanlığı’nın resmî bilgilendirmeleri ve güncel bekleme listesi verileri incelenerek hazırlanmıştır.
Web sitesi içeriklerimiz Yayın Danışma Kurulu tarafından onaylanarak yayınlanmaktadır. Bu makale genel bilgilendirme amacı taşır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Herhangi bir sağlık sorununda, uzman bir sağlık profesyoneline danışmanız önerilir.
Kemik iliği (kök hücre) nakli, kan hastalıkları ve bazı kanser türlerinin tedavisinde kullanılan bir tıbbi prosedürdür. Bu işlem, hastanın bozulmuş veya hastalıklı kemik iliğinin, sağlıklı bir…
Kök hücreler, vücudun çeşitli dokularını ve organlarını oluşturan, kendini yenileyebilen ve farklı hücre türlerine dönüşme kapasitesine sahip özel hücrelerdir. Temel olarak, iki ana tür kök hücre…
Evde sağlık ve bakım hizmeti, hastaneye gitmekte zorlanan ya da tedavisini evde sürdürmesi hekim tarafından uygun görülen kişilerin muayene, tedavi, tıbbi bakım ve rehabilitasyon ihtiyaçlarının yaşadıkları…
Akıllı ilaçlar, kanserli hücreleri tanıyıp sadece o hücreleri hedef alarak etkili olan, hedefe yönelik tedavi ajanlarıdır. Geleneksel kemoterapide olduğu gibi tüm hücreleri etkilemek yerine, kanser hücrelerinin…
Transkütanöz vagus sinir stimülasyonu (tVNS), vücuda cerrahi bir cihaz yerleştirmeden, cilt üzerindeki elektrotlar aracılığıyla vagus siniriyle ilişkili sinir yollarını elektriksel olarak uyarmayı amaçlayan bir nöromodülasyon yöntemidir.…
Pelvik Organ Prolapsusunun ülkemizde ve dünyada yapılan çalışmalarda her üç kadından birini etkileyebildiği tespit edilmiştir. Pelvik Organ Prolapsusu sık görülen bir problem olup, ne yazık ki…
Başarılı emzirmenin 10 adımı, annenin yerine getirmesi beklenen kişisel bir başarı listesi değildir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) tarafından geliştirilen…
12 haftalık gebelik, üç ayını tamamlamak üzere olan bir gebeliktir ve gebeliğin üçüncü ayına, birinci trimesterin (ilk üç aylık dönemin) son haftalarına denk gelir. Bu hafta…
6 dk okuma
Lokman HekimSağlık Grubu
Size yardımcı olmaya hazırız
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Lokman Hekim Sağlık Grubu’na hoş geldiniz. Randevu ve sağlık hizmetlerimizle ilgili destek almak için size en uygun iletişim kanalını seçebilirsiniz.